24 Mart 2017 Cuma25 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:27Güneş 06:54Öğle 13:18İkindi 16:43Akşam 19:28Yatsı 20:48
    • 9°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 3°C Afyon
    • -6°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • -1°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 89.764 -0.05
  • Altın: 145,514 0.17
  • Dolar: 3,6255 0.24
  • Euro: 3,9111 0.07

Siz okuyor musunuz?

Fatma Tuncer

Karşılaştığım iki kadından biri "çocuğum kitap okumayı sevmiyor" diye yakınıyor. Peki siz okuyor musunuz dediğimde de, "ben zaten okumayı sevmiyorum, hiç vaktim de olmuyor, ama bari o okusun" diyorlar. Biraz daha konuştuğumuzda anlıyorum ki, aile bireylerinin ortak yaptıkları tek şey televizyon seyretmek... En değerli vakitlerini, ekran başında geçiren bir annenin çocuğundan kitap okumayı beklemesi ne kadar inandırıcı olabilir?

Günümüzde kitap okuma kültürü gittikçe zayıflıyor. Toplumun geneline bakıldığında insanlarımız kitap okumaktansa, internette sörf yapmayı, magazin programlarını takip etmeyi tercih ediyor. Çünkü modern kültürün taşıyıcılığını yapan, kitle iletişim araçları ve telekomikasyon şirketleri insanları bu alana çekmek için büyük çaba gösteriyor. Bugün NBC, CBS ve ABC gibi üç büyük televizyon şirketinin sahipleri ABD'nin en büyük mali kuruluşlarından biridir. Seçkin sınıfların ideallerini toplumlara taşıyan bu şirketler, birey ve toplumların, zevklerini, değerlerini, davranışlarını ve kültürlerini yeniden şekillendirerek kapitalizme hizmet ediyor. Bu gün bütün dünyada olduğu gibi bizim çocuklarımız da kendilerine yabancı bir kültürü benimsiyor ve kimliksizleşiyorlar. Gençlerimiz, kendine ait olmayan müzik türlerini dinliyor, onların sahip olduğu imkanlara sahip olmak istiyor ve yavaş yavaş özünden uzaklaşıyorlar.

İnsanları, kapitalizmin ürettiği ürünleri kullanmaya hazır hale getiren bu programlar tek tip insan modeli oluşturuyor. Zaman içinde birer sürüye dönüşen insanlar, popüler olan her şeye sahip olmak istiyorlar. Bazı hanımlar biz televizyonu sadece haberleri dinlemek için açıyoruz diyorlar. Oysa artık televizyon haber veren bir araç olmaktan çıkmış insanların duygularına hitap eden ve onları dönüştüren bir propaganda aracı olmuştur. Arthur Asa Berger televizyonu bir terör aracı olarak nitelemekte haksız değildir.

Ekranlar aracılığıyla değişime uğrayan insanlar, yerel bütün zenginliklerini kaybederek birer esire dönüşüyor.

Anne babalar lütfen televizyonun bir dönüştürme aygıtı olduğunu unutmayın ve izleyeceğiniz programların çocuğunuza ne kadar zarar verebileceğini hesap edin. Ve lütfen, akşama kadar açık tuttuğunuz televizyonu kapatıp, çocuğunuzla birlikte kitap okuyun, dışarı çıkın, akraba ziyareti yapın, isterseniz evinizin balkonunda çiçek yetiştirin, kuş besleyin, hatıralarınızı yazın... Ama lütfen en değerli vakitlerinizi, acımasızca israf etmeyin.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.