20 Ocak 2017 Cuma22 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:50Akşam 18:14Yatsı 19:38
    • 6°C Adana
    • 0°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 8°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.300 -0.58
  • Altın: 148,344 0.87
  • Dolar: 3,8298 1.58
  • Euro: 4,0711 1.09

Nasıl değiştik?

Fatma Tuncer

Bilinen bir metafordur. Bir kurbağayı sıcak su dolu bir kaba atarsınız hemen zıplar ve geri çıkar. Çünkü burası alıştığı bildiği ortamdan çok farklıdır ve canı yanmıştır. Ama soğuk su dolu bir kaba koyar ve suyun altını yavaş yavaş ısıtırsanız kurbağa kendisine kurulan tuzaktan habersizdir ve su kaynayıncaya kadar da ölür… Televizyonun hayatımıza girdiği günler, bana tuzağa düşürülen bu kurbağanın durumunu düşündürür. O zamanlar öğrenciydik ve ara sıra hafta sonları yayınlanan bir diziyi arkadaşlarla birlikte seyrederdik. Ama film bittikten sonra kendimize gelir ve büyük bir rahatsızlık hisseder, boşa harcadığımız vakti nasıl telafi edebileceğimizi düşünürdük. Çünkü yabancı diziler hayatımıza yeni yeni giriyordu ve buradaki yaşam tarzı bize tamamen yabancıydı… O yüzden birbirimizi uyarmaya ve sohbet ortamları hazırlamaya karar vermiştik… Aradan yıllar geçti aynı arkadaşlarla bir araya geldiğimizde o günleri yeniden yat eder, nasıl ve ne şekilde değiştiğimizi anlamaya çalışırız. Artık evlerimizde, seyahat ettiğimiz otobüslerde, gittiğimiz iş yerlerinde sokaklarda ve hayatımızın bütün alanlarında televizyon ve benzer aygıtlar var ve farkında olmadan bize ait olmayan bir kültürün gönüllü takipçisi oluyoruz. Gerçekten başımı avuçlarımın içine alıp düşünüyorum, görmeye, duymaya alışık olmadığımız bu görüntüler nasıl oldu da hayatımızı istila etti ve sıradan hale geldi? Nasıl alıştık ya da alıştırıldık? Elbette bütün bunlar tıpkı kurbağa hikayesinde olduğu gibi yavaş yavaş olup bitti, duygularımız ve geleceğimiz işgal edildi.

Küresel kapitalizmin çeşit çeşit tuzakları var ve bizler bu tuzaklara farkında olmadan kapılıyoruz. Değişiyoruz dönüşüyoruz ve bir zaman sonra tasvip etmediğimiz bu görüntülere ses çıkaramaz hale geliyoruz. Yani bir tür hissizleşme, duyarsızlaşma serüveninin içine doğru çekiliyoruz. Akıl, irade ve duygularımız işlemez hale geliyor. Bakıyoruz fakat göremiyoruz, duyuyoruz fakat işitemiyoruz… Modern aygıtlar bir tür körlüğe ve sağırla yol açıyor… Ama farkında değiliz…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.