25 Ocak 2017 Çarşamba25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:14Öğle 13:23İkindi 15:55Akşam 18:20Yatsı 19:43
    • 12°C Adana
    • 1°C Adıyaman
    • -2°C Afyon
    • 6°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • -3°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 84.208 1.40
  • Altın: 147,005 0.12
  • Dolar: 3,7769 0.44
  • Euro: 4,0596 0.51

Niçin Kendimizi Sorgulamıyoruz?

M. Şevket Eygi

Halkın büyük kısmı doğru dürüst dini eğitim alamadı, milyonlarca insanımız en basit ve temel ilmihal bilgilerinden mahrum. Bir kısım halk ve gençlik az buçuk dini bilgiye sahip ama o bilgilerin bir kısmı negatif.

Farmason Cemalettin Afgani taraftarları her Müslüman kendi kafasına göre içtihat yapabilir diye bozuk bir çığır açtılar.

Ehl-i sünnet İslamlığında içtihad makamı din âlimliğinin ve fakihliğinin en yüksek derecesidir. Bırakın önüne gelen Müslümanın içtihad yapmasını, nice büyük âlimler bile yapamaz.

Zamanımızda yine önüne gelen fetva vermeye başladı. Bazı televizyonlarda gülünç, gayrı ciddi din programları yapılıyor, bol keseden, işkembe-i kübradan fetvalar veriliyor.

Bu reformcu, modernist, mezhepsiz ilahiyatçıların fetvaları kesinlikle kabul edilmemelidir.

Prensip itibariyle din konularında, bozuk ilahiyatçılara başvurulmamalı, onlardan fetva istenmemeli, verdikleri fetvalara itibar edilmemelidir.

Fetva verebilmek için icazetli din âlimi ve fakih olmak gerekir.

Bir müftü kendi kafasından fetva veremez. Muteber din, fıkıh, fetva kitaplarına müracaat etmesi gerekir.

Verilen fetvaların altında mutlaka kaynak gösterilmelidir.

Zaruriyat-ı diniyyeye ve mevrid-i nassa aykırı fetvalar geçersizdir.

Dört hak Ehl-i Sünnet fıkıh mezhebinin üzerinde ittifak ettikleri müttefakun aleyh mesele ve hükümlere aykırı fetva verilemez.

Din konusunda işler o kadar sarpa sardı ki, halen yabancı bir ülkede oturan, kendisini peygamber ilan eden bir zatın davetçileri bile Türkiye’de cirit atıyor, konferanslar veriyor ve cahil halkı idlal ediyor.

Maalesef Diyanet bu konuda halkı uyarmıyor.

Bendenize, sen din hocası değilsin, dini konularda niçin bu kadar çok yazı yazıyorsun diyenler var. Muhterem ulema, fukaha, müftüler halkı uyarırlarsa bana iş düşmez. Lakin ortalıkta büyük bir sessizlik, nemelazımcılık var; bilmecburiye yazmak zorunda kalıyorum.

Bazı ilahiyatçılar kaderi inkâr ediyorlar. Kadere iman İslam’ın, imanın zaruri şartlarındandır. Kur’anla, Sünnetle ve icma ile sabittir.

İran’daki Şii devriminden sonra bazı Sünni gençler mu’ta nikahıyla gizlice evlenmeye başladı. Şu anda eski yoğunluk var mıdır bilmiyorum. Mu’ta nikahı dört mezhebe göre haramdır, yasaktır. Bu haram ve yasaklık Kıyamet’e kadar devam edecektir. Mu’ta nikahı yapan gençlerimizi kim uyaracak?

Sünni sorumluların bir kısmı bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Ehl-i Sünnet itikadını ve fıkhını korumak konusunda vazifesini tam yaptığını sanmıyorum.

Umre nafile bir ibadettir. Fıkıh kurallarına, İslam ahlakına, ihlasa uygun bir şekilde yapılırsa elbette sevap kazandıracak iyi bir ameldir. Lakin zamanımızda Umre ibadet olmaktan çıkartılmış, turistik bir seyahat haline dönüştürülmüştür.

