23 Ekim 2017 Pazartesi3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 18°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 10°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 152,547 0.93
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Meşru İmam'a Biat Etmeyenler Âsi ve Bâği Olacaktır

M. Şevket Eygi

Başlangıçta din olarak İslam vardı. Bütün peygamberlerin (selam olsun onlara) dini usûlde, temelde, esasta İslam idi. Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi ve sellem) peygamberlerin sonuncusudur ve Kıyamet'e dek başka nebi veya resul gelmeyecektir.

Hz. Âdem'den bu yana, ilahî din olan İslam'a ters düşen, aykırı olan hiçbir din, gerçek ve makbul din değildir.

Her peygamberin dininin İslam olması gibi, Hz. Musa'nın dini de İslam idi... Hz. İsa'nın dini de İslam idi.

Hak din olmakta İslam'ın hiçbir ortağı yoktur.

Zamanımızda İslamcılık cereyanları türemiştir. Bunların hiçbiri İslam'ın yerini tutamaz.

Ümmet yetmiş üç fırkaya ayrıldığına göre, Allah'ın rızasına uygun İslam hangisidir?

Kur'an, Sünnet ve icmâ İslamlığıdır.

Resulullaha (Salat ve selam olsun ona) kopuksuz silsilelerle bağlı olan icazetli ulema ve fukahanın anlattığı İslamdır.

Hiçbir din baronu, şeyh, Müslüman düşünür, cemaat başkanı, ziyalı veya ziyasız yazar; Kur'ana, Sünnete, icmâ-i ulema-i ümmete aykırı söz söyleyemez. Söylerse reddedililir.

İslamın, Kur'ana ve Sünnete uygun sahih itikadı İmamı Eş'arî ve İmamı Mâturidî hazretleri tarafından toplanmış ve sistemleştirilmiştir. Onlardan sonra, itikatta başka doğru yol yoktur.

İslam'ın fıkha ait hükümleri dört hak mezhep tarafından beyan edilmiştir.

İslamcılık cereyan ve mezhepleri Müslümanların dinde birliğini bozmuş, ortaya çok sayıda İslam Protestanlıkları çıkmasına yol açmıştır.

Müslümanlar tek bir Ümmet oluştursalar ve başlarında Resulullahın vekili durumunda âdil, ehliyetli, muktedir bir Halife bulunmuş olsaydı, İslamcılıklar ve İslam Protestanlıkları Şeyhülislamlık makamı tarafından kötülenir, Müslüman halk bunların tuzaklarına karşı uyarılırdı.

İslamcılıklar ve Protestan cemaatler Kur'ana, Sünnete uygun sahih (gerçek, doğru) tasavvufa cephe almışlardır. Bu ise İslam'ın bir boyutunun inkârıdır.

Ümmet-i Muhammed'in bilcümle İslamcılık bid'atlerinden ve Protestanlık fırkalarından uzak durması ve bunların tuzaklarına düşmemesi gerekir.

Müslümanların birleşmesi, kurtulması, güçlenmesi için yapılması gereken ilk iş ehliyetli bir İmam (Emîr, Halife) bulunması ve mü'minlerin ona biat ve itaat etmesidir.

Müslümanlar bunu yapamazlarsa, birleşip tek bir Ümmet olamazlar. Tek bir Ümmet olamazlarsa dış ve iç düşmanların şerlerinden kurtulamazlar.

Ümmet birliği ve teşkilatı olursa, onun Âlî Fetva Meclisi'nin yapacağı işlerden biri bid'at fırkalarını, çeşitli İslamcılıkları, Protestanlıkları, sapıklıkları reddetmek olacaktır.

Müslümanların başına geçecek İmam-ı Kebir'in, Halife-i Resûl'ün, Emîrü'l-mü'minînin cemaatler, Protestanlıklar üstü bir şahsiyet olması gerekir.

Böyle bir kişi seçilir veya zuhur/huruc ederse, Müslümanlar ona biat ve itaat eder, bazı cemaatler ve Protestan fırkaları ise karşı çıkarsa, bu karşı çıkanlar âsi ve bâğî olacaktır.
* (İkinci yazı)
Gençlere Tavsiyeler

Medenî, görgülü, kültürlü, terbiyeli, edepli, nazik, mürüvvetli, fütüvvetli, kâmil olmaya aday (Dokuz sıfat saydım, bunları lütfen ezberleyiniz) Müslüman olmak isteyen gençlere:

1. Selam küçükten büyüğedir. Müslüman büyüklerinize selam veriniz, ondan sonra kelam ediniz.

2. Nasılsınız diye hal hatır sormak büyükten küçüğedir. Selam verdikten sonra susarsınız, nasılsınız sorusunu büyük size yöneltirse "Teşekkür ederim, elhamdülillah iyiyim, zat-ı âliniz de inşaallah sıhhat ve âfiyettedir..." şeklinde cevap verirsiniz.

3. Size yer gösterilmeden oturmazsınız.

4. Buyurun oturun denildikten sonra gösterilen yere ilişirsiniz, lök gibi yayılıp oturmazsınız.

5. Bacak bacak üzerine atmak, gerinmek, ağzını kapamadan aksırmak, parmak kemiklerini çıtlatmak, esnemek çok ayıptır.

6. Bir büyüğünüz size bizzat hizmet ederse, elinde çay veya ikram tepsisi ile kapıdan içeri girerken hemen yerinizden kalkıp tepsiyi onun elinden alır, servisi siz yaparsınız.

7. Büyüklerinizle tartışmayınız ve onların yanında çok konuşmayınız.

8. Büyüklerinize soru yöneltebilirsiniz. Lakin "Bana bir soru yönelt, ben senin ne mal olduğunu söyleyeyim" ölçüsünü unutmayınız.

9. Büyüklerinizin yanına girerken, kapının önünde cep telefonunuzu kapatınız ve ziyaret esnasında ona hiç bakmayınız.

10. Size yemek ikram edilirse, yenilmesi helal olan hiçbir şeyi beğenmezlik edip reddetmeyiniz, ben bunu sevmem, ben bunu yemem gibi terbiyesizlikler sergilemeyiniz.

11. Bir büyüğünüzün yanına devamlı gitmiyorsanız ve yeterli samimiyetiniz yoksa, onun evinde veya bürosunda tuvalete gitmeyiniz, abdest tazelemeyiniz. (Abdestli dolaşınız.)

12. Faydasız, zararlı, mâlâyâni söz etmeyiniz.

13. Kesinlikle ben demeyiniz, ben yerine bendeniz, bu fakir, bu abd-i âciz gibi kelimeler kullanınız.

14. Üzerinde Frenkçe yazılar veya resimler olan külhanî gömleklerle, lâubali kıyafetlerle büyüklerin yanına gitmeyiniz.

15. Büyüklerinizin sizin saygılarınıza ihtiyacı yoktur ama sizin onlara saygı göstermeye çok ihtiyacınız vardır.

16. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz "Büyüklerimize saygı göstermeyen, küçüklerimize şefkat ve merhametle muamele etmeyen bizden değildir" buyurmuşlardır.

17. Bir büyük size, dine ve Şeriata uygun doğru bir söz söyler, sizi uyarırsa nefsiniz buna itiraz etmesin. Bunu bir nimet bilin. O büyüğün sizin dostunuz olduğunu anlayın. Çünkü dost acı söylermiş.

18. Herkesi gerçek din hocası, kâmil mürşid olarak kabul etmeyin. Tereddütte kalırsanız istihâre yapın. Bozuk inançlara sahip olan, bid'atçi, namaz kılmaz, cehren (açıkça büyük günah işleyen), bağlılarından ve sevenlerinden para toplayan, kendilerini övdüren ve alkışlatan "büyükler" gerçek büyük değildir.

19. Dilinizi gıybetten ve tecessüsten (İnsanların gizli kapalı günah ve ayıplarını araştırmak ve fâş etmek) koruyunuz. İnsanların günah, noksan ve ayıplarına karşı karanlık gece gibi olunuz.

20. Size yetecek, kendinizi kurtaracak kadar itikad, ilmihal, ahlak bilgilerini, Ehl-i Sünnet ulemasının ve mürşidlerinin muteber kitaplarından sağlam şekilde öğreniniz, ezberleyiniz, bunları hiç unutmayınız ve hayata uygulayınız.

21. Müslüman olmak size yeter ve Allah'ın keremiyle sizi kurtarır. Ayrıca İslamcı olmayınız, İslamcılık dininize ve imanınıza zarar verir.

22. Kal (lâf) Müslümanı değil, hâl Müslümanı olunuz. Siz hiç konuşmadığınız halde, halinizi, tavrınızı, ahlakınızı gören bir kimse sizin faziletlerinizi takdir etsin, ne efendi genç desin.

23. Nasibiniz varsa, mânevî bir işaretle (mesela sâdık bir rüyadan sonra) bir tarikata girebilir, tarikatlı Müslüman olabilirsiniz ama asla tarikatÇİ Müslüman olmayınız; tarikat veya cemaat holiganlığı, militanlığı, fanatizmi yapmayınız.

24. En büyük düşmanınızın kendi nefs-i emmâreniz olduğunu biliniz.

25. Dünyanın gelip geçici bir sınav yeri olduğunu biliniz ve fânî oyun ve oyalanmalar ile ebedî selamet ve saadetinizi tehlikeye atmayınız.

26. Kavgacı, gürültücü, şarlatan, soytarı, zeka özürlü, sefih=beyinsiz insanlardan uzak durunuz, onlarla kesinlikle tartışmayınız.

27. Bana arkadaşını söyle, ben senin kim olduğunu söyleyeyim...

28. Okur yazar Müslüman bir genç olmak istiyorsan en kısa zamanda Osmanlıca Türkçesini öğrenmelisin.

29. Kültürlü ve medenî bir Müslüman genç olmak istiyorsan, 1920'lerin zengin, edebî, yazılı Türkçesini bilmen gerekir.

30. Resulullah Efendimiz "İnsanlara teşekkür etmeyen kişi Allah'a şükr etmemiş gibi olur" buyurmuşlardır. Terbiyeli bir genç iyiliklere, ikramlarda, güleryüze, yardıma teşekkür eder. Bir e-mail örneği veriyorum: "Muhterem efendim... Lutf edip bendenizi kabul ettiğiniz ve sorularımı cevaplandırdığınız, müşküllerime çare ve çözümler aradığınız, bu fakire değer verdiğiniz için zat-ı âlinize müteşekkirim. Sizin ve oradaki diğer büyüklerimin sohbetinden çok yararlandım. Selam ve hürmetlerimi arz ederim..."

(İHTAR: İyi bir Müslüman değilim. Mürşidlik taslamaktan hayâ ederim. Yukarıdaki 30 maddeyi bir ağabeyin tavsiyeleri olarak mütalaa etmenizi rica ederim.)

05.10.2012

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.