Kenan Alpay

Kenan Alpay

Tekbir’in Yıkıcı ve Kurucu Misyonu

Tekbir’in Yıkıcı ve Kurucu Misyonu

Tekbir yani Allah-u Ekber İslam coğrafyasının tartışmasız en güzel, en güçlü sloganıdır. İnsan ve toplumu özüne davet eden, fıtratını aslına uygun bir biçimde yeniden inşa eden bir moral kaynağıdır Allah-u Ekber!


Acıların, dertlerin, hüzünlerin, çaresizliğin ve en derinden yakarışın samimi sadasıdır Allah-u Ekber. Ama aynı zamanda sevincin, ümidin, zaferin ve elbette ki halisane şükrün edasıdır Allah-u Ekber.

Tekbir ile kendini ifade eden müminler zulme karşı adaleti savunuyorlar. Allah-u Ekber, düşmanlığı teşvik eden fitnelere karşı kardeşliği tesis edecek merhametin membaıdır.

Küfrü, zulmü, fitne ve fesadı sevenlerin neşesini kaçıran Tekbir tercihini imandan, kardeşlikten, dayanışma ve paylaşmaktan yana koyanların hayırlar üreten reçetesidir.

Doğruluğu, iyiliği, güzelliği bütün bir insanlık adına kuşanma azmindeki müminlerin yol haritasıdır Allah-u Ekber!

Zalim Düzenleri Yıkmak İçin Tekbir!

Orta Doğu’nun zalim düzenlerini derinden sarsan halk ayaklanmasının ana formülü her zaman olduğu gibi Tekbir’di.

Tunus, Mısır, Libya, Suriye’deki (Yemen, Ürdün ve Kuveyt başta olmak üzere diğerlerini de buraya eklemek için çok zaman kalmadı) yolsuzluk rejimlerini yıkmak üzere sokaklara dökülen Müslüman halklar bütün itiraz ve taleplerini bir araya katıp kısaca Allah-u Ekber ile formüle ettiler.

Despotik rejimin adının cumhuriyet ya da krallık olmasına, ABD veya Rusya’ya yaslanmasına hiçbir ehemmiyet vermeksizin coğrafyamızın, tarihimizin, toplumumuzun iffetine musallat olan elleri kesme kararlılığıdır Tekbir.

Ahlaksızlık, yolsuzluk, işbirlikçilik üzerinde yükseltilen, insan ve toplumu çürütmek üzere kurgulanmış rejimleri tarihin çöplüğüne gömme azminin ete kemiğe büründürülmesinden başka bir şey değildir Allah-u Ekber.

Zeynelabidin bin Ali’ye Tunus’u, Kaddafi’ye Libya’yı, Mübarek’e Mısır’ı ve Esed’e Suriye’yi dar eden siyasal iradenin kökleri Tekbir’e dayanır, Tekbir’den mayalanır. Zalimlerin kibrini, saltanatını, fiyakasını bozar. Azmış ve şımarmış iktidar sınıflarının önce hizaya sonra da hesaba çekilmekten kurtulamayacağını deklare etmektir Allah-u Ekber.

Cinayet, gasp, işkence, yolsuzluk rejimleri Tekbirler eşliğinde yıkılmalı ki artık gözyaşları dökülmesin, acılar çekilmesin, hayatlar kararmasın. Kesin olan şu: Tekbir’in söylem ve eyleme yönelttiği Müslüman halklar zulmü gidermek, zalimleri def etmekle mükellefler. Her zaman ve her yerde, istisnası olmaksızın!

Adalet ve Merhameti Tesis Etmek İçin Tekbir!

Etnik ve mezhebi ayrışma, sınıf temelli çatışma, emperyalist politikalara yaslanma gibi hastalıkların köküne kibrit suyu döken bir direniş çağrısıdır Allah-u Ekber. Teslimiyet bayrağı çekmeye, zevk ve konforu alışkanlık edinmeye teşvik eden vesveselere verilecek en sert notadır Tekbir.

Herkes için adaleti temin etmek üzere girişilmiş kutlu bir mücadelenin arkasında durmak kardeşliğin gereği. Ama şunu iyice belleyelim: Zulme karşı direnen kardeşlerimiz için sadece (sözlü) dua etmemiz yetmez. Dua eden herkes yardım etmeli, yardım ediyorsa etrafındaki insanları yardıma teşvik etmeli.

Adaletin ve merhametin tesisi için tek başına dua yeterli olamaz. Tankların, savaş uçaklarının, işkenceci çetelerin karşısında savaşım verenleri kim destekleyip donatacak? Zalimler kendiliğinden yıkılıp gitmeyeceği gibi adalet ve merhametin hâkimiyeti de kendiliğinden gelmez.

Tekbir sadece yıkan değil önce yıkan sonrasında inşa eden bir söylemdir. Yol yordam öğreten, moral motivasyon aşılayan, basiret ve cesaret trendini belirleyen hayat felsefesidir.

Yeryüzünde küfür ve zulüm üzerine kurulan tüm iktidarlara karşı söylenecek Allah-u Ekber’den daha güzel bir söz var mı? Huzur ve sükûnete susamış, adalet ve özgürlüğe hasret toplumları aradıklarına kavuşturacak istikamettir Allah-u Ekber. Zalimleri titretip korkutması, mazlumları umutlandırıp sevindirmesi Tekbir’in tabiatının gereğidir.

Tekbir ile zalim düzenlerin yıkılıp gidişine, adalet ve merhameti kuşanan hayır sahibi bir düzenin kuruluşuna start verilir. Allah-u Ekber, Allah-u Ekber…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Kenan Alpay Arşivi