Umre yapmak sünnettir, israf haramdır. Umre esnasında israf haramından kaçınmak gerektiğini Müslümanlara kimler, hangi kurumlar anlatacaktır?

Günlük namazları kılmayan fakat senede iki kez lüks Umre seyahati yapan Müslümana “Kardeşim önce namaza başlasan daha iyi olmaz mı?..” uyarısını kim yapacaktır.

Her sene mübarek Ramazan ayında bir yığın lüks, israf, aşırılık, haram eğlenceler ve etkinlikler yapılıyor. Bunlara kim dur diyecektir?

İstanbul’da çalgılı gazinolarda semazenler döndürülüyor. Sema etmek Tarikat-i Seniye-i Mevleviye’nin erkânındandır. Hiç çalgılı gazinoda semazen döndürülür mü? Bu konuda ilgililere kimler nasihat edecektir?

Birtakım cemaatler, tarikatler, dini gruplar banka, anonim şirket, holding gibi çalışıyor ve muazzam miktarda para topluyor. Bu para toplamaların hepsi Şeriata, İslam ahlakına uygun mudur?

Tesettür modası diye bir çığır açtılar ve gerçek tesettürünün canına okudular. Tesettür sektörü büyük bir endüstri haline geldi, yılda milyarlarca dolar dönüyor. Bu tesettür modası Kur’ana, Sünnete, Şeriata uygun mudur? Tek cümleyle şer’î tesettür müdür, şeytanî tesettür mü?

İmam-hatip liselerinde bütün öğrencilerin beş vakit namazı okulun mescidinde, okul imamının ardında topluca tek cemaat olarak kılmaları gerekmez mi? Bunu gerçekleştirmeyenleri kimler uyaracaktır?

İyi niyetli, temiz delikanlı imam-hatip lisesinin son sınıfına gelmiş Allahü Teala’nın ön dört sıfatını bilmiyor… Hepsi için söylemem ama öyle imam-hatip öğrencileri var ki, imam olup dört rekât namaz kıldıracak fıkıh bilgisine ve kıraate sahip değil. Çocuklarımız bu konuda niçin iyi yetiştirilmiyor? Bu soruyu kim soracak?

Maalesef biz Müslümanların büyük kısmı kendimizi ve ümmeti sorgulayamıyoruz.

Yazıyı bitirecektim hatırıma yeni bir soru geldi: Sabah namazlarında camilerimiz niçin boştur?.. Dindar denilen veya sanılan gençlerimiz sabah namazlarında niçin camilere gelmiyor?.. Sağa sola bakınmayalım, aynalara bakalım, o mübarek vakitlerde biz niçin camilerde değiliz?

 

“İkinci yazı”

Hüsn-i Hâtime

Aziz kardeşim… Size çok önemli bir konu hakkında yazıyorum… Sadece sizi ilgilendirmiyor, hepimizle alakalı… Bu konu bizim için bir ölüm kalım meselesidir…

Aman kardeşim, aklınız fikriniz hüsn-i hâtime olsun… Kaba Türkçe ile imanla, imanlı olarak ölmek meselesi… Ömürleri ölümlerine imanla bitişmeyenler korkunç bir felaket ve zarara uğramış olur.

Cenab-ı Hakkın canımızı imanlı olduğumuz halde alması büyük bir saadettir, büyük kurtuluştur.

Bunun için neler yapabiliriz? Müsaadenizle sayayım:

1. Hüsn-i hatime meselesini hep düşünmek… Bunun korkusu ve dehşeti içinde olmak…

2. Allahtan hüsn-i hatime ile canımızı almasını istemek, dua etmek…

3. Hüsn-i hatime ile ölebilmek için itikadımızı tashih etmek…

4. Beş vakit namazı dosdoğru kılmaya çalışmak…

5. Cemaat ehli olmak… Târik-i cemaat olmamak… Cemaat içindeki salihlerin dualarından yararlanmak…

6. İhlasın ne olduğunu bilmek, ihlaslı olmaya çalışmak… İhlasın Allahın sırlarından bir sır olduğunu ve onu sevdiği kullarına nasip ve ihsan ettiğini bilmek.

