27 Mart 2017 Pazartesi29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 18°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 89.695 -0.76
  • Altın: 145,882 1.02
  • Dolar: 3,6126 0.02
  • Euro: 3,9283 0.67

Kılıçdaroğlu’nun evrak-ı perişanı


Abdurrahman Dilipak

Ne olacak bu Kılıçdaroğlu’nun hali.


Yenilen güreşe doymaz derler.

Hani bir de şansı yaver gitse!..

Birileri eline bir belge veriyor, bakıyor, bu iktidar aleyhinde ise hemen basının önüne çıkıyor, ağzına geleni söylüyor..


Başbakana “hain” dedi. Muhtemelen yine tazminat ödeyecek.

Başbakan, “Ben dava açmaktan, tazminat almaktan bıktım, o mahkûm olmaktan, tazminat ödemekten bıkmadı” diyor..


Kılıçdaroğlu’nun son vukuatı “Oslo görüşme zabtı” diye takdim ettiği bir bilgisayar çıktısı ile ilgili..

Erdoğan bunu ele geçirdi ya, durur mu!


Kılıçdaroğlu “Ergenekonun avukatlığı”nı yapıyor ya, evrakları mı karıştırdı ne yaptı ise, PKK’nın sızdırdığı evrakı alıp, “Eureka..

Eureka” diye sokağa fırladı..


Meğer bu “belge” Oda Tv’de daha önce yayınlanmış.

Yani PKK’nın sızdırdığı belgenin servisini Oda Tv yapıyor..

CHP’ye de bu işin sözcülüğü düşüyor..


Amerika’da planlanan bir senaryonun Cumhuriyet’e nasıl manşet olduğunu okumuştuk geçenlerde.

Şimdi de, Wikileaks belgesi ile hesap sormaya çalışıyorlar..


Kılıçdaroğlu Wikileaks’a güvendiği kadar, Amerikan istihbarat ajanına, Amerikan elçisine güvendiği kadar Erdoğan’a güvenmiyor!

Kılıçdaroğlu belki de Esed ve Muhaberat’a daha çok güveniyordur, MİT’e güvendiğinden..

Bunlar hep aynı kafa.


Hakim Çetin Doğan’a sormuş: Mesleğiniz!
Cevap: Teröristim..

Sonra düzeltiyor:

“Benim emekli orgeneral olduğumu herhalde biliyorsunuz.

Niye soruyorsunuz.

”
Mahkemede bu kural.

Daha sorması gerekirdi:

“Okur yazar mısın?” diye.


Ben yazarım diyorum, hakim yine soruyor; okur yazar mısın?


Belki bin kez bunu yaşadım..

Biraz garip gelse de, kafa tutmadım.

Meydan okumadım.

Alay etmedim.

Çetin Doğan da öğrenecek bunları.


Bu olay günler önce yaşandı.

Ben Ankara’da Erkaya davası için yine mahkeme kapısındaydım.

Yaralarım depreşti birden..


Aslında “teröristim” derken, belki de ironi yaparken gerçeği de söylemiş olabilir mi?

Aslında ilk derece mahkemesinde çarptırıldığı ceza suçun ağırlığını göstermesi bakımından önemli..


Bu arada, hemen belirtelim.

Yıldırma, caydırma, bastırma amacı güden siyasal şiddetin adıdır terror.

Onun için darbecilerin toplumu terrorize ettiği söylenir.

Soğuk savaş dönemindeki kör şiddetin arkasında da bu derin yapının olduğu yazılıp çizilir..


“Orgeneral” olduğunu söylüyor ama, Yargıtay cezasını onaylarsa “Er” olacak.

Bunun da farkında.

Belki oradan takıntısı olabilir..


Çetin Doğan, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor..

Bu olay mahkemede yaşanıyor..


Yargıda usul bu.

Ben seni tanıyorum ama, sen söyle, senin adın ne.

Bunu soracak..

Benim seni tanımam değil, senin ikrarın sözkonusu..


Adını soruyor ki, okunuşu yazılışı tamam mı?

Başka bir ismi daha var mı?


Amaaan aman!

Geçen gün bir hanım yazar, Sakarya’da içki içecek bir meyhane bulamamaktan yakınıyor..

Biz yıllarca içkisiz lokanta bulamadık.

Otobüs duraklarında namaz kılacak mescid yoktu.

Şimdi var..

Biz açtık. Biz yaptık.

Şimdi içkisiz otel bulma zorluğu var..

İsteyen meyhane açıyor, ama meyhane de meyhaneci de azalıyor.

Yeşilay iyi çalışıyor.


Namaz kılan bir insan da laiklik olsun, özgürlük var diye lokantasına şarap koymaz. Kimse kusura bakmasın..

Kendi meyhanelerini kendileri açsınlar.

Bizim bakkalımız da içki satmaz..

Bunu intikam almak için, rövanş olarak da yapmıyoruz.

Bu bizim inancımız.

Ama laikler bir türlü bunu anlamak istemiyor..

Onun için başörtüsü konusunda neler çektirdiler bize.

Kurban derilerimize el attılar..

Sonunda ülkenin geldiği nokta ortada..

Cadı avına çıkar gibi başörtüsü avına çıkanların geldiği yer de ortada..


Çetin Doğan’ın avukatı İstanbul Barosu.

Gönüllü avukatı, Kılıçdaroğlu..


Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Barosu’nun umudu, kurtarıcı önderlik makamı Ergenekon takımı.
Al birini vur ötekine..

Çetin Doğan darbeyi yüzüne gözüne bulaştırdığı yetmiyormuş gibi, sanık oldu, bu defa da savunmayı yüzüne gözüne bulaştırdı..

“Teröristim” diye savunma yapıyor.

Yargı ile şaka yapılmayacağını bilmiyor.

Nasıl üstünüzle böyle bir şaka yapamaz iseniz, yargı ile de ironi filan diye şaka yapamazsınız.

Kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşarak varacakları yer bundan başkası olamazdı..

Tabii kılavuzları “Darbeci Baro” ve CHP gibi kurumlar olunca, olacağı bu..
Sonuçta “etme-bulma dünyası” bu dünya.

Kendi düşen ağlamaz.. 


Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.