24 Mayıs 2017 Çarşamba27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 12°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 97.717 1.37
  • Altın: 143,837 -0.29
  • Dolar: 3,5683 0.19
  • Euro: 3,9936 -0.18

Sevinç...

Haşmet Babaoğlu

Demlik tatlı tatlı fokurduyor... Akşamın lacivert örtüsü gökyüzünü boydan boya kaplıyor. Hava açık. Yıldızlar parıldıyor.
Birazdan dostlar gelecek. Belki gelirken lorlu kurabiye de getirirler.
Akıp giden günlerin sürekli başımızdan aşağı boca ettiği acılara kırgınız. Çocuklar ölüyorlar ve bu bizi kahrediyor.
Bazen biraz ilerdeki ağaçlara bakıyorum. Ağaçlar, bizimkinden çok farklı bir zamanın hikmetine uyarak büyüyorlar ve ne çok şey anlatıyorlar bize!
Arkada minicik bir sakız ağacı dikili. Düşünüyorum da, onun ömrünün ne kadar azına tanık olacağız.
Biz farklı bir yol izleyeceğiz bu akşam. Zihinlerimizin en uzak köşelerine dokunan bir sohbete dalıp gideceğiz.
Hem bu akşam, bir ağrımız sızımız yok.
Sonrası mı?
Sonrası sonra! Sonrası, Allah kerim!
İçimdeki duygu mu? Sevinç.
Şükür yani! Lütfu şükürle karşılama!
Gönülden coşkunun ta kendisi yani!
Yani sükûnet ve neşenin zarif beraberliği.
Eh, insanım. Huysuzum, huzursuzum. Bozulur bu duygu da elbet. Nihayetinde acılar, hayal kırıklıkları, itişip kakışmalar dünyası bu.
Ama şu an, ne güzel! Ne iyi!
***

Sevinç üzerine sık sık yazıyorum. Yazacağım. Hatırlatacağım.
Neden?
Çünkü sevinç duygusuyla aramız bozulmuş bir kere.
Belki birbirimizle aramızın bu kadar bozuk olması da bundan.
Seviyoruz da sevindiremiyoruz. Seviliyoruz da sevinemiyoruz.
Durmadan sevmekten söz ediyoruz da, sevinçten ürküyor, utanıyor, kaçıyoruz sanki.
Sevgimiz ya ödül, ya da ceza gibi.
Sevilmek için etrafa dağıttığımız küçük rüşvetlere sevgi diyoruz. Sonuç olarak da, sevincin ne olduğunu bilmiyoruz.
Sevinç duygusunu acıyı görmezden gelmek ve hoplayıp zıplamak sanmaya; vur patlasın çal oynasın yaşamayı neşeden saymaya ne zaman başladık, tam bilemiyorum. Bildiğim bunun büyük bir yanılgı olduğu!
Şair haklıdır; "hüzün ki, en çok yakışandır bize!"
Fakat en çok ihtiyacımız olan da sevinçtir.
Bir yandan kalbimizi çarptırırken, öte yandan da zihnimizi yatıştıran o güzel hal yani.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.