23 Mart 2017 Perşembe25 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 16°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 10°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 89.764 -0.05
  • Altın: 145,339 0.04
  • Dolar: 3,6255 0.24
  • Euro: 3,9111 0.07

Barışı Engelleme Fitnesi Günahtır

Cemal Nar

İslam toplumunda devlet ve ümmetin oturduğu zemin, imana dayalı kardeşliktir. Böylece bütün bir sosyal hayatın temeli kardeşliktir. Bunu ilan eden, Hucurat suresi 10. Ayettir:

“Müminler sadece kardeştirler. O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allaha karşı gelmekten sakının ki Onun merhametine nail olasınız.”

Bu ayet, dünyanın neresinde olursa olsun müminleri kardeş olarak ilan etmektedir. Bu, evrensel bir kardeşliktir. Bu kardeşlik kana göre değil, ırka göre değil, renge göre değil, toprağa göre değil, devlete göre değil, servete göre değil, tamamen dine, imana dayanan bir kardeşliktir.

Ashabdan Cerir b. Abdullah, Hz. Peygamberin, kendisinden şu üç şeyi yapmak üzere biat istediğini bildirir: "namaz, zekât ve bütün müslümanların hayrını isteme (nasihat)."

"Müslümana kötü söylemek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür" (hadis-i şerif).

“Müslüman müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu desteğinden mahrum bırakmaz, zalime teslim etmez. Bir kimse için müslüman kardeşini hakir görmek kadar büyük bir kötülük yoktur." (hadis-i şerif)

Bu kardeşliği, birlik ve beraberliği bozan her türlü davranış yasaklanmıştır. Irkçılık, küsme, alay, ayıplama, kötü lakap takma, su-i zan, kusur araştırma, gıybet, koğuculuk, cana, mala, ırza ve şerefe dokunma bunlara örnek olarak verilebilir.

İslam ırkçılığı kabul etmez, hatta lanetler. Sevgili Peygamberimiz (sav)  ırkçılık için çalışan, savaşan, ölen ve öldüren için “bizden değildir” demiş ve onlara lanet okuyarak beddua etmiştir. Buna kendi ırkı Arapçılık da dahildir.

Öyleyse Türkçülük, Kürtçülük, Arapçılık, Acemlik vs. gibi tüm ırkçılık davaları İslam dışıdır, lanetlidir, onun için çalışan veya savaşanlar eğer Müslüman olmak ve öylece kalmak istiyorlarsa, yaptıklarına pişman olarak tövbe etmeli ve Müslüman olmanın bireysel ve toplumsal gerekliliklerini yerine getirmelidirler.

Hiçbir ırk, doğuştan üstün ve faziletli değildir. İnsanlar eşittir. Aslında bütün insanlar Hz. Adem ve Havva’nın çocukları olarak bir ana babadan meydana gelmişlerdir. Bu hakikati açıklayan ayete bakalım isterseniz:

“Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık.  Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık.  Şunu unutmayın ki Allah’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, içinizden takvada (Allah’ı sayıp haramlardan sakınmada) en ileri olandır.   Muhakkak ki Allah herşeyi mükemmelen bilir, her şeyden hakkiyle haberdardır.”(Hucurat 13.)

Zaman zaman kardeşler arasında da sorunlar çıkabilir. Keşke olmasa ama, iyi değil ama, insanlık hali işte, mümkündür, olabilir böyle yanlış şeyler. O zaman ayet ne diyor:

“O halde ihtilaf eden kardeşlerinizin arasını düzeltin.”

Yani araları bozulan kardeşleri barıştırarak aralarını düzeltin. Bu bir emirdir. “Allaha karşı gelmekten sakının, Allah’tan korkun.” Yani bu ıslah ve barıştırma vazifenizi ihmal veya terk etmeyin, bu haramdır, bu haramı işlemekten Allah’tan korkun da vazgeçin.

“Ne olur yapmazsak?” gibi bir gizli sotuyu ayet şöyle açıyor: “ki Onun merhametine nail olasınız.”

Değilse merhamete müstahak olamazsınız. Parça parça olur, azap çekersiniz. Emniyeti, asayişi kaybedersiniz. Can, mal, ırz, namus, şeref ve haysiyet noktasında hak ve hukukunuz zedelenir. Çok zarar görürsünüz. İktisadınız felç olur. Düşmanlarınıza karşı güç ve kuvvetiniz gider. Havanız biter. Belki vatanınızı bile kaybedersiniz. Ondan sonra ne acılar ne acılar…

Şöyle veya böyle, şundan veya bundan bir PKK ve lanetli terörü var. “İslam’a Göre Irkçılık ve PKK Ekseninde Kürt Sorunu” kitabımızda biz bu konuyu enine boyuna işledik. Kitap daha çok yeni, üstünde matbaa buğusu var. Ayrıntıları ona havale edelim ve siyelim ki:

Bugün PKK’yı ve terörü ortadan kaldıracak ve memlekete barış getirecek çalışmaları desteklemek, her Müslümana Allah’ın emridir. Bunun zıddına çalışmak, dökülen kanlardan günah yüklenmektir. Haramdır, fitnedir. Barışı başaramazsak, Allah bu toplumdan merhametini çekip alabilir. Bunun sonu ise – Allah korusun - tam cehennemdir.

Eğer hem kendimizin, hem evlatlarımızın, hem de doğulusu batılısı bütün insanlarımızın bu cehennemde cayır cayır yanmasını istemiyorsak, barışı yüksek sesle destekleyelim, karşı çıkan fitneci hainleri köstekleyelim. Bir de sureti haktan görünüp içten içe bozgunculuk yapan münafıkları iyi tesbit edelim.

Biliyorum, bizim bazı yeni yetme cahillerimiz, “hoca sana ne oluyor? Kemalistlerle Apocular savaşıyor, bizi ne ilgilendirir? Sana mı düştü kaygısı?” diyecektir.

Evet, aynı gemide yaşıyoruz. Gemi yanarsa, biz de yanacağız. Hem bilgisayar çağında yaşıyoruz, daha önce de yazmıştım, dikkat ediniz, ön safta çarpışan ve ölenler, hep bizim çocuklarımız. Birileri allem edip gallem edip kendi çocuklarını koruyorlar…

Bu çok pis, çok kirli, çok ahlaksız, çok ilkesiz, çok…. Bir savaştı, bir an önce bitmeli. Buna destek, Ak Parti’ye destek şeklinde anlamamalı. Bu bir parti meselesi olmaktan çoktan çıkmıştır.

Bizce bu bir iman meselesidir.


 

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.