24 Temmuz 2017 Pazartesi29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 29°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 24°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 31°C Aydın
    • 31°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,532 0.59
  • Dolar: 3,5567 0.57
  • Euro: 4,1387 0.43

Özgürleştirmenin anlamını İslam dünyası artık biliyor

Abdulkadir Özkan

Başını Amerika'nın çektiği İslam dünyasını özgürleştirme(!) adı altındaki projenin gerçekte ne anlama geldiğini artık İslam dünyası görüyor ve biliyor.

Özgürleştirmenin sömürünün daha yaygınlaştırılması v e pekiştirilmesi anlamına geldiğini,

Özgürleştirmenin emperyalist güçlerin İslam ülkelerinde etkinliğinin artırılması anlamına geldiğini, özgürleştirmenin özellikle de Siyonizm'in büyük İsrail hedefine ulaşmada bir basamak olduğunu da İslam dünyası görmeye başlamıştır.

Bu bakımdan Amerika'nın Libya Büyükelçisi'nin bir saldırı sonucu öldürülmesinin ardından Başkan Obama'nın, "Oysa biz onları özgürleştirmiştik" demesi ya gerçekten İslam dünyasını tanımadığını, kendisine söylenenlerle hareket ettiğini ya da gerçekten Arap Baharı adı altında yürütülen planın bir özgürleştirme anlamına geldiğine inanıyor ki bu ise Obama'nın hayal dünyasında yaşadığı anlamına gelir. Amerika'nın Libya Büyükelçisi'nin öldürülmesi doğru değildir ama İslam Peygamberine hakaret içeren İslam ve Müslüman düşmanı bir filmin sanal âlemde gösterime çıkartılması da tahammül edilebilir değildir. Olaya iki yönden bakamayanların işin özünü anlamaları mümkün olmaz.

Bu arada İslam ülkelerinde başta Amerika olmak üzere AB ve NATO'ya karşı tepkinin giderek artmakta olduğunu göremeyenler sahip oldukları güç sebebiyle bir sarhoşluk yaşıyorlardır.

Çünkü Irak'ın niçin işgal edildiğini işin başında fark edemeyenler bugün işgalin niçin gerçekleştirildiğini görüyorlar.

Kısacası Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir Siyonist proje olduğunu, Amerika'nın da bu projenin asli taşeronu, bu projeye şu ya da bu şekilde hizmet edenlerin ise ikinci, hatta üçüncü dereceden taşeronlar olduğu görülmeye başlandı.

Bunun yanında Siyonizm'in güdümündeki politikalarla Amerika'nın İslam dünyasında sempati kazanması mümkün değildir. Artık bu gerçeği Amerikan yönetimindeki bir takım Siyonistlere rağmen Amerikalıların görmesi gerekiyor. Bu gerçeğe gözlerini yummaya devam ettikleri sürece daha çok hayal kırıklığı yaşayacaklardır.

Çünkü İslam dünyasındaki uyanışı durdurmak mümkün olmayacaktır.

İslam dünyasında Batı'nın azat kabul etmez köleleri dışında kalanlarca emperyalizmin hileleri görülmeye başlanmıştır. Diyebiliriz ki İslam dünyası yaşadığı narkoz halinden sıyrılmaya, dünyayı farklı boyutları ile yorumlamaya başlamıştır.

Bu bakımdan Amerika'daki başkanlık yarışını kazanabilmeyi Amerikalılara değil de İsrail'in Amerika'da yaşayan Yahudiler üzerindeki etkiye bağlayanlar kendilerine yönelik saldırılar karşısında, "Biz onları özgürleştirmiştik. Onlar ise bize saldırıyor ve kızıyorlar" demeye devam edeceklerdir.

Kısacası Siyonistlerin dostluğunu ve desteğini Müslümanlara tercih edenlerin bugün hayal kırıklığı yaşamaları doğaldır.

Ülkeler kendi yönetim biçimlerini belirlemeye kendileri karar vermelidir. Haçlı zihniyetinin temsilcileri 'Sizi kimlerin yöneteceğini belirleyemiyorsunuz, sizin adınıza biz bu işi yapacağız' demek gibi bir küstahlık sergilemeyi kendilerine görev bilmeyi sürdürürlerse daha çok hayal kırıklığı yaşayacaklardır.

İsrail istedi diye Ortadoğu'ya yeni bir şekil vermeye, sınırları yeniden belirlemeye kalkışanlar, bunun için kendilerini yetkili sananlar bilmelidir ki, bu iş böyle gitmeyecektir. Müslümanlar mevcut düzenin sadece emperyalistlerin çıkarına hizmet ettiğini görüyorlar. Belki sıkıntılı olacak, İslam ülkeleri ağır bedeller ödeyecekler ama artık İslam dünyası Siyonizm'in emrine girmiş bir Amerika karşısında uysal koyun olmayacaktır. Birileri kendilerini dünyanın hâkimi görmekten vazgeçmeli, kendilerini akıllı geri kalanları onlara uymak zorunda olan sürü olarak gören ABD kendini dünyanın polisi, jandarması, yargıcı olarak görme alışkanlığını terk etmek durumundadır.

Dünya üzerindeki sorunlar güçlüye göre değil, adalet ölçülerine göre çözüme kavuşturulana kadar bu çatışmalar devam edip gidecektir. Çatışma değil, barış isteyenler eğer samimi iseler adaleti hatırlamak durumundadırlar. Bunun ötesinde kendi inançlarına hoşgörü bekleyenler Müslümanların inancına karşı da saygılı olmak durumundadırlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.