29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Düşenin dostu olmaz mı?

Fatma Tuncer

İnsanın dünya üzerinde sahip olduğu iki önemli nimet vardır. Biri sağlık biri iman… Bir Müslüman bu iki nimeti korumak için azami çaba göstermeli ve bu konuda ihmale yer vermemelidir. Fakat dünya imtihanlara gebe ve elinizde olmadan da sağlığınızı kaybedebilirsiniz. Kuşkusuz bu, para makam ve mevkii kaybetmekten çok daha zor bir durumdur. Tanıdığım varlıklı bir hanım “Eğer sağlığıma kavuşabileceğimi bilsem bütün servetimi verirdim” demişti. İnsan bazı şeyleri kaybetmedikçe kıymetini bilemiyor, kaybettiğinizde de gideni geri getirmek mümkün olamıyor.

Geçtiğimiz günlerde haberlere yansıyan kanser hastası genç kızın içine düştüğü durumu görünce, kaybetmenin getirdiği mahrumiyet ve yoksunluğu düşündüm ve çaresizliği bütün hücrelerimde hissettim. Düşünce tarzı, yaşamı ya da yer aldığı kulvar ne olursa olsun çaresiz bir insanın sadece imdat çığlığına bakılır ve elinden tutulur. İnandığımız din bizlere bunu öğretmiştir. Üstelik imdat diyen kişi hasta bir kişi ise çok daha hassas ve dikkatli davranmak gerekir. Zira bu insanlar sıradan bir insandan çok daha naif ve kırılgandırlar. Hele hele yardım isteyen bir genç kızın, eline üç beş kuruş sıkıştırılıp savmaya çalışmak bu da yetmiyormuş gibi onur kırıcı bir yaklaşım sergilemek bizim değerlerimizle ve kültürümüzle hiç örtüşmeyen bir durumdur. Allah’ın Resulu bizlere her şeyin bir usulünün, yol yordamının olduğunu yaşantısı ve tavsiyeleri ile öğretmiştir. Bir dilenciye para verirken bir yoksulun elinden tutarken, birine el uzatırken ne kadar hassas ve kırılgan olmamız gerektiğini örnekleri ile göstermiştir. