24 C.Ahir 143524 Nisan 2014 Perşembe
  • Ermeniler Memnun Değil
  • Rasim Ağzındaki Ermeni Baklasını Çıkardı
  • Ermenilerden İhanet İtirafı
Erdoğan’ın Tarihi Kabulünden Memnuniyet Duyuyoruz
Sipariş Yağıyor
Paralel Yapı İle Böyle Mi Mücadele Edilecek?
Ronaldo’dan Türkiye’ye Jest

Fatma Tuncer / Milli Gazete

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fatma Tuncer / Milli Gazete

Hz. Fatıma’nın evi

08 Nisan 2013 Pazartesi 00:01

Kibir ve enaniyet kokan mekanlarımızdan çıkıp, Hz Fatıma’ nın takva ve muhabbetle bütünleşmiş o tevazu evine geçiyoruz… Bu evde gördüklerimiz ve hissettiklerimiz bizleri, günübirlikte eğlencelerden, alış veriş bağımlılığından, zaman ve ömür israfından uzaklaştırıp birkaç dakika da olsa kendimize dönmemizi sağlıyor.

Yoksul ama huzur ve sükunetin hâkim olduğu bir evdeyiz. Yani Fatıma’nın evi… Başımızı hangi yana çevirsek İslam’ın kokusunu soluyor, tevazu, takva, kanaatkârlık ve muhabbetle geçen yıllardan derin izler buluyoruz. Lüks eşyalardan, lüks harcamalardan, lüks odalardan müteşekkil ev değil burası. Aksine yoksulluğun göbeğinde insanlığın, erdem ve faziletlerin yeşertildiği bir ev... Hepimiz huzur istiyoruz ama ne yazık ki hiç birimiz huzura giden o yola revan olamıyoruz.

Ev ailenin hayat hikayesi gibidir. Hangi tarafa baksanız yaşanmış hatıraların izlerini görürsünüz. Fatıma’nın evinde de İslam’ın ruhunu bütün benliğimizle hissediyor, yoksul ve mahzun hayatlarımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Hz Fatıma’nın evi , “her şeyin en iyisini isterim, lüks eşyalar, konforlu bir ev olmadan evlenemem” diyen genç kızlarımıza huzurun gerçek kaynağını da gösteriyor.

Evde Fatıma’nın çeyizinde getirdiği şu eşyaların dışında hiç bir şey yok: Bir seccade, üç minder, bir yastık, el değirmeni, su tulumu, su testisi, elek, yere serilecek sofra bir battaniye ve sedir... Bu ev bizlere, günümüz insanının arayıp ta bulamadığı huzurun yüreklerde yeşerip hayat bulduğunu ve yatırımlarımızın büyük bir kısmını bu alana kanalize etmemiz gerektiğini gösteriyor. Fatıma’nın evinden dönerken bunları düşünüyor ve içimize bir ayna tutup kendimizi görmeye çalıyoruz. Ne yazık ki o günlerden bu güne çok şeyler kaybettiğimizi anlıyor ve taleplerimizin, beklentilerimizin ve hayallerimizin başkalaştığını görüyoruz. İçimize tuttuğumuz ayna ile hayatımızı yeniden sorguluyor ve söylediklerimizle inandıklarımız arasındaki çelişkiyi yakalıyoruz. Fatıma’nın evinden çıkarken derin düşüncelere dalıyoruz…

Bilindiği üzere çöl hayatı meşakkatli bir hayattır. Hz Fatıma, burada bir yandan yoklukla ve zorluklarla sınanmakta diğer yandan biricik babası Allahı’ın Resülünün yanında yer almakta ve onu teskin etmektedir. Çöl onun şefkatine, babası ile ilgili yaşadığı dramlarına, yoksulluğuna sabrına tanıklık etmektedir. Baba ile kız yaşamın en zor günlerinde birbirlerine destek vermekte ve bu zorlukların üstesinden gelmektedirler.

Hazreti Peygamber, Fatıma odaya girdiğinde ayağa kalkar ve kendi oturduğu yeri ona ikram ederdi. O da babasının eline öper ve yerini gösterirdi. Efendimiz seferlerden geldiğinde mescide uğrar iki rekat namaz kılar ve evine gitmeden önce Fatıma’ya uğrardı. Fatıma onun biricik kızı Hasan ve Hüseyinin annesiydi.

YORUMLAR
Tertemiz Fatima -as-
abduh
Rabbimiz'in selat ve selamı pak fatimaya, tertemiz Ehlibeytine ve kiyamete kadar onların yolunda gidenlere olsun,
Rabbimiz laneti Fatimaya zulüm edenlere, hakkini yiyenlere, onu yalnız bırakanlara ve onlara yolunda gidenlere olsun
BeğendimBeğenmedim
08 Nisan 2013 Pazartesi 16:28
biraz farklı bakalım!
Nevzat Bilginer
evet hazreti Fatma'nın evi anlatıldığı gibi,lakin bizim evlerimizin;bu evle hiçbir ilgisi yok.bu ev sadece anlatılır,yazılır hiç kimse hayatına geçiremez,düğünlerde bu konu anlatılır,yalancıktan duygulanılr.konuşulduğu yerde kalır ondan sonra bildiğimiz gibi,işimize gelirse analtırız işimize gelmezse,"bu devirde böyle bir hayat hiçbir müslümanın evinde uygulanamaz"der kafamızı kuma gömeriz.tabi buna ne kendimiz uyarız ne de kızlarımız,riya fantzisi yaparız o kadar..
BeğendimBeğenmedim
08 Nisan 2013 Pazartesi 15:56
hz.fatumatül zehra(saa)
ali naki
Allah(cc)razı olsun sn yazar hanfendiden,çok güzel bir konuyu gündeme getirdi.Ancak bende bir şeyi merak ediyorum?hzFatıma(saa),nın neden yeryüzünde bir mezarı yok?Yani yeri belli değil?acaba,hzFatıma(saa)anamızın kabrinin blunmayışının hikmeti sebebi ne ola?Bize bilinçli bir işaret bırakmış olabilirmi?...
BeğendimBeğenmedim
08 Nisan 2013 Pazartesi 13:28
BİR AYET
İçinizden kim Allah’a ve Resülüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz. Biz ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.
Ahzâb, 33/31
BİR HADİS
Biri Cennete girdiginde gordu ki, kolesi kendisinden yuksek dereceye malik. Dedi ki: "Bu benim kolem oldugu halde derecesi benden yuksekte mi olacak?" Allah buyurdu ki: "Evet, Ben onu da seni de amellerinizle mukafatlandirdim."
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)
için namaz vakitleri
İmsak 04:28Güneş 06:05Öğle 13:09İkindi 16:55Akşam 20:01Yatsı 21:30
HAVA DURUMU
İstanbul
16 / 23 °C
Ankara
11 / 28 °C
Konya
10 / 27 °C
İzmir
12 / 25 °C
Adana
20 / 32 °C
Erzurum
4 / 16 °C
ANKET
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ne yapmalı?
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.
Sayaç