17 Aralık 2017 Pazar26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:43Güneş 08:16Öğle 13:07İkindi 15:24Akşam 17:45Yatsı 19:12
    • 14°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • -9°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Pazar notları: Unuttuğumuz şeyler...

Haşmet Babaoğlu

İçimizden itiraf edebiliriz: Alışkanlık bizi birbirimize bağlayan ip! Eskisinden daha yakın değiliz. Sadece artık birbirimize bağlıyız. Kopmayacağından emin biçimde, o ipi çeke çekiştire birbirimizden uzaklaşıyoruz.
***

Unuttuğumuz şeyler... Işık yoksa, ortalık karanlıksa hepimiz körüz. Yani çoğu zaman el yordamıyla yaşıyoruz.
***

Unuttuğumuz şeyler... Hayranlık aşkın kılavuzudur. Doğru! Fakat sonu nefrete varan en kestirme yol da hayranlıkla başlar.
***

Unuttuğumuz şeyler... Masumiyet kaybedilen değil, söylendiği gibi kazanılan bir şeyse eğer, bu ancak mahcubiyetle mümkündür. Yetişkin insanın masumiyeti mahcubiyetidir. HHH Unuttuğumuz şeyler... Açlık ve tokluk! Artık hep ve arsızca iştahlıyız ve bir türlü doymuyoruz.
***

Malum, hayatımıza "kanserle mücadele" diye pek medyatik bir deyim girdi ve çok tutuldu. Kimi bu mücadeleden galip çıkıyor, kimisi mağlup oluyor. Çok problemli bir bakış açısı aslında. "Kanseriyle barış içinde yaşayanları" göz ardı ediyor. Üstelik esas mücadele kanserle değil, kanser tedavisinin masraflarıyla!..
***

Elimizi verince kolumuzu kaptırdığımız modern tıbba alternatif aramak için öyle gülünç şeyler yapmaya başladık ki, yediğimiz, içtiğimiz ne varsa derdimize derman olsun, istemeye başladık. Aktarlık mesleği yeniden canlandı. Bitki kürlerine ilişkin yeni reçeteler elden ele dolaşıyor.
Sokaklarda "bio enerji", "enerji psikologu" gibi garip laflar yazılı tabelalar çoğaldı. Herkes alternatif bir "iyileşme" yolu arıyor. Oysa ne tıp, ne alternatif tıp, ne "sağlıklı yaşam" teraneleri, ne de modern şamanizmler derdimize aradığımız çare olamayacak! Çünkü asıl ihtiyacımız "alternatif yaşam!" Fakat buna ne gücümüz, ne de cesaretimiz var.
***

Gösterişli bir tavır ve gururla "ben yalnızca kendimi seviyorum" diyenlere bakıyorum da... İyi ki öyleler! Ya bir de başkasını sevseler ve sevilseydiler, ne fena olurdu!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.