17 Ocak 2018 Çarşamba1 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:49Güneş 08:19Öğle 13:20İkindi 15:47Akşam 18:09Yatsı 19:33
    • 11°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 115.978 1.36
  • Altın: 164,065 0.48
  • Dolar: 3,8194 0.43
  • Euro: 4,6678 0.37

Nasihatnâme

Şevket Tandoğan

Bu yazımda şiirin diliyle hitap etmek istiyorum. Zira en müessir söz; şiir ve mûsıkîdir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de manzum ayetler de mevcuttur. Birçok sûre’de olduğu gibi, bil’hassa Rahman sûresi bunun en güzel örneğidir. Tarihimizde edebiyat ve şiir çok gelişmiş ve edîpler, şâirler büyük itibar görmüş, saraylarda ağırlanmışlardır.

Mâlümunuz, şâirlik hak vergisi müstesnâ bir kabiliyettir. Bendenizde yok. Ama şiiri çok sever, şâirlere hürmet ederim. 17.yüzyıl hat ve nakış ustası, minyatürleriyle de ünlü şâir LEVNÎ nin “ATALAR SÖZÜ DESTANI” isimli şiirini çok beğenirim. Bu şiirde hem aktüel konularla ilgili, hem de kalıcı nasihatler yer almaktadır. Bu sebeple yazımın başlığı “NASÎHATNÂME” dir.

ATALAR SÖZÜ DESTANI

Tut atalar sözünü kalb-i selîm ol,
“Gönülden gönüle yol var” demişler.
Gider yavuzluğu, tab-i halîm ol,
“Keskin sirke küpüne zarar” demişler.
Her kâr’a uzatma elin, eteğin,
Yelkovana döner âhir, emeğin,
Nitekim göllerde şaşkın ördeğin,
Başın kor kıçından dalar demişler.
Aldanma cihânın sakın varına,
Düşmeye gör onun ah-u zârına,
Bugünün işini koyma yarına,
“Yar yıkıldığı gün tozar” demişler.
Çoktur bu âlemde boşa yelenler,
Kande bilenler ile bilmeyenler,
Eskiden âdettir; “dağdan gelenler,
Bağda olanları kovar” demişler.
Dediler bu pendi sordumsa kime,
Tuz-ekmek bilmez’e müşkilin deme,
Kül-kömür ye, nâmert lokmasın yeme,
Gün olur, başına kakar demişler.
Arzeyle bu pendi kendi özüne,
Dost addetme her güleni yüzüne,
İncinme dostunun doğru sözüne,
“Doğru söz insana batar” demişler.
Bir mürşid-i kâmil bulmayanlara,
Pirler nasihatin almayanlara,
Sözünün sübûtu olmayanlara
“Dipsiz kile, boş bir ambar” demişler.


“Güneş balçıkla sıvanmaz” ey dil,
Bî-zeban (dilsiz) de olsa, bellidir kâmil,
Kendinden gayriyi beğenmez cahil,
“Kendi çalar,kendi oynar” demişler.
Hileyi irtikâp etme,kıl hazer,
Desinler sana “bir er oğlu er,”
Sen elin kapısın çalarsan eğer,
El de senin kapın çalar demişler.
Gerek şakî olsun, gerekse saîd,
Kerîm, kereminden eylemez teb’id,
Böyledir. Mevlâdan sen kesme ümîd,
Gün doğmadan neler doğar demişler.
Yırtıcı kuşların ömürleri az,
Bir ipte iki cambaz oynamaz,
Şah-rah’ta (cadde) kuyuyu kâmetince kaz,
Es-kaza ayağı kayar demişler.
Levnî, nasihati pirlerin böyle,
Darb-ı meselleri nazm ile söyle,
Meydan-ı hünerde ağırlık eyle,
Ağır basan yeğni (kolay) kalkar demişler.

NOT: Sütunumun darlığı yüzünden bazı kıt’aları atladım. Anlaşılması güç olan kimi kelimeleri Türkçe sadeleştirerek yazdım. Merhum Şâir Levnî’ nin ruhu şâd olsun…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.