23 Mart 2017 Perşembe25 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:29Güneş 06:56Öğle 13:18İkindi 16:42Akşam 19:27Yatsı 20:47
    • 22°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 19°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 89.834 0.03
  • Altın: 145,466 0.13
  • Dolar: 3,6225 0.16
  • Euro: 3,9067 -0.04

Hayvan çiftliğine benzer bazen hayat (1)

Fatma Tuncer

Bir tanıdığım, on altı yaşındaki kızını arkadaşıyla birlikte İngiltere’ye tatile göndereceğini söylediğinde, gayri ihtiyari “Hayatının en kritik döneminde bu çocuğu bilmediğiniz yabancı bir ülkeye nasıl göndereceksiniz?” diye sormuştum. O da küçümser bir yüz ifadesiyle yüzüme bakmış ve “artık hangi çağda yaşıyoruz, kadınların da erkekler gibi kişisel özgürlüğü ve ekonomik bağımsızlığını kazanma vakti çoktan geçti bile…” demişti. İslami bir gelenekten gelen bir annenin bu ifadeleri, ne acıdır ki, yıllardan beri materyalist ve seküler batının yalanlarının toplumumuzun bir kesiminde ne kadar etkili olduğunu göstermektedir.

Küresel kapitalizm, kadını özgürleşme söylemi üzerinden vuruyor ve yalancı mutluluklar vaat ederek bu konuda tesirli de oluyor. Onlar “Sen eziliyorsun, ayaklarının üzerinde durmalı, koca parası yememelisin, cinselliğini özgürce yaşamalısın, eğlenmelisin, gezip tozmalısın…” diyerek, kör ideolojilerini kadının zaafları üzerinden yaymaya çalışıyorlar. Elbette kadının tarihi seyrine baktığımızda, ezildiğini, horlandığını, adamdan sayılmadığını alınıp satılan bir meta gibi görüldüğünü biliyoruz.

Ancak İslam ile birlikte kadın, kocasının malı ve toplumun metaı olmadığını aksine yalnız Allah’a (c.c) kul olduğunun bilincine varmış ve haklarına sahip çıkmıştır.

Günümüzde ise her şey ters yüz olmuş durumda. Artık kadının çocuğuna annelik yapması, eşine hürmet etmesi ve evinin düzenini kurup kollaması onun özgürlüğünün önünde bir engel olarak görülüyor. Bu yalancı vaatlerin büyüsüne kapılan kadın, evinden ve çocuğundan uzaklaşıyor ve anneliğinden utanç duyar hale geliyor. Sorumluluklarını kölelik olarak algılayan kadın, her geçen gün kendinden bir şeyler kaybediyor. Kaybettiğiniz eşyaları yerine koymanız mümkündür. Ama kendinizden bir şeyleri kaybetmişseniz bunu yerine koymak ve onarmak sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü kaybettikleriniz arttıkça siz bir hayvan çiftliğe doğru yol alırsınız fakat farkında olmazsınız… Bu nedenle hepimiz ait olduğumuz kimliğin gereklerini hakkıyla yerine getirmeliyiz…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.