11 Aralık 2017 Pazartesi23 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:39Güneş 08:12Öğle 13:04İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 17°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 108.863 0.87
  • Altın: 154,185 0.08
  • Dolar: 3,8311 -0.11
  • Euro: 4,5213 0.35

Onları kaybettik

Fatma Tuncer

Gençlerini kaybeden bir toplumun geleceği yoktur. Benim yaşadığım topraklarda ise, binlerce genç bu kayıp kervanına katılarak insanlığın bağrından silinip gidiyor. Onlar artık bu toplumun kayıp çocukları. Zira kaybetmek yakınlarınızdan sadece fiziki olarak ayrılmanız değildir. Bununla beraber ruhsal ve duygudaşlık olarak ayrışmanız ve farklı kulvarlarda yaşamanızdır. Çocuklarımız bedenen yakınımızda ama yaşam tarzı, zihinsel ve düşünsel yapısı, hayalleri gelecekle ilgili beklentileri bakımından onlara bir türlü ulaşamıyoruz. Biz çocuklarımızı Batı ile doğu arasında kaybettik. Bu içimizde kanayan bir yaradır. Çocuklarımızın tarihi köklerinden uzaklaşmaları, suça bulaşmaları, evinden ailesinden toplumundan uzaklaşmaları gösteriyor ki bu çocuklar bu toplumun yitik evlatlarıdır artık...

Suç oranı her geçen gün artıyor... Cinayet, tecavüz, hırsızlık, gasp... gibi suçlara dahil olan çocuklarımız, gelecek için büyük tehlike oluşturuyor. Fakat anne babalar bu gerçeğin şimdilik pek farkında değiller. Evden kaçan, aile içinde ya da dışarıda suç eğilimi gösteren, madde bağımlısı olan bu çocuklar için bir kurtuluş öyküsü yazılmalıdır. Bu öyküye anne baba eğitimciler ve toplumun bütün duyarlı insanları dahil olmalıdır.

Gençlerin hazin öyküsü elbette siyasi ve sosyal çevreler tarafından da gündeme getiriliyor. Bu konuda çeşitli çözüm arayışları da var. Ancak şu bir gerçek ki, bu gençler İslam ahlaki ile yeniden hayat bulmadığı sürece, getirilecek çözüm önerileri tek başına bu çocukları kurtarmaya yetmeyecektir.

Problemin teşhisi yapılırken, kusur sadece nesillere ya da çağlara atfedilmemelidir... Öncelikle meselenin özüne vakıf olunmalı, sonra da hak ve batıl mücadelesi içinde halkların yeniden eğitilmesi gündeme gelmelidir. Eğer bizler çağın ve mekanın dayatmalarından kurtulup, iman şemsiyesi altında toplanır, medeniyet köklerimizden gelen o saf düşüncelerimizi yeniden kazanabilir, halkları, cemiyetleri, aileleri cadde ve sokaklarımızı yeniden tanzim edebilirsek o zaman çocuklarımızı pekala kazanabiliriz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.