20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 33°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 27°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 36°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 107.217 -0.19
  • Altın: 140,822 0.21
  • Dolar: 3,5243 0.07
  • Euro: 4,0982 1.01

Yazlar geri gelmiyor

Haşmet Babaoğlu

Yazın başlangıcı ikirciklidir. Heyecanını yatıştırmak için elimizden geleni yaparız. Hava biraz kapansa, yağmurlar biraz uzun sürse, geldiğine inanmaz "bu sene yaz gelmeyecek galiba" diye yakınmaya başlarız.
Ama yazın sonu öyle midir? Hayır!
Ağustosun orta yerinde bir akşam vakti azıcık serinlik çıksa, hepimiz emin oluruz ki...
Koskoca yaz mevsimi, yani uzun kalmış o güzel "Tanrı misafiri" bavulunu toplayıp gitmeye hazırlanmaktadır.
Ülkü Tamer'in bir dizesindeki gibi artık "yazın bittiği her yerde söylenir."
***

Mevsimlerin "büyük öğle"sinin son demlerindeyiz.
Sizi bilmem ama benim içimde burukluk var. Denizmiş, güneşmiş, şehirdeymiş, kasabadaymış, bunlar pek umurumda değil ama yaz akşamlarını çok özleyeceğim. Hemen gitmesin diye, eylül sonuna kadar, hatta belki ekimde bile yazı eteğinden çekiştireceğim.
Ve hatıralarım arasına birkaç ışıklı görüntü daha hapsetmek için çırpınıp duracağım.
***

Zaten çoktandır bu topraklarda yaz mevsimi sevincin değil, acının keskinleşmesi anlamına geliyor.
Düşen delikanlılar, evlat acısıyla yanan yürekler, şiddetin ve çözümsüzlüğün yoğunlaşması...
Bütün bunlar yazla özdeşleşti.
Toplumsal takvim tek tek her birimizin içindeki yaz özlemini ve sevincini bozup dağıttı.
Bize kalan yazın kendisine değil, geçmiş yazların hatıralarına sığınmak...
Belki güzel olan da sadece "biten yaz"lar ve hatıralarıdır.
***

"Kaçış Planı"nda (AHaber) yaz mevsimi üzerine konuşurken Oktay Rıfat'ın "Ayna" şiirini çıkartıp masanın üzerine koymuştum.
Çünkü yaz mevsimine özgü duyuşu belki de en iyi o şiirin dizeleri anlatır.
Bir ışık çakımı gibi, yaz mevsimini enstantanelere ayırır.
Ama programda laf dönüp dolaşırken bambaşka yerlere gitti, bu şiirden söz etmeye fırsat olmadı.
Şimdi buraya bir dörtlüğünü almanın tam yeridir.
"camdan duvarlara sıçrar da yeşil
parlar kararmış tahtalar, nikel, bakır
kanarya susar, kedi uyur, bir gül
dalı pencerede, yazdır."
***

Oktay Rıfat'ın dizeleri zihnimde oynaşırken dostum Bülent Korman'dan cep telefonuma bir mail düşüverdi.
Tevafuk saydım.
Resimlerindeki renklerle ruha canlılık katan Provence ressamı ve şair Andre Verdet'nin şiirleri vardı mail'in içinde.
Verdet'nin bir şiirinin başlığı bile tek başına içimi inceden dağlamaya yetmişti.
"Yalnızca ilkbahar ve yazlar hiç geri gelmiyordu."

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.