24 Temmuz 2017 Pazartesi29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 27°C Adana
    • 29°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 18°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 106.711 -0.12
  • Altın: 143,557 0.61
  • Dolar: 3,5567 0.57
  • Euro: 4,1387 0.43

Sizce doğru değil mi?

Fatma Tuncer

Geçtiğimiz ay, Uşak Anadolu Gençlik Derneği’nin hazırladığı bir eğitim seminerine katılmıştım. Seminer sonrası kardeşlerimizle bir araya geldik ve sohbet ettik. Teşkilat çalışanlarından bir ablamız şöyle bir soru sordu: Kadınlar okuyorlar, kariyer sahibi oluyor ve iş hayatına atılıyorlar. Sonra da çocuklarını hiç eğitim almamış bir bakıcının eline teslim ediyor ve sorumluluktan kaçıyorlar. Bir annenin aldığı eğitimin çocuğuna bir katkısı olamayacaksa bunun ne önemi olabilir?” Ablamızın bu tespiti bana birkaç yıl önce şahit olduğum bir olayı hatırlattı. Hanımefendi otuzlu yaşlarda bir pratisyen hekimdi ve çocuğuna bir bakıcı bulmuştu. Bir sabah kapıdan çıkarken kapıcıyla aralarında geçen konuşmalara şahit oldum. Doktor hanım, işaret parmağını bakıcının gözüne sokacakmış gibi kaldırmış şöyle diyordu: “Sakın çocuğun yanında he deme, kız deme, çocuğa emretme, düzgün bir Türkçe konuş, sesini yükseltme, hata edersen özür dile, iyi davrandığında teşekkür et, öyle köylü şivesiyle çocuğun dilini bozmaya kalkma...” Yüzündeki o Anadolu saflığı ile doktor hanımı dinleyen kadın sonunda patladı ve “ben kötülük nedir bilmem amma tokdor hanım bildiğim gibi de konuşurum, ha beğenmediysen üç kuruş fazla ver de kendin gibi okumuş birini bul…” deyiverdi. O günlerde bu konuşma uzun süre zihnimi meşgul etmişti. Toplum nazarında saygınlık ifade eden bir mesleğe sahipsiniz ya da insanlara kılavuzluk ediyor ve yardımcı oluyorsunuz ama işinizle çocuğunuz arasındaki dengeyi kuramıyor ve size en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde onu başkalarına bırakıyorsunuz. Bu çelişkiyi anlamak gerçekten zor.

Eğer her şey çocuklarımız için diyorsak, onları sevgi ve ilgimizle beslemeli ve sahip olduğumuz imkânları önce onlara seferber etmeliyiz. Eğer çocuklarımıza ulaşamıyor ve onları ziyan ediyorsak, dışarıda yaptığımız hiçbir şeyin tek başına önemi yoktur. Çünkü eviniz ateş almış yanıyorken sizin komşunun evini kurtarmak için yola çıkmanızın bir anlamı yoktur. Önce kendi evinizi ve çocuklarınızı kurtaracak sonra komşuya yardım edeceksiniz. Ama eğer ikisini aynı anda yapabiliyorsanız bu potansiyelinizi de kullanabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.