D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Şiir ve siyaset

Şiir ve siyaset

Pazar günü yapılan AK Parti Genel Kurulu’nun dışarıdan gelen misafirleri, Başkan Tayyip Erdoğan’ın konuşması sırasında okuduğu şiirlere bakarak nasıl bir kanaate sahip olmuşlardır acaba?Bir edebiyat kuruluşunun toplantısında dahi okunması beklenmeyen çoklukta şiirin siyasi bir partinin genel kurulunda seslendirilmesi nasıl yorumlanmalı?


Türkiye’de siyasetin edebiyatı, kültürü, sanatı malzeme olarak kullanması yeni değil. İttihatçıların, Cumhuriyetçilerin (tek partici elbette) hitabet üslubunda şiirin önemli yeri olduğunu biliyoruz. Namık Kemal’in, Tevfik Fikret’in şiirlerinin her iki kesimin vazgeçilmezleri arasında bulunduğunu da söyleyebiliriz.

Demokratik dönemde, şiirle bu kadar haşır neşir olan başka bir lider hatırlamıyoruz. Tayyip Erdoğan, gençlik yıllarında güzel şiir okumasıyla şöhret yaptığı gibi, şimdi de her fırsatta şiir okuyarak bu alışkanlığını sürdürüyor.

Siyaset, şiir ve edebiyat... Şiir ve edebiyat siyasetsiz olabilir. Ya siyaset?

“Siyaset şiire düşman” desek, çok aykırı bir söz sarf etmiş olmayız.

Tayyip Bey, şiir dostu. Düşünce yapısının oluşumunda, Mehmet Âkif, Necip Fazıl, Sezai Karakoç gibi şairlerin önemli yeri var.

Düşünce ve edebiyat beraberliği, bizde Tanzimat sonrasının güçlü bir mirasıdır. Tanzimat düşünürleri, aynı zamanda dönemin ünlü şairleridir. Şinasi’den Namık Kemal’e, Ziya Paşa’ya bu böyledir. Muallim Naci gibi düşünür sayılmayacak bir şairin dahi zaman zaman fikri temsil tarafının olduğunu hatırlamalıyız.

Bu durum Meşrutiyet döneminde de devam etmiş, Tevfik Fikret ve Mehmet Âkif, iki ana düşünce akımının sembolü sayılmıştır.

1920’lerde Yahya Kemal’in şiirle fikri mezc eden tavrı ağırlığını korurken, Necip Fazıl toplumdan ferde, dıştan içe yönelerek, yani düşünce şiirini terk ederek yeni bir çığır açmıştır. İçe, bene yönelen şiiri onu büyük bir şöhret haline getirmişken, 1930’larda geçirdiği dönüşüm, nihayet 1940’larda büyük şairin büyük fikir adamı olma veya büyük fikir mücadelesi yürütme tavrı ile neticelenmiştir.

Necip Fazıl şiirden fikre yöneldiğinde daha çok Mehmet Âkif, biraz da Yahya Kemal’e benzer bir üslup geliştirmiştir. Onun 1940’larda yazdığı dâva şiirlerinde Sakarya Türküsü dahil, bunu görmek mümkündür.

Başbakan, partisinin genel kurulunda neden şiirlerle konuşmayı tercih etti? Bu tür kongrelerde alışılmış olan rakamları konuşturmak, on yıl boyunca sağlanan gelişmeleri anlatmak yerine hissiyatı dillendirmek yolunun seçilmesinin sebebi ne olabilir?

10 yıllık AK Parti iktidarının, rakamlarla konuşmak için epeyce malzemeye sahip olduğu ortada. İktisadi gelişme, enflasyon, hayat standardının seyri gibi konularda söylenecek her söz matematik ifadelere başvurmayı gerektirecektir.

Sezai Karakoç’tan seçilen şiir manidardır: “Sürgün ülkeden başkentler başkentine!”

AK Parti fikriyatı, Necip Fazıl’ın deyimiyle, kendi yurdunda parya muamelesine maruz kalanların fikriyatıdır. Bu düşünce, öz ülkesinden sürülmüş, hatta kovulmuştur. 2000’li yıllara gelindiğinde, bu kovulmuş, sürülmüş düşünce Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bir siyasi konuma sahip olmuştur. Esasen bir anlamda dünya sürgünü bitmiştir!

Fakat ortada elde edilmiş bir başkentler başkenti yoktur! Yani ideal topluma ulaşmak bir yana, sürdürülen sistem tamamen tersine sonuçlar verecek bir seyir takip etmektedir.

Türkiye iktisaden güçlenmekte, madden büyümekte ve fakat manevî olarak aynı gelişme görülmemektedir.

4. Olağan Genel Kurul, artık durmuş oturmuş bir iktidar partisinin genel kurulu olarak duygu yoğunluklu olması beklenmeyecek bir toplantıdır. Duyguyu, heyecanı, Başkan; hareketin zeminini oluşturan ve bir zamanlar ezberlenen şiirlerle sağlamak istemiş olabilir. Eğer böyle yapmasa idi, AK Parti kongresi rastgele bir sağ partinin büyük kaynak kullanılarak gerçekleştirilmiş sıradan bir toplantısı olarak herhangi bir tesir uyandırmayacaktı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi