20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 13°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 1°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,783 -0.99
  • Dolar: 3,7897 -1.05
  • Euro: 4,0443 -0.66

Geçici olduğunu bilseydik

Fatma Tuncer

Kızım, ergenlik süreci ile ilgili sorunlarını eve taşıyordu. Öfkeliydi, ne söylesem karşılık veriyor vaktinin büyük bir kısmını odasına kapanarak ya da sınıftaki arkadaşları ile konuşarak geçiriyordu. Derslere olan ilgisi azalmıştı daha çok arkadaşlarıyla gezmek ve onlarla vakit geçirmek istiyordu.

Bir gün ona pembe bir etek aldım. Annelik duygularımla bu hediyenin onu mutlu edebileceğini düşünmüştüm. Ama hiç de beklediğim gibi olmadı, eteği aldı ve "ben bunu giymem, anne ne kadar da zevksizsin" dedi. Bütün bunların doğal bir tepki olduğunu bilsem de kabul etmekte zorlanıyordum. Çocukluk günlerinde, aldığım küçük bir hediye ile büyük mutluluk yaşayan kızım artık kendi beğenilerini de ortaya koyuyor ve kolay kolay mutlu olamıyordu. Yaşadığm her olayda geçmiş yıllara gidiyor ve buruk tebessümle o günleri yeniden yaşıyordum. Bu olayı yaşadığımda da, beş yaşında ona aldığım pembe güllü terlikleri hatırladım. O gün çantamdan çıkarıp terliği ona uzatmıştım. Terliği elimden almış ve arkadaşlarına göstermek için aşağı bahçeye koşmuştu.

O zamanlar kızım beş yaşındaydı ve beş yaşında bir çocuğu mutlu etmek çok kolaydı. On beş yaşına geldiğinde ise ondan beş yaşında verdiği tepkiyi bekleyemezdim. Artık her şeyi kendi iradi süzgecinden geçiriyor ve kendi kararını veriyordu.

Onu anlayabilmek için kendi gençlik yıllarıma gitmeli ve olaylara onun penceresinden bakmalıydım. Çünkü o artık bir genç kızdı ve kendi elbiseleri seçebilirdi. Eteği beğenip beğenmediğini ifade etme hakkı olmalıydı. Bunu doğal karşılamalıydım. Üstelik bu yaşlarda gençler, aileye karşı ilişkilerinde sürekli muhalif ve eleştirel yaklaşım sergilerler. Bu sürecin geçici olduğunu bilmek içimi rahatlatıyordu. Doğru davranmalı, sevgi ile yaklaşmalı ve zamanı kollamalı idim. Öyle de yaptım... Aradan dört yıl geçmişti ki, kızım bütün bunları benimle birlikte konuşuyor değerlendiriyor ve tuhaf buluyordu. O günlerde bana nasıl tahammül ettin diye soruyordu. Her anne çocuğuna tahammül ederdi. Çünkü anneler hem çocuklarına karşı yoğun bir sevgi beslerler hem de bu sürecin geçici olduğunu bilirler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.