22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 17°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Sigara Belâsı

Şevket Tandoğan

 



Ruh ve beden sağlığımızın baş belâsı sigaranın sayısız zararları herkesçe bilindiği halde, hâlâ yaygın olarak tüketiliyor olması bizleri endişeye sevk etmektedir. Dünyada ve ülkemizde alınan önleyici ve yasaklayıcı onca tedbirlere rağmen, bünyemizi kemiren bir tümör gibi, sigara toplumu zehirlemeye devam etmektedir.

En başta kanser olmak üzere, birçok ölümcül hastalığın kaynağı olan, hem de bağımlılık yapan bu sigaradaki karbonmonoksit, katran, nikotin vb.maddeler çok zararlı, pis ve tehlikelidir. Örneğin 60 mg. nikotin bir insana zerk edildiğinde öldürmeye yeterlidir.
Sigaradaki zehirli kimyevî maddeler sadece içenleri değil, sigara dumanına ma’ruz kalan pasif içicileri de zehirler. Zira aynı ortamda dumanlı havayı soluyanlar da zehirli dumanı ciğerlerine çekmektedirler. Hatta az da olsa günde birkaç tane içenler de zehirlenmeye devam etmektedirler. Herkesin bu belâdan mutlaka kurtulması ve tedavi olması icap eder.

Sigaranın sağlığa zararlarından başka, pis ve kötü kokusu da üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. İçenlerin ağız, diş ve solunum yollarına sinen katranımsı ağır koku; onunla temas eden ve yanında duranları iğrenç derecede rahatsız eder. Zira insanın ter kokusu, vücut kokusu, hatta umumî helâdaki kötü kokular dahî sigara kokusu kadar ağır ve tiksindirici değildir. Dolayısıyla sevdiklerimizi ve çevremizdeki herkesi kötü kokuyla rahatsız etmeye hiç hakkımız yoktur.

Bu arada sigaranın israf yönünü ve cebimize verdiği ekonomik zararı da göz ardı edemeyiz. Sigaraya harcanan parayı yıllar içinde üst üste hesaplayarak istatistikî bir rakam çıkardığımızda; milyarlara varan bir bütçeyi kendimizi zehirlemek için harcadığımızı dehşetle görürüz. İsraf haramdır. Kendi irademizle ve kendi paramızla kendimizi ölümcül bir tehlikeye atmak ne kadar acı ve dramatik bir durumdur. Akıl kârı değildir.

Tıp otoriteleri hekimler; başta kanser olmak üzere, yüzlerce hastalığın sigaradan kaynaklandığını bangır bangır bağırırken, milyarlarca paranın duman olup gittiğini görürken ve çevremiz kötü kokusundan rahatsızken, hâlâ sigara içmeye devam edenler, harakiri yaparak intihar etmektedirler. Bunlar özürlü, bağımlı ve tedavisi gerekli kimselerdir. Çocuklarının bunlardan uzak tutulması icap eder.
Sigaranın zararları, yarım asır önce bugünkü kadar bilinmiyordu. Dolayısıyla çok yaygındı. Herkes içerdi. Tütün mamulleri bir rahatlama vesilesi olarak normal ve mubah ya da mekruh kabul edilirdi. İşte tam 50 yıl önce pek çok hocalar bile sigara tüttürürken, kendilerinden ilim ve feyiz aldığımız üstaz Süleyman Efendi Hz.ve onun talebeleri sigarayı kesinlikle yasaklamışlardı.

Hocalarımıza çok minnettarız ki, gençken sigaraya ilgi duymaya başladığımız o günlerde, beynimize âdetâ nakşettileri ve bir çivi gibi çaktıkları sözleri şöyleydi: “Çocuklar! Her ne kadar kimileri “sigara mekruhtur” diyorsa da, haddi-zatında “SİGARA HARAMDIR.” Sakın içmeyin. Çünkü sigara zararlıdır,dolayısıyla haramdır. Sigara israftır, dolayısıyla haramdır. Sigara bağımlılık yapar,dolayısıyla haramdır.”
Şâir Mehmet Âkif’e ait şu şiir de çok anlamlıdır. Âkif der ki:

Duhan diye bir zulmet düştü cihana—Çıksın diye tütsü verdiler imana,
Duydum ki,bazı âlimler de içermiş—Utanmadan mihraba bile geçermiş.
Anadolu’da yaygın anlatılan bir efsaneye göre: İlahlık iddiasında bulunan Firavun; yakın adamlarıyla birlikte ormanlık bir yerde avlanırken sıkışmıştı. Def-i hacet için kuytu bir yere çömelip büyük çişini gizlice yaparken adamlarından birisi görüvermiş. Tabi ki, ilah yemez,içmez ve işemezdi.Oyun bozuluyor ilahlık elden gidiyordu. Hemen el açıp Allah’a yalvardı:”Rabbim beni utandırma,yardım et bana”dedi. Altındaki dışkısı yeşil bir ota dönüştü. Pantolonunu toplayıp adamlarına seslendi:”Gelin buraya!şu otun üzerinde oturuyorum” dedi. Adamları da ilahımızın üzerinde oturduğu ot kutsaldır, alıp fırınlayıp sigara yapalım dediler.

İşte o yeşil ot sigaranın hammaddesi olan tütündür.
Gençken bu efsaneyi anlatan ve “Oğlum! tütün Firavun’un dışkısından türemiştir.” Diyen merhum dedemi dinleyince sigaradan iyice tiksinmiştim.

Sağlıklı bir hayat ve dumansız hava için, sigara müptelâsı herkesi bundan kurtulmaya çağırıyorum. Bunun için istek ve irade yeterlidir. Azaltarak bırakılmaz. Bırakmaya tam karar verip birden bırakmalıdır. Birkaç hafta zorlanabilir. Ancak sonunda içme isteği giderek ortadan kalkar.

standogan06@hotmail.com

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.