17 Ocak 2017 Salı19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:47Akşam 18:10Yatsı 19:35
    • 12°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 82.363 0.80
  • Altın: 147,310 -0.03
  • Dolar: 3,7689 -0.95
  • Euro: 4,0344 -0.03

Sessizliğin arkası

Fatma Tuncer

İşe yeni başlamıştı... İnsanlar ilk etapta bu kadını hiç sevmediler. Yüzünde hüzünlü bir ifade vardı. Dalgındı, konuşmuyor, gülmüyor, etrafına hiç bakmıyor sadece işini yapıyor mesai saati bittiğinde de gidiyordu. Aynı iş yerinde çalışan insanlar bu kadına bir türlü alışamamışlardı. Kısa sürede kulisler oluşmuş kadının ardından gülüşmeler, kaş göz işaretleri, küçümseyici ifadeler kullanılır olmuştu. Kadına bir de " suratsız" lakabı takmışlardı.

Bir öğle vakti onu mutfakta çayını yudumlarken buldular. Aralarından biri bütün cesaretini topladı ve "pek konuşmuyorsun, sanırım ortama alışamadın?" dedi. Kadın sustu, aynı kişi tekrar sordu bir sorununuz mu var? Kadın bu kez başını kaldırdı ve gözleri dolu dolu "anlatırsam roman" olur dedi. Kadının bu sözü etraftakilerin ilgisini çekmişti ve onu anlatması için sıkıştırdılar. Elindeki bardağı yere koydu ve otuz beş yıllık dramatik hayatını iki saatte özetleyiverdi: Bir aylıkken yetimhaneye verilmiş, anne babasını hiç tanımıyor. On sekiz yaşında yetimhaneden çıkmış ve bir iş yerinde çalışmaya başlamış. Burada başına talihsiz bir olay gelmiş, işten çıkıp sokaklara düşmüş. Üç yıl sokaklarda yaşamış. O günlerde genellikle cami avlularında sabahlamış. Aç kalmış, sokaklarda dayak yemiş, itilmiş kakılmış. Açlıktan bayıldığı bir günde vatandaşlar tarafında hastaneye kaldırılmış, burada bir hanımla tanışmış. Onun vasıtasıyla bir derneğe yerleştirilmiş. İki yıl burada çalıştıktan sonra evlenmiş ama evliliğinin ikinci yılında eşi vefat etmiş. Bir gün bir ilan görmüş ve memurluk sınavlarına girmiş, kazanmış ve kendini işine vermiş..."

Kadın konuşurken, dinleyenlerin vicdanlarında bir sızı belirdi, keşke onu tanımaya çalışsaydık, o kadar da dedikodusunu yaptık diye hüzünlendiler. Ama söylenen sözü geri almak mümkün değildi. Söylenenler bu insanların kör vicdanlarına gömülmüştü bir kere. Ama şu gerçeği bir kez daha görmüştük: İnsanların görünüşüne bakarak karar verenler her zaman yanılmıştır. O nedenle kimse tanımadığı bilmediği kişiler hakkında kem söz söylememelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.