26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 28°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 22°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 19°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,530 -0.01
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Göz açlığı

Fatma Tuncer

Açık büfe deyince, ilk aklı gelen şey israf oluyor. Adam tabağını alıyor ve yemeklerin başına geliyor. Fakat yeme kapasitem ne? Damak zevkime hitap eden yemek var mıdır? Ne kadar alabilirim? Başkalarının haklarına riayet etmeliyim… diye düşünmüyor aksine, elindeki tabağı sonuna kadar dolduruyor. Fakat bir insanın yeme kapasitesi belli, dolayısıyla tabaktaki yemeklerin büyük bir kısmı çöpe gidiyor. İsrafın haram olduğunu hatırlattığınızda da, adam “nasıl olsa parasını verdim” diyor ve israf etmekten kaçınmıyor. Günümüz insanının en büyük yanılgısı “ her şey bana ait” düşüncesidir. Bu düşünce insanların sonunu hazırlıyor.

Açık büfede yemek yenilen mekânlara baktığınızda çöp kovalarının ağzına kadar yemekle dolu olduğunu görürsünüz. İnsanlar, çöpe atılacağını bile bile alıyor ve çöpe atıyorlar. Çünkü insanın gözünün doyması ile karnının doyması farklıdır. Açlığınızı bir parça ekmekle de giderebilirsiniz ama göz açlığınızı gidermeniz için bakış açınızı ve yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekir ki, bu günümüz insanının istediği bir şey değildir.

Göz açlığı insanın doyumsuzluğunu arttırır. Sürekli alırsınız ve aldıkça da bencilleşir ve kendinize odaklanırsınız. O yüzden karnımızdan önce gözünüzü doyurmamız ve israftan kaçınmanız gerekir.

Geçtiğimiz Ramazan ayında, iftarı Eyüp Camii’nde yapmaya karar vermiştim. İftara yarım saat kala meydanda bekleyen bir araç gözüme çarptı. Aracın etrafında birbirlerini itip kakan, hakaret eden, ezilmemek için direnen ve yere düşen insanlar vardı. Biraz yaklaştığımda, o akşam bir hayırseverin burada aşure dağıttığını öğrendim. Bu güzel bir davranıştı. Ama bir kâse aşure için birbirlerini itip kakan, paylarına düşenin üç katını almaya gayret eden önündekileri çiğneyip geçen bu insanları anlamakta zorlandım. Neticede bir bardak su ve bir simitle de iftarımızı açabilir, duamızı yapabilir ve oradan ayrılabiliriz. Ama nedense insanlarımızın karnı doysa da gözleri doymak bilmiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.