28 Temmuz 2017 Cuma5 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 28°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 107.700 -0.64
  • Altın: 143,961 0.56
  • Dolar: 3,5286 -0.12
  • Euro: 4,1426 0.49

Davet İçin Bir Hamle Daha

Cemal Nar

Davet, irşat ve tebliğ bizim için çok önemli bir alandır ve ne kadar işlenirse işlensin, her zaman ve zeminde yeni eserlere ihtiyaç duyulan bir konudur. “Bu kadar yeter” denilemez yani.

Bizim bu okumalardan bir amacımız da, kaybettiğimiz davet ve tebliğ aşk, şevk ve heyecanımızı yeniden yakalamak, davet için yüreklerimize bir ateş düşürerek içimizde bir arzu oluşturmak, vicdanımızda bir sancı, beyinimizde bir şimşek çaktırmaktır.

Davet, Arapça kaynaklı bir kelimedir. Sözlükte birisine çağırma, seslenme, yemeğe çağırmak manalarına gelmektedir. İslâm’da ise “davet” deyince, “Allah Teâlâ’ya ve O’nun biricik dini İslâm'a yapılan çağrı” anlaşılır.

Da'vet kelimesi terim olarak özellikle "İslâm'a ve İslâm esaslarının uygulanmasına çağrı" anlamına gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de "İslâm'a çağrı" (Saff, 61/7), "imana çağrı" (Hadid 7/8), "Allah yoluna çağrı" (Nahl 16/25) "Allah'ın kitabına çağrı" (Al-i İmran 3/23), "hakka çağrı" (Ra’d 13/14), "hayra çağrı" (Al-i İmran 3/104), "kurtuluşa çağrı" (Mü’min 40/41), "hayat kaynağına çağrı" (Enfal 8/24), "esenliğe çağrı" (Muhammed 47/35) gibi mânalara gelen ifadeler da'vetin İslâmî inanç ve değerlerin kabul edilip uygulanmasını sağlamayı hedef alan bir faaliyet olduğunu, dolayısıyla hem gayri müslimlere hem de Müslümanlara yönelik olabileceğini göstermektedir.

Buna göre tebliğ, irşad. vaaz, nasihat, inzâr, tebşîr, emri bi'1-ma'rûf nehiy ani'l-münker gibi terimler de sözlük anlamları itibariyle da'vetten farklı olmakla birlikte uygulama ve gayeleri bakımından aynı veya yakın mânaları ifade etmektedirler; bu sebeple da'vet ve tebliğ başta olmak üzere bu kavramlar sık sık birbirinin yerine kullanılmıştır.

Kur'ân-ı Kerîm'de Hz. Peygamber "Allah'ın davetçisi" (dâiyallah) olarak nitelendirilmiş (Ahkaf 46/31) ve ona yüklenen da'vet vazifesi "da'vet et" emri yanında "tebliğ et", "hatırlat", "ikaz et" gibi daha başka kelimelerle de ifade edilmiştir.

Ayrıca pek çok âyette Hz. Peygamber'in görevinin ancak "belâğ" olduğu zikredilmektedir (Mesela bkz. Al-i İmran, 3/20; Maide, 5/92; Ra’d, 13/40).

Tebliğ ile aynı kökten olan “belâğ” lafzı bütün bu âyetlerde "da'vet" mânasını ifade etmekte, öte yandan İslâm dinini yaymanın yegâne yolunun davet ve tebliğ olduğunu göstermektedir.

Bugün yeni bir davet seferberliği başlatma günüdür. “Davet için bir hamle daha” deme zamanıdır. Bunun faydaları başkalarından önce bize olacaktır şüphesiz.

Zaten bu dünyada her ne yapıyorsak, aslında kendimiz için değil midir?

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.