20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 29°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 26°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 27°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 31°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,148 0.44
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

Allahım Bizi Gafletten Kurtar

M. Şevket Eygi

Dünyanın imarı, âhireti kurtarmak ve ebedî saadeti kazanmak için yapılır. Dünya gaye=amaç değildir, vasıta ve alettir. Dünya hayatını esas kabul eden ve sırf dünya için çalışıp çırpınan ehl-i dünya, dünya-perestler, varlık imtihanını kaybeder, müflis olur, korkunç zararlara uğrar, maazallah ebedî saadetlerini bile kayb edebilirler.

Allah insanları, Kendisine ibadet=kulak etsinler diye yaratmıştır. Kur'ana, Sünnete ve icmâya göre, ibadet listesinin başında beş vakit namaz gelir. Beş vakit namazı terk eden ve şehvetlerine uyan azgın ve gafil bir Müslüman toplum iflah olmaz.

Mü'minlerin alim ve fâzılları, bütün maddî ve mânevî imkanlarını seferber ederek halkı önce sahih imana, sonra beş vakit namaz kılmaya çağırmalıdır.

Bütün Türkiye bir iman, İslam, Kur'an, Sünnet, Şeriat dershanesi haline getirilmelidir.

Farzları terk veya ihmal edip nafilelere önem vermek dengesizliktir.

Müslümanların paralarını, sadakalarını, zekatlarını, mallarını toplayıp da bunları Allah, Resulullah, Kur'an, Sünnet ve Şeriat yolunda doğru dürüst sarf etmeyenler haindir, fâsıktır, fâcirdir, gafildir. Veyl onlara!

Zekat paralarıyla kendilerini övdürenlere yazıklar olsun, yuf olsun onlara!... Bütün övgüler, hamdler, sipaslar Allahü Teala ve Tekaddes hazretlerinedir.

Ruhbanlarını erbab=rabler haline getirip putlaştıranlar gizli şirk üzerindedir.

Saf ve cahil Müslümanlardan toplanan zekat paralarıyla enelerini tatmin edenler ve gönüllerde şeytanî saltanatlar kuranlar haindir.

En büyük hizmetler şunlardır:

1. İmanı olmayanların iman etmelerine vesile olmak için gereken çalışma ve telkinatı uygun ve etkili şekilde yapmak.

2. Beş vakit namaza başlatmak.

3. İnsanların İslam ahlakı ile mütahalli=süslü, ziynetli olmalarına, bilhassa doğru, dürüst ve âdil olmaları çalışmak. İnsanları mezmum=kötü huylardan kurtarmaya çalışmak.

4. Müslümanların, tek bir İmama biat ve itaat eden hayırlı bir Ümmet olması için Kur'ana, Sünnete göre çalışmak.

5. Allahın indirmiş olduğu hükümlerle hükm edilmesi için çalışmak.

6. Mâruf ile emr ve münkerden nehy etmek.

7. Faydalı din ve dünya ilimlerini yaymak, halka ilmihalini ve ahlakını öğretmek.

8. Halkın yarısını oluşturan kadın ve kızları ıslah etmek, onları İslam, Kur'an, Sünnet, Şeriat dairesi içine sokmak, böylece onlara şer'î hürriyet ve haysiyet kazandırmak.

9. Müslümanları şeytanî ve cehennemî dalâlet=sapıklık fırkalarının ve hiziplerinin bozuk inançlarına ve görüşlerine karşı uyandırmak, aydınlatmak, bilgilendirmek, korumak.

Müslümanlar!

Din elden gidiyor. Şeriat elden gitmiş bile... Böyle bir devirde turistik şahane lüks nafile umre ibadetiyle, birtakım gazete ve dergilere abone kaydetmekle, birtakım din baronlarının reklamını yapmakla; papazlar, patrikler, hahamlar ve zangoçlarla iftarda muhabbet etmekle vakit geçirilmez, bunlara para harcanmaz.

Asıl en büyük hizmet iman, İslam, Kur'an, Sünnet, Şeriat, Ahlak hizmetleridir.

Müslümanlardan din için toplanan paralarla Firavun gibi lüks hayat sürenler, aşırı konfor içinde yaşayanlar haindir, merduttur.

Yol Allahın gösterdiği yoldur. Resulullahın yürüdüğü yoldur. Sâlih Seleflerin yoludur. Hulefa-i Râşidînin yoludur. Dört mezheb imamı müctehidlerin yoludur. Zindana atılan, kırbaçlanan Ebu Hanifenin, Ahmad ibn Hanbel'in yoludur.

