23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 34°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 32°C Ağrı
    • 28°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 38°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Âkil Adamlar Şûrâsı’nın çalışma kapsamı

Faruk Köse

Önce Âkil Adamlar Şûrâsı’nın ne iş yapacağını belirlemek lazım. Doğru olan, şahsa göre görev bulmak değil, çalışma kapsamını belirleyip, onu yapabilecek şahısları bulmaktır.

Bu mantıkla kurulacak Şûrâ’nın, problemleri çözebilmesi için “etkin” ve “özne” olması lazım. “Önyargılı anlayışlar”dan tamamen uzak yaklaşımlarla “objektif analizler” yapacak Şûrâ’nın, konumunun da bunu karşılayabilecek nitelikte olması gerekiyor.
Âkil Adamlar Şûrâsı neler yapmalı?
“İlim” ve “istişare”yi iki temel dinamik olarak benimsemeli; bunları “doğru gündem”, “doğru plân-program” ve “doğru çözüm” noktasında öncelemeli.
Toplumun “maddi ve manevi menfaatler”i için “düşünce süzgeci” oluşturarak, “ortak sorunlar”a “ortak çözümler” üretmek için “bağımsız ve nitelikli araştırmalar” yapmalı.
“Bilinçli insan ve toplum”un inşası için ihtiyaç duyulan organizasyonların çalışmalarına katkıda bulunmalı.
“Farklı fikirlerin zenginliği”n-den en doğruyu yakalamalı. Bunun için “fikirde çeşitlilik”in “doğal” olduğundan hareketle, “farklı fikirlere tahammül” etmeli. Farklılıkların zenginliğinden yeni fikir ve çözümlerin doğmasına yol açabilmeli.
“Bağımsız ve özgür” bir platformda hem “birlik ve beraberlik”, hem de “dayanışma ve aydınlanma” ilkeleriyle “toplumsal duyarlılık”ın buluşmasını temin ederek, “doğru gündem”i, “doğru çözüm”ü, “doğru plân ve program”ı üretme çabalarını organize edip, “akleden kalb”i ortaya çıkarmalı.
“Toplumun dertleri”yle dertlenen, “bireyin sorunları”yla ilgilenen, “aydın sorumluluğu” taşıyan, “objektif analizler” yapan, “liyakat” sahibi, “faydalı düşünce” üreten ve ürettiği düşünce paralelinde yaşamaya gayret eden, her branştan “seçkin”lerin rollerini işlevsel kılmalı ve “ortak düşünce platformları”nı yaygınlaştırmalı.
“Katılımcı” ve “özne olma bilinci”ni içselleştirmiş bir toplumun oluşumu için “bilgi üretimi”yle “fikri gelişim”i sağlamalı. Böylece “sorumlu”, “öncü” ve “nitelikli” nesiller ve “donanımlı” akademisyen ve fikir adamları yetişmesinin zeminini oluşturmalı.
“Adalet” ve “ahlâk”ı tesis etmek ve güncellemek için “toplumun inanç, kimlik ve kişilik değerleri” ile uyumlu bir “hukuk” ve “siyasal-sosyal sistem” reformunun altyapısını kurmalı.
Bütün “iyi niyetli çalışmalar” arasında köprü kurmalı.
“Toplumsal gündem”i “mâlayânî”den arındırmalı; toplum için önemli işlere öncelik verilmesini sağlamalı. Gündemin “düşünme”, “akletme” ve “sorgulama” merkezinde yeniden şekillenmesine katkıda bulunmalı.
“Sözü dinleyip en güzeline uyma”yı esas alarak, farklı düşünce ve görüşlere ifade ve icra imkânı sağlamalı. Önyargılı anlayışlardan tamamen uzak bir yaklaşımla, “farklı düşüncelerden yeni filizlerin boy vermesi”ne zemin oluşturmalı.
“Siyasal” ve “sosyal” alanda “somut bilgi”ye dayanan değişik “karar seçenekleri” ve uygulanabilecek “işleyiş biçimleri” üretmeli.
Kendi “varlığı”nı başkalarının “yokluğu” üzerine kurmayan bir nesil yetiştirmeye katkıda bulunmalı.
“Kavram” ve “tanım” çalışması yapmalı; “bireysel bilinçlenme” ve “toplumsal aydınlanma” için gerekli kavramları tesbit ederek “doğru tanımlama”yı sağlamalı.
“Güç”ü değil “bilgi”yi öncelemeli; böylece “güçlü”nün değil “haklı”nın yanında, “otorite”nin değil “erdem”in peşinde olmanın doğruluğunu paylaşarak, insanın “varoluş bilinci”ne ulaşması için “ilm”i öncelemeli.
“Şeffaflık” ve “açıklık” ile “toplumsal güven”i tesis etmeli; bunun için “eminlik” vasfını ihya etmeli. Böylece “güvenilirlik” ve “dürüstlük” gibi iki önemli erdemi toplumsal ölçekte egemen kılmalı.
Esas itibariyle “toplumsal bilinçlenme harekatı” işlevi görmeli. “Bilinçli insandan bilinçli topluma” hedefi istikametinde, bireyin ve toplumsal bütünlüğün “bilinçlenmesi” için çalışmalar yapmalı, projeler üretmeli. “Bilinç” eksenli sosyal, siyasal, iktisadi, kültürel, idari, hukuki, sanatsal, fikri vb. faaliyetlerde bulunmalı. Bütün bireyleri ve toplumsal bütünlüğün bütün kümelerini tam bir sıcaklıkla kucaklayıp, “toplumsal uyanış”ın ve “mutluluk”un temeli olan “bilinçlenme”yi sağlamalı ve sürekli kılmalı. “Aydınlanma”yı sağlamak için “doğru bilgi”ye dayalı “fonksiyoner bilinçlenme”yi gerçekleştirmeye çalışmalı.
“Devlet”i yeniden biçimlendirecek fikri, kurumsal ve hukuki altyapıyı, “toplumun inanç, kimlik ve kişilik değerleri”ne uygun olarak belirlemeli; “yeniden yapılanma”nın temellerini atarak toplumu devlete göre biçimlendirmeye son verip, “devleti topluma göre biçimlendirme”yi realize etmeli.
Bütün bu genel kapsam içinde, “terör sorunu”nun nasıl çözüleceğine ve “kardeşlik”in yeniden nasıl tesis edileceğine dair gerekli yol haritasını ve ilkeleri de belirlemeli.
“Bunları nasıl bir organizasyon bütünlüğünde yapacak?” derseniz, bu da yarınki yazının konusu.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.