27 Temmuz 2017 Perşembe3 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:00Güneş 05:48Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:34Yatsı 22:14
    • 36°C Adana
    • 39°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 40°C Amasya
    • 35°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 39°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 108.410 1.12
  • Altın: 143,491 0.09
  • Dolar: 3,5304 -0.64
  • Euro: 4,1292 -0.05

Adam Gibi Komutan Olsaydınız Bu Şehitler Verilmezdi

Ahmet Doğan İlbey

Nato’nun “Dördüncü büyük ordusuymuş.” Öyle mi? Çeyrek asırdır düzenli bir ordu olmayan kırsal bir terör örgütü PKK’yla baş edemedi bugüne kadar. Askerden başka bir şeye benzer bizde kurmay ve komutanlar. Ama gerçek bir kurmay asker olmadıkları belli.

Hantallaşmış, mücadele ve taktik geliştirme cehdleri çökmüş. Öyle olmasaydı şayet, Elazığ Askerî Toplama ve Kabul Kampı’ndan otobüs ve zıhlılarla kıtasına katılan askerlerimizin pespaye bir şekilde nakline izin vermezlerdi.

Gerçek bir kurmay ve komutan olsalardı bu metodun kaç kez zaafa uğradığını, düşman PKK’nın anında bilgi alabileceğini, sağır sultanın bile duyduğu Asker Kabul ve Nakil Kamplarının dağıtım günlerini PKK’nın da bilebileceğini, dahası içeriden birilerinin hainlik edip bilgi sızdırabileceğini bilirlerdi.

SANAYİ DÖNEMİ BÜROKRATLARINA BENZER BİZDE ASKERİ KURMAYLAR VE KOMUTANLAR

Salon ve kışla adamıdır bizde kurmaylar ve komutanlar. Sanayi dönemi aydınlarına benzerler. Kravatlı memurlar gibi bürokratik şahsiyetlerini ve enelerini öne çıkarırlar. Fakat savaş nasıl yapılır üstüne klasik metodların dışında hiçbir fikirleri olmaz. Böyle bir ruh ve dâva enerjisinden mahrumdurlar. Çünkü mevcut askerî sistem seksen küsur yıldır harp sanatından ziyade darbe ve vesayetle rejimi ellerinde tutmak hayalleriyle yetiştirmiş onları.

BİNGÖL’DEKİ ŞEHİTLERİN VEBALİ MANTALİTESİZ KOMUTANLARA AİTTİR

Bingöl’de PKK’nın şehit ettiği askerlerin naklindeki acemiliğe, son bir yıldır Hakkari’deki Karakol saldırılarında Mehmet ve Memişlerin tedbirsizlikten dolayı şehit olduklarına kafa patlatmadıkları, beyinlerini ve yüreklerini ortaya koymadıkları açık.

Karargâh gardiyanları gibidir bizde kurmaylar ve komutanlar. Kışlalarda kışlamaktan başka bir şey bilmezler. Bildikleri ve kafa yordukları tek şey merasim ve hiyerarşi. Salon bürokratları gibi çatık kaş, asık surat ve kibirden oluşan bir eda ile dört duvar arasında her gün, her an bir ayine dönüşen emir-komuta ve selâm faaliyetiyle geçer günlerinin çoğu. Askerlik hayatlarında tek kurşun atmadan ve düşmanla savaşmadan emekli olup giderler.

“Dünyanın dördüncü büyük silahlı kuvvetleriymiş”! Zırhlı birlikleri varmış. Fakat bu zırhlı birliklerin çeyrek asırdır PKK karşısında bir işe yaradığını, mücadeleyi zaferle taçlandırdığını gören var mı bugüne kadar?

KOMUTANLAR, KAFALARINI KIŞLA DONUKLUĞUNDAN KURTARMALIDIR

PKK’yla mücadelenin hâlâ, askere gidecek gençlerin Askerlik Şubeleri’nde göğüs ve omuz genişliğine bakıp yazdıkları bir aylık eğitimli “Komando er”lerle sürdürülmesindeki pespayeliği kaldırabilecek kurmay komutanlar var mıdır bu ülkede?

Bizde kurmaylar ve komutanlar ilkokul çocukları gibi duygusal, alıngandırlar. Meslekdaş ve mevkidaşlarıyla aralarında vukubulan meselelerden dolayı görevleriyle ilgili istişareyi azaltırlar. Aralarında askerî açıdan zihnî bir bütünlük ve tesanüd yok.

KURMAYLARIN KAFA YAPILARI SOĞUK SAVAŞ VE TEK PARTİ DÖNEMİ’NDEN KALMADIR

Yekvücut bir fikir etrafında teşkilatlanmış değil bizde kurmaylar ve komutanlar. Devlet memuru gibi kapasiteleri dar. Kafa yapıları, soğuk savaş ve Tek Parti Dönemi’nden kalmadır. “Verilen vazifeyi yapan gözleri kapalı memurin sınıfı gibi vazifesinin sınırları içinde sığ ve donuk. Gerçek bir harp sanatı tâliminden geçmedikleri gibi inisiyatif sahibi de değiller.

