19 Ekim 2017 Perşembe28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:47Güneş 07:13Öğle 12:56İkindi 15:55Akşam 18:26Yatsı 19:46
    • 15°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 1°C Afyon
    • -1°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 7°C Balıkesir
  • BIST: 106.926 -0.06
  • Altın: 151,429 -0.02
  • Dolar: 3,6718 -0.12
  • Euro: 4,3287 0.21

Nasıl değiştik?

Fatma Tuncer

Bilinen bir metafordur. Bir kurbağayı sıcak su dolu bir kaba atarsınız hemen zıplar ve geri çıkar. Çünkü burası alıştığı bildiği ortamdan çok farklıdır ve canı yanmıştır. Ama soğuk su dolu bir kaba koyar ve suyun altını yavaş yavaş ısıtırsanız kurbağa kendisine kurulan tuzaktan habersizdir ve su kaynayıncaya kadar da ölür… Televizyonun hayatımıza girdiği günler, bana tuzağa düşürülen bu kurbağanın durumunu düşündürür. O zamanlar öğrenciydik ve ara sıra hafta sonları yayınlanan bir diziyi arkadaşlarla birlikte seyrederdik. Ama film bittikten sonra kendimize gelir ve büyük bir rahatsızlık hisseder, boşa harcadığımız vakti nasıl telafi edebileceğimizi düşünürdük. Çünkü yabancı diziler hayatımıza yeni yeni giriyordu ve buradaki yaşam tarzı bize tamamen yabancıydı… O yüzden birbirimizi uyarmaya ve sohbet ortamları hazırlamaya karar vermiştik… Aradan yıllar geçti aynı arkadaşlarla bir araya geldiğimizde o günleri yeniden yat eder, nasıl ve ne şekilde değiştiğimizi anlamaya çalışırız. Artık evlerimizde, seyahat ettiğimiz otobüslerde, gittiğimiz iş yerlerinde sokaklarda ve hayatımızın bütün alanlarında televizyon ve benzer aygıtlar var ve farkında olmadan bize ait olmayan bir kültürün gönüllü takipçisi oluyoruz. Gerçekten başımı avuçlarımın içine alıp düşünüyorum, görmeye, duymaya alışık olmadığımız bu görüntüler nasıl oldu da hayatımızı istila etti ve sıradan hale geldi? Nasıl alıştık ya da alıştırıldık? Elbette bütün bunlar tıpkı kurbağa hikayesinde olduğu gibi yavaş yavaş olup bitti, duygularımız ve geleceğimiz işgal edildi.

Küresel kapitalizmin çeşit çeşit tuzakları var ve bizler bu tuzaklara farkında olmadan kapılıyoruz. Değişiyoruz dönüşüyoruz ve bir zaman sonra tasvip etmediğimiz bu görüntülere ses çıkaramaz hale geliyoruz. Yani bir tür hissizleşme, duyarsızlaşma serüveninin içine doğru çekiliyoruz. Akıl, irade ve duygularımız işlemez hale geliyor. Bakıyoruz fakat göremiyoruz, duyuyoruz fakat işitemiyoruz… Modern aygıtlar bir tür körlüğe ve sağırla yol açıyor… Ama farkında değiliz…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.