Sayaç
20 Ekim 2014 Pazartesi26 Zilhicce 1435
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Andolsun, Biz, bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan (onları anlamadan) tartışmaya çok düşkündür.” (Kehf, 18/54)
  • “İçinizde en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimseler güzel ahlâk sahibi olanlarınızdır... (Tirmizî, "Birr", 71)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:14Öğle 12:56İkindi 15:54Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 16°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 11°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 76.386 1.13
  • Altın: 599,89 0.36
  • Dolar: 2,2470 0.07
  • Euro: 2,8705 0.21

Hz. Fatıma’nın evi

Fatma Tuncer

Kibir ve enaniyet kokan mekanlarımızdan çıkıp, Hz Fatıma’ nın takva ve muhabbetle bütünleşmiş o tevazu evine geçiyoruz… Bu evde gördüklerimiz ve hissettiklerimiz bizleri, günübirlikte eğlencelerden, alış veriş bağımlılığından, zaman ve ömür israfından uzaklaştırıp birkaç dakika da olsa kendimize dönmemizi sağlıyor.

Yoksul ama huzur ve sükunetin hâkim olduğu bir evdeyiz. Yani Fatıma’nın evi… Başımızı hangi yana çevirsek İslam’ın kokusunu soluyor, tevazu, takva, kanaatkârlık ve muhabbetle geçen yıllardan derin izler buluyoruz. Lüks eşyalardan, lüks harcamalardan, lüks odalardan müteşekkil ev değil burası. Aksine yoksulluğun göbeğinde insanlığın, erdem ve faziletlerin yeşertildiği bir ev... Hepimiz huzur istiyoruz ama ne yazık ki hiç birimiz huzura giden o yola revan olamıyoruz.

Ev ailenin hayat hikayesi gibidir. Hangi tarafa baksanız yaşanmış hatıraların izlerini görürsünüz. Fatıma’nın evinde de İslam’ın ruhunu bütün benliğimizle hissediyor, yoksul ve mahzun hayatlarımızı yeniden gözden geçiriyoruz. Hz Fatıma’nın evi , “her şeyin en iyisini isterim, lüks eşyalar, konforlu bir ev olmadan evlenemem” diyen genç kızlarımıza huzurun gerçek kaynağını da gösteriyor.

Evde Fatıma’nın çeyizinde getirdiği şu eşyaların dışında hiç bir şey yok: Bir seccade, üç minder, bir yastık, el değirmeni, su tulumu, su testisi, elek, yere serilecek sofra bir battaniye ve sedir... Bu ev bizlere, günümüz insanının arayıp ta bulamadığı huzurun yüreklerde yeşerip hayat bulduğunu ve yatırımlarımızın büyük bir kısmını bu alana kanalize etmemiz gerektiğini gösteriyor. Fatıma’nın evinden dönerken bunları düşünüyor ve içimize bir ayna tutup kendimizi görmeye çalıyoruz. Ne yazık ki o günlerden bu güne çok şeyler kaybettiğimizi anlıyor ve taleplerimizin, beklentilerimizin ve hayallerimizin başkalaştığını görüyoruz. İçimize tuttuğumuz ayna ile hayatımızı yeniden sorguluyor ve söylediklerimizle inandıklarımız arasındaki çelişkiyi yakalıyoruz. Fatıma’nın evinden çıkarken derin düşüncelere dalıyoruz…

Bilindiği üzere çöl hayatı meşakkatli bir hayattır. Hz Fatıma, burada bir yandan yoklukla ve zorluklarla sınanmakta diğer yandan biricik babası Allahı’ın Resülünün yanında yer almakta ve onu teskin etmektedir. Çöl onun şefkatine, babası ile ilgili yaşadığı dramlarına, yoksulluğuna sabrına tanıklık etmektedir. Baba ile kız yaşamın en zor günlerinde birbirlerine destek vermekte ve bu zorlukların üstesinden gelmektedirler.

Hazreti Peygamber, Fatıma odaya girdiğinde ayağa kalkar ve kendi oturduğu yeri ona ikram ederdi. O da babasının eline öper ve yerini gösterirdi. Efendimiz seferlerden geldiğinde mescide uğrar iki rekat namaz kılar ve evine gitmeden önce Fatıma’ya uğrardı. Fatıma onun biricik kızı Hasan ve Hüseyinin annesiydi.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.