24 Mayıs 2017 Çarşamba27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 13°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 97.717 1.37
  • Altın: 143,837 -0.29
  • Dolar: 3,5683 0.19
  • Euro: 3,9936 -0.18

Hukukta siyaset nerede başlar?

Abdulkadir Özkan

Hukukun siyasallaşması deyince kararların hukuka göre değil siyasi tercihlere göre verildiği akla gelir. Bir başka ifade ile yargının belli siyasi görüş ve ideoloji mensuplarının eline geçmesi ve bu sebeple de ister istemez verilen kararlarda yargıçların siyasi temayüllerinin etkili olduğu anlaşılır. Elbette adalet sisteminin bu hale gelmesi adaleti katleder. çünkü yargıç, karşısına getirilen zanlı hakkında tarafsız karar veremez.

Peki hukukun siyasallaşması nerede başlar?

Doğrusunu söylemek gerekirse bu hususta elde kesin bir ölçü yok. Ayrıca hiçbir hakim verdiği kararda ideolojik ve siyasi tercihlerinin etkili olduğunu söylemez. Elbette hukukun siyasallaşması sadece kararlarda yargıçların siyasi tercihlerinin etkili olmasından ibaret değildir. çoğu zaman mahkemeler belli çevreler ve çetelerin etkisi altına girebilir. O zaman da hukuktan çok belirleyici olan bu çevrelerden gelen baskılardır. 28 Şubat sürecinde yaşananlar hatırlandığında söylediklerimiz çok daha iyi anlaşılacaktır.

Tüm bu anlattıklarımıza son 20 yıldan müşahhas örnekler vermek mümkündür. Ancak konumuz geçmiş değil, şu anda içinde yaşadığımız şartlar olduğu için bugün yaşadıklarımıza temas etmek istiyorum. özellikle de CHPGenel Başkanı Baykal'ın açıklamalarını hayretle, biraz da şaşkınlıkla izliyoruz.

Baykal partisinin grup toplantısında, "Ergenekon siyasi dava, kapatmayı hukuk bilir" demiş.. Yani Ergenekon hususunda açılan soruşturma ve dava siyasi nitelikliymiş buna karşılık kapatma davası ise hukuki.. Bir ülkede anamuhalefet partisi genel başkanı böyle bir çifte standart sergiler, daha duruşmaları başlamadan bir davayı siyasi olarak nitelendiriyorsa o ülkede adaletin tecellisi nasıl mümkün oluacak? Baykal'ın adaletin tecellisi gibi bir niyeti yoksa o ayrı birşey ama muhalefet partisinin genel başkanının böyle bir üslup sergiliyor olması ülkemiz açısından ve yargımızın sağlıklı işlemesi bakımından bir talihsizlik değil midir?

Baykal'ın sözlerini nasıl yorumlamalıyız?

Söz gelimi Ergenekon siyasi dava derken, iktidarın baskısı ile mi savcıların harekete geçtiğini, ona göre iddianame hazırlandığını mı söylemek istiyor? Buna karşılık nasıl oluyor da kapatma davası söz konusu olduğunda siyasi baskı bir anda ortadan kalkıyor ve mesele doğrudan doğruya yargının işi oluveriyor. Baykal'ın bu tavrı yargıya güveni sarsmaz mı?

Bu arada ister istemez akla Baykal'ın Ergenekon savcı ve hakimlerini baskı altına almak gibi bir niyeti olduğu da akla geliyor. öyle ya iddianamede bir yerde Baykal'ın da adı geçtiğine göre..

Hemen belirteyim ki, tüm yargı organlarında hukukun hakim olması, adaletin tecelli etmesi en büyük arzumuzdur. Adaletin olmadığı bir ülkede huzuru yakalamak mümkün olmaz. Adaletten uzaklaşılan bir ülkede devletin de çökmesi kaçınılmazdır. çünkü, toplumları bir arada tutan ve güçlü kılan adalettir. Pazu gücü değil. Pazu gücü ile ülkeleri ve yönetimleri ellerinde tutanların bugün hiçbirisi kalmamıştır.

Aklıma gelen bir başka husus ise diyelim ki Anayasa Mahkemesi'nden AKP'nin kapatılması yönünde bir karar çıkmadı, o zaman Baykal ne diyecektir? Belli ki Baykal'ın gönlünden AKP'nin kapatılması yönünde bir karar çıkması geçiyor. AKPkapatılsa da bunun CHP'ye hiçbir siyasi katkısı olmaz ama en azından hayali korkularına Anayasa Mahkemesi tarafından verilecek kapatma kararı ile destek bulmuş olacaklar, halkı daha rahat korkutabileceklerini düşünüyor olabilirler. Ama bu halkı kapatma davası ile falan korkutmak mümkün olmaz. Kesinlikle bu halk kapatma davası ile korkutularak CHP'ye kaydırılamaz.. Olsa olsa bu tür söylemler önümüzdeki ilk seçimde CHP'nin baraj altında kalmasını sağlayacaktır. Aslında CHP'nin son seçimlerde de barajı geçmesi zor görünüyordu ama imdadına DSP yetişti.

Yargıyı tesir altına alarak kendi istekleri doğrultusunda kararlar elde etmeye çalışmak yerine Baykal adaletin tecellisi için çaba gösterirse halktan daha çok destek görecektir.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.