27 Mayıs 2017 Cumartesi2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:36Güneş 05:30Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:18
    • 20°C Adana
    • 20°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

İsrail’siz Ortadoğu’da Siyonizm’in rolü

Faruk Köse

ABD istihbaratının “İsrail Sonrası Ortadoğu’ya Hazırlık” raporundaki “2022 planı”nda “İsrail’siz Ortadoğu” öngörülüyor; 2022’nin Ortadoğu haritasında İsrail’e yer verilmiyor.


Rapor’da en çok dikkat çeken, ABD Dışişleri Eski Bakanlarından Henry Kissinger’in “10 yıl içinde artık İsrail olmayacak” ifadesi. Kissinger’in Yahudi kökenli olduğu düşünülürse, bu cümle daha bir önem kazanıyor. Bir diğer önemli husus, bu sonucun “Arap Baharı” ve “İslami Uyanış”ın yükselişi ve “İsrail’in bu güce karşı koyamayacağı” tezine dayandırılması; buna bağlı olarak da ABD’nin, kendi ulusal çıkarlarını izlemesini ve İsrail’in fişini çekmesi gerektiği sonucuna varılması.

Raporda verilen tarihe dikkat çekmek istiyorum. Arap yazar Bessam Nihad Cerrar’ın “İsrail’in Çöküşü 2022” adlı kitabında, İsra Suresi’nden ve surenin 7. ayetinden hareketle, Ebced hesabıyla yapılan analizde İsrail’in 2022’de yıkılacağı ifade ediliyor. Kitabın basım tarihi 1995. Yani ABD istihbaratının “İsrail’siz Ortadoğu” için verdiği 2022 tarihinden 17 sene evvel aynı tarihe dikkat çekilmiş.

ABD ile birlikte dünyayı asıl yönetenlerin “ABD’nin Derin Devleti Kabbalacı Yahudi Lobisi” olduğu, Kissinger’in de bu lobinin önemli elemanları arasında bulunduğu malum. Yahudi lobisi, “İslam’ın yükselişi”ni önlemek için kullandıkları “şiddet politikaları”nın işe yaramadığını görünce strateji değiştirdiler. Şimdi oluşmuş “kanaatleri değiştirmek”, yerleşmiş “tabuları yıkıp yeni tabular tesis etmek” için çaba harcıyorlar. Dikkat edin, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında işbirliği içinde olunan ülkelerde de “asla dokunulamaz zannedilenler”e dokunuluyor, adeta kutsallaştırılan tabular bir bir yıkılıyor. “İsrail’siz bir dünya” düşünemeyen yahudilerin kafasındaki bu tabu da bir yahudi devlet adamı ve siyaset bilimcisi Kissinger’in kalemiyle yıkılmaya çalışılıyor. Bir milyarlık “uyanmış İslam alemi” karşısında İsrail’i daha fazla koruyamayacaklarını kabulleniyorlar. ABD, daha düne kadar beyazlarla aynı mekanlarda bulunmasına bile müsaade etmedikleri bir “zenci”yi Başkan seçerek, “tabu yıkmada öncülük” etmişti biliyorsunuz.

Şimdi, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi” olarak ad ve kapsam değiştiren “Büyük Ortadoğu Projesi”nin kapsama alanına bakalım. Batıda Fas ve Moritanya, doğuda Moğolistan’a kadar Orta Asya, kuzeyde Kafkasya ve Türkiye, güneyde Arap Dünyası ve Somali. Bu geniş coğrafyada siyasi, hukuki, bilgi/eğitim, ekonomi, sosyal ve güvenlik içerikli kapsamlı bir “İslam coğrafyası dönüşüm stratejisi” yürürlükte. Asıl amaç, “ABD’nin dünya hegemonyasını sürdürmek” için ihtiyaç duyduğu yenilenmeyi sağlamak. Nitekim “Büyük Ortadoğu Projesi”, 1997’de oluşturulan “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin bir alt unsuru olarak hazırlandı; bölüm bölüm uygulanıyor.

Bu kapsamda “İsrail’siz Ortadoğu” haritasına dönersek... Müslümanların ciddi bir bakış açısını yakalaması, oyunu görüp acilen gardını alması lazım. “Yahudi sermayesinin kontrol ve denetimi”ndeki ABD’nin yeni Ortadoğu haritasında “yahudilerin prestij üssü İsrail”e yer vermemesi sizce de manidar değil mi? Bu arada görüyoruz; bir yandan Türkiye 2023 için büyük bir hazırlık içindeyken, bir yandan da Türkiye’nin Güneydoğu’sunun Kuzey Irak ve Kuzey Suriye ile birleşerek “Büyük Kürdistan”a katılmasına dair senaryolar tıkır tıkır yol alıyor.

Bu gelişmeler arasında bir ilinti yok mu dersiniz? “Küresel sermaye”yi ve dolayısıyla da “dünya siyaseti”ni tamamen kontrol eden Siyonistler, kendileri için prestij üssü olarak Filistin topraklarına kondurdukları “terör üssü İsrail”den vazgeçip Filistin topraklarını terkedecekler mi? Ya da İsrail olmasa da, 2022’ye kadar Ortadoğu bambaşka bir şekilde biçimlenecek ve yahudiler de bu yeni haritanın başına oturan unsur mu olacak? Siyonistler bunu, “Arap Baharı” tabir olunan gelişmelerle yeniden biçimlenen Ortadoğu’da uzaktan kumandalı, ama İslami görünümlü yeni yönetimler eliyle mi yapacaklar?

“BOP” ve “eş başkanlık” meselesi izaha muhtaç. ABD’de oynanan Ortadoğu’ya yönelik savaş oyunlarının bir bir, aynıyla vaki olduğuna şahit oluyoruz. Bu durumda, İsrail’siz Ortadoğu demek, tüm Ortadoğu’nun başına yahudileri oturtmak demek olmasın? Şeklen İsrail yok, ama bütün bölge siyonizmin kontrol ve denetimine girmiş, etkisi ve yetkisi altında! Siyasi ve dini önderler de buna payanda oluyorlar!

Böyle bir senaryonun hızla yürürlüğe sokulmak için hazırlanması mı sözkonusu acaba? Mesela, “Büyük Kürdistan” İsrail’in bırakacağı boşluğu doldurmak için kuruluyor olabilir mi?

Müslümanlar aklını başına alıp, kendi haritalarını kendileri hazırlamalı: Hilafet çatısı altında, Birleşik İslam Devleti...

Yoksa, birileri bizi yüz yıldır bazı haritalara hapsetti, bir yüz yıl da yeni bir haritaya hapsederek sömürmeye devam ederler.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.