KOMUTANLARA SORMAK LÂZIM: İSTİHBARAT SİZİN NEYİNİZ OLUR?

Kocaman komutanlar, “İstihbarat bize yardım etmiyor…” yollu, çocuklar gibi birbirine sitem ediyorlar. Feraset, basiret ve recüliyet en başta komutanlara gerek. Sormak lâzım: İstihbarat sizin neyiniz olur?

PKK İLE BAŞEDEMİYORSANIZ KOMUTANLIĞINIZDA PROMLEM VAR

Eğer PKK ile baş edemiyorsanız askerlik mesleğini bırakın, kendinize askerlik dışında bir meslek seçin. Askerleri taşıyan otobüs ve zırhlı araçların geçtiği yolda iki kez saldırıya maruz kalınabiliyorsa, PKK’nın bildiğini komutanlar bilmiyor demek ki. Ortada hamakatın da ötesinde bir beyinsizlik var denilebilir.

TERÖRİSTLER, ASKERİN GEÇECEĞİ SAATİ BİLEBİLİYORSA, KOMUTANLAR TEŞKİLATÇI OLAMADIKLARINA OTURUP AĞLASINLAR

Teröristler, askerî araçların hangi saatte yoldan geçeceğini bilebiliyorsa, komutanların mantalitesinde ve istihbaratlarında bir problem var demektir. Oturup ağlasınlar teşkilatçı olamadıklarına. Yaptıkların işin sancısını duymuyorlar, çeşitli strateji ve taktiklere başvurmadan, işleri rutin yollara bırakıyorlar.

Aracılar yapar yapılacakları. Bu basitliklerinden ötürü de nice hadiselerin üstüne adam gibi gidemezler. Çünkü adam gibi asker olamıyorlar bir türlü. Ecdad komutanların saffet ve vakarından, şeref ve cesaretinden nasiplenememişler. Şimdikilerde eksik olan cihangirlik ruhu ve imanıdır.

ZAFER NE ZAMAN KURMAYLAR, KOMUTANLAR?

Zafer ne zaman kurmaylar, komutanlar? Şairin, Çanakkale müdafaasındaki askerlerin mücadelesini dile getirdiği gibi biz de PKK karşısında ne zaman zaferimizi nağmelendireceğiz? Şairin, “Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi / Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi / Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın / Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm'ın!” mısralarınca sizlere ne zaman tazimde bulunup öveceğiz?

Siz komutanlar! Sizlerden daha kahraman, daha samimi olan askerlerinizin önüne düşüp bu mısralardaki muzaffer zamanları yaşatacak heyecanınız ve aşkınız var mı?

Bu mısralar her kurmay ve komutanın rüyasını ve hayâlini süslemeli her gün. Ruhunuzu ve kafalarınızı modernizmin ve kışla donukluğunun iğdiş eden hayat tarzından kurtarıp, askerliğinizi İslâm imanı içinde adam gibi yapmak zamanı geldi artık.
---------------------------------

İLÂVE YAZI:

HASBÎ BİR KÜLTÜR ADAMI: DURAN BOZ

Duran Boz; Muallim. Ömer Erinç müstearıyla yazdığı şiir ve deneme kitaplarıyla da tanınır. “Seferî Yazılar” kitabı okuduğum dikkat çekici deneme kitabıdır. Onun son yıllardaki kültür hizmetlerinden en önemlisi Şehr-i Maraş Kitaplığına hazırladığı birbirinden değerli kalıcı kitaplardır. Bunlardan bazıları: “Bir Şimdiki Zaman Şairi Mehmet Âkif Ersoy, Yazarların Şehri Kahramanmaraş, Yahya Kemal Kitabı, Şiirli Şehir Kahramanmaraş, Kahramanmaraş Öykü Günleri, Kitaba Çağrı Sınavında İnsan, Kitaba Çağrı.
Son iki kitap birbirinin genişletilmiş devamı ve özellikle gençler için bir başucu kitabıdır. Kitaba Çağrı, yeniden genişletilmiş ilaveli baskısıyla bir daha yayına hazırlanıyor ki millet çocuklarının eleinden hiç düşmemesi gereken bir zengin kitap yazılarıyla dolu. Duran Boz’un şu sıralar yayınladığı kalıcı güzel kitaplardan biri de “Maraş Türküleri” kitabıdır. Sırf bu kitap için dahi taltif ve teşekkür etmeye değer.
Bu velut dost, usanmak bilmeden millet çocuklarına bir kitap daha hazırlıyor ki, gerçekten her hanede bulunması gereken ve millî şuur görevi yapacak ağırlıkta bir kitap bu: “Okuma Hikâyeleri.” Kitapların pîrleri ondan râzı olsun.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.