7. Elinden geldiği kadar Allah rızası için sadaka vermek. Zekatı alenen verebilirsin ama nafile sadakaları, hayır hasenatı gizlice vermelisin. Öyle ki, sağ elinin verdiğini sol elin bilmesin…

8. Günahlarına, kusurlarına, noksanlarına, ayıplarına çok üzülmek, tevbekâr bir kul olmak…

9. Gururdan, kibirden, gösterişten, israftan, her türlü azgınlıktan kaçınmak…

10. Haram ve şüpheli kazançlar elde etmemek. Bunlardan ateşten kaçar gibi kaçmak.

11. Parayı ve dünyayı sevmemek. Bu iki şey insanı mânen mahv eder.

12. Mü’minleri Allah rızası için sevmek.

13. Allah rızası için afv etmek, asla kin tutmamak ve intikam almamak. İlle intikam alacaksa ahsenü’l-intikam şeklinde almak.

14. Kötülükleri iyilikle uzaklaştırmak.

15. Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Kur’ana, Sünnete, Şeriata ve İslam ahlakına hizmet etmek.

16. İnsanların günahlarına, ayıplarına, noksanlarına karşı karanlık gece gibi olmak; gıybet ve tecessüs etmemek.

17. Nefs-i emmaresini çok kötülemek… Emmare derekesinden levvame derecesine yükselmek için cehd ü gayret göstermek.

18. Ümmet’in bir üyesi ve ferdi olduğu şuuruna sahip olmak; cemaat, tarikat, hizip, fırka, sekt, grup, klik, parça holiganlığı, militanlığı ve fanatizmi yapmamak.

19. Kanaatkâr olmak.

20. Paylaşma ve dağıtma ahlakına sahip olmak.

21. Emr bi’l-maruf ve nehy ‘ani’l-münker yapmak. Güç sahibi ise fiilen, ilim ve irfan sahibi ise lisanen, avamdan biri ise kalben…

Aman kardeşim, sakın ömrünün sayılı dakikalarını; boş dünya dedikoduları, siyaset entrikaları, şeytanî magazin haberleri, parça holiganlığı ile harcama, ziyan etme. Önemli, en önemli meseleleri düşün. Hüsn-i hatime ile ölmek senin, benim, hepimizin en önemli melesidir.

Aklını, fikrini, gönlünü dünyaya ve onun maddî kazançlarına verme sakın.

Allahı düşün, Resulullahı düşün, dini düşün, kendi selametini ve kardeşlerinin necatını düşün hep.

Hüsn-i hatimeyle ölmek için dua et. Dualarına sahih itikad, namaz, cemaat, zekat, sadaka, hayr u hasenat, büyük ve küçük cihad, iyi ahlak, mürüvvet ve fütüvvet, ilim irfan karıştır bol bol.

Kuru dua yetmez. Onlara bol bol göz yaşı ilave et.

Nefsine levm et. Nefsini tezkiye edip gururlanırsan sonun çok kötü olabilir.

Sana bir kural öğreteceğim. Gururdan ve nefs azgınlığından kurtulmak istiyorsan kendini mü’minlerin derece itibarıyla en sonuncusu, en hakiri bil.

Ölmeden önce ölmeye, hiç olmaya çalış…

Allahın sevdiklerini, Allah dostlarını, evliyaullahı sev.

Kefereyi fecereyi deccalları kezzabları Firavunları Ebu Cehilleri sevme…

Yoldan git… Yoldan çıkma… İrtibatlı ol… Birilerinin eline eteğine yapış…

Hüsn-i hatime… Hüsn-i hatime…

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.