Yol Abdülaziz ibn Ömer'in yoludur.

Yol Abdülkadir Geylanî'nin, Ahmed er-Rufaînin, Mevlana Celalüddinin, Şah Nakşbend'in, İmamı Rabbanînin, Hasan eş-Şazelinin, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî'nin ve diğer büyüklerin yoludur.

Gazalinin, Serahsinin, Şa'ranî'nin ve diğer rabbanî ulemanın yoludur.

Yol seyyidlerin ve şeriflerin yoludur.

Allah için kurban, küp için kavurma zihniyetiyle biz adam olamayız ve kurtuluşa eremeyiz.

Din sömürüsü Mevlaya değil, belaya götürür.

Ey fâsık!.. O nemrudî lüks arabayla kıldan ince kılıçtan keskin Sırat köprüsünden nasıl geçeceksin?

Allahım bugünkü koyu, zifiri, yoğun gafletten bizi kurtar.
* (İkinci Yazı)
Camilerdeki Bid'atler

Camilerdeki çirkin ve gülünç bid'atlerden bazıları:

(1) Abdest tazelemek isteyen Müslümanlardan WC parası alınması. (Vakıflar cami helalarını kiraya veriyormuş. Rezalet!.. Elf kere rezalet...)

(2) Cami avlularına WC WC WC Men Women One Turkish Lira yazılı bir sürü pis ve iğrenç levhalar konulması.

(3) Kapılara poşet sandıkları konulması ve iri yazıylı "Müslüman pabucunu poşete koy emi" gibi levhalar asılması.

(4) Müslüman kardeşim pabucunu öyle değil böyle tut mealinde uyarılar yapılması.

(5) Ayakkabılıkların üst tarafına buraya ayakkabı koymayınız yazıları yazılması.

(6) Kutsal mabetlerin mihrap tarafına, en görülecek yerlere, en adisinden işporta işi pilli duvar saatleri asılması. Sanat kültürüne sahip medenî bir Müslüman böyle berbat saatleri evinin kapısından içeri sokmaz.

(7) Camilerin görünür yerlerine üflemeli klima cihazları yerleştirilip sıcak günlerde içeriye terli terli giren Müslümanların hasta edilmesi.

(8) On beş kişilik cemaate sabit ve yakaya asılan seyyar mikrofonlarla bağıra bağıra namaz kıldırılması.

(9) Akustik ilmine ve tekniğine aykırı ses düzenlemeleri yapılması ve minarelere gerekenden çok fazla hoparlör yerleştirilip 120 desibel şiddetinde ezan okunarak hem Ezan-ı Muhammedî'ye, hem de kulaklara zarar verilmesi.

(10) Bazı tarihî camilere, turistler için Tarzan İngilizcesiyle, Tarzan Fransızcasıyla, Tarzan Almancasıyla yalan yanlış uyarılar yazılması.

(11) İmamlığın namaz kıldırma memurluğuna dönüştürülmüş olması.

(12) Camilerde halka İslam'ın, imanın, ilmihalin, İslam ahlak ve edebinin, İslam kardeşliğinin öğretilmemesi.

(12) Hutbelerde diş sağlığının ve diş fırçalamanın önemi gibi minberin vakarına yakışmayan ısmarlama hutbeler okunması. Bazı bayramlarda Paşa'ya rahmet okunması.

(13) İki yıl önce bir yatsı ve teravih namazında Ankara Hacı Bayram camiine, erkek cemaat alınmayıp, kutsal mekanın sadece kadınlarla doldurulması, erkeklerin dışarıda bırakılması. (On dört asırlık İslam tarihinde görülmemiş, korkunç bir bid'attir.)

(14) Cuma hutbelerinde cemaatten para istenmesi.

(15) İlk safta imamın tam arkasına, yeterli fıkıh bilgisi olmayan, kısa kollu tişört giymiş başı açık bir kimsenin geçmesi. (İmamın arkasında duran kişi hîn-i hâcette imama vekalet edebilecek ilme sahip bir kimse olmalıdır.)

(16) Namaz kılan erkeklerin başlarında takke, imame, islamî serpuş bulunması edeb ve sünnetine riayet edilmemesi ve Diyanet görevlileri tarafından cemaatin bu konuda zerrece aydınlatılmaması, bilgilendirilmemesi.

Muhterem Diyanet İşleri Başkanlığının dikkatine saygıyla arz edilir.

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.