23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 26°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Sessizliğin arkası

Fatma Tuncer

İşe yeni başlamıştı... İnsanlar ilk etapta bu kadını hiç sevmediler. Yüzünde hüzünlü bir ifade vardı. Dalgındı, konuşmuyor, gülmüyor, etrafına hiç bakmıyor sadece işini yapıyor mesai saati bittiğinde de gidiyordu. Aynı iş yerinde çalışan insanlar bu kadına bir türlü alışamamışlardı. Kısa sürede kulisler oluşmuş kadının ardından gülüşmeler, kaş göz işaretleri, küçümseyici ifadeler kullanılır olmuştu. Kadına bir de " suratsız" lakabı takmışlardı.

Bir öğle vakti onu mutfakta çayını yudumlarken buldular. Aralarından biri bütün cesaretini topladı ve "pek konuşmuyorsun, sanırım ortama alışamadın?" dedi. Kadın sustu, aynı kişi tekrar sordu bir sorununuz mu var? Kadın bu kez başını kaldırdı ve gözleri dolu dolu "anlatırsam roman" olur dedi. Kadının bu sözü etraftakilerin ilgisini çekmişti ve onu anlatması için sıkıştırdılar. Elindeki bardağı yere koydu ve otuz beş yıllık dramatik hayatını iki saatte özetleyiverdi: Bir aylıkken yetimhaneye verilmiş, anne babasını hiç tanımıyor. On sekiz yaşında yetimhaneden çıkmış ve bir iş yerinde çalışmaya başlamış. Burada başına talihsiz bir olay gelmiş, işten çıkıp sokaklara düşmüş. Üç yıl sokaklarda yaşamış. O günlerde genellikle cami avlularında sabahlamış. Aç kalmış, sokaklarda dayak yemiş, itilmiş kakılmış. Açlıktan bayıldığı bir günde vatandaşlar tarafında hastaneye kaldırılmış, burada bir hanımla tanışmış. Onun vasıtasıyla bir derneğe yerleştirilmiş. İki yıl burada çalıştıktan sonra evlenmiş ama evliliğinin ikinci yılında eşi vefat etmiş. Bir gün bir ilan görmüş ve memurluk sınavlarına girmiş, kazanmış ve kendini işine vermiş..."

Kadın konuşurken, dinleyenlerin vicdanlarında bir sızı belirdi, keşke onu tanımaya çalışsaydık, o kadar da dedikodusunu yaptık diye hüzünlendiler. Ama söylenen sözü geri almak mümkün değildi. Söylenenler bu insanların kör vicdanlarına gömülmüştü bir kere. Ama şu gerçeği bir kez daha görmüştük: İnsanların görünüşüne bakarak karar verenler her zaman yanılmıştır. O nedenle kimse tanımadığı bilmediği kişiler hakkında kem söz söylememelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.