21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 28°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 23°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 24°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,630 1.09
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Kurban Bayramı

Şevket Tandoğan

Sene içindeki iki mübarek dînî bayramdan birisi olan Kurban Bayramını çok şükür idrak etmiş bulunuyoruz. Hac ve Kurban kesimi gibi, İslâm’ın şiârından iki mühim vecibeyi bünyesinde barındıran bu kutlu bayramın hayırlı ve mübarek olmasını temenni ediyorum.

Bu günler ve bu günlerde huzura yükselen dua ve ibadetler hürmetine, Mevlâ bizleri üzecek her türlü belâ,musibet,trafik kazaları ve terörden muhafaza buyursun. Yüce Rabbimiz bayramın ruhuna uygun şekilde; sevgi, saygı, birlik, kardeşlik ve huzur içinde güzel bir bayram yaşamayı nasip etsin.

Bilindiği üzere; bayram bir sevinç, ferah ve kaynaşma günü demektir. Tebrikleşmeler, ziyaretler, barış ve kucaklaşmalar bayramın en önemli özelliği ve güzelliğidir.

Bayram günleri erken kalkmak, duş almak, güzel kokular sürünmek, en güzel kıyafetleri giymek, karşılaştığı kimselere güler yüzlü olmak, mümkün olduğunca hediyeleşmek, çocukları ve fakirleri sevindirmek müstehabtır.

Dördüncü gün ikindi namazına kadar her namazın farzından sonra teşrik tekbiri getirmek vaciptir. Bayram gecelerini de zikir, dua ve ibadetle ihya etmek gerekir. Özellikle bayramı tatil olarak değerlendirmek isteyen kardeşlerimiz bu noktaya çok dikkat etmelidirler.

Hz.Peygamberimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret ettiğinde, oradaki halkın cahiliye döneminden kalma iki bayramı olduğunu öğrenince, onlara şöyle buyurmuştu: “Allâhü Teâlâ size o iki bayrama bedel, onlardan daha hayırlı iki bayram günü ihsan buyurmuştur. Birisi Ramazan, diğeri de Kurban bayramı günleridir.”

İdrak etmiş olduğumuz Kurban Bayramı, İslâm ümmetine Cenab-ı Hakkın bir lütfu ve ihsanı olduğuna göre; ümidimiz ve niyazımız odur ki; bu bayram Müslümanların uyanışına ve yaralarını sarıp kardeşçe kucaklaşmalarına vesile olsun.

Bayramlarda mü’minler arasında artan muhabbetle kardeşlik duyguları, yeri-göğü inleten tekbir sedaları arasında kılınan bayram namazları, temiz kalplerden yükselen samimî duâlar ve gönülden coşup gelen musafahalar öyle azametli ve muhteşem bir manzara arzeder ki, Rahmet-i ilâhi coşar bayramda umumî aff ilan edilir.

Kurban Bayramında, kıblesi Ka’be olan herkesin yüreği, İsmâilî bir itâat ile İbrahimî bir sadâkatin lezzetini bir arada yaşar. Mü’minler, Bayram vesîlesi olarak Hz.Peygamberimize ikram edilen Kevser’e kavuşmak ve kana kana içmek ümidiyle, Rabbine şükür için bayram namazı kılar, kurban keserler.

Kesilen kurbanların eti ve kanı ilâhî huzura elbette yükselmez. Ancak kurban sahibinin ihlas ve ittika içinde düzgün bir niyetle Rabbisine yönelişi Allah’ın rızasını celbeder ve uğrunda kesilen kurbanı sahibinin kusurlarına bedel olarak kabul eder. Böyle bir halis niyetle kurban kesenler inşaallah korktuklarından emin, umduklarına nâil olurlar.

Kurban etleri, deri ve sair bölümlerinin muhtaçlara, özellikle ilim-irfan müesseselerindeki imanlı gençlere ikram edilerek, onların hayır duasının alınması gerekir. Zaten bu tip hayır kurumlarının idamesi Müslümanların desteğiyle mümkündür.

Tabii ki, içimizi sızlatan, bizi yaralayan maddî ve mânevî sıkıntı ve ıztıraplarımız vardır. Bayramlarda bile sevinemez, tebessüm edemez olduk. Bizzat kardeşleri tarafından çeşitli hile ve tuzaklarla kuyuya atılan Hz.Yusuf gibi imtihana tabi tutulanlarımız var. Evlat acısıyla yanıp tutuşan ve günlerce gözyaşı döken Hz.Yâkup misali dert küpü olanlarımız var. Mensubu olduğu kardeşleri tarafından yargısız infaza uğrayarak düşman muamelesi gören sadık muvahhidler var.

Evet bizler bugün Yûsuf’umuzu, yuvamızı, yurdumuzu kaybetmiş olabiliriz. Elbette bunun bir hikmeti, maslahatı vardır. Lâkin kâmil Mü’minler, her zaman ümitvâr olmalıdır. Hiçbir zaman ve zeminde ye’se düşmemek lazım. Sıkıntılı ve zor zamanlarımızda Rabbi’mize iltica etmeli, şikâyetimizi ona havale etmeliyiz.

Bayramın huzur, barış ve güzelliklerle dolu geçmesi dileğiyle, bayramınızı tebrik ederim. Kurbanlarınız makbul olsun.





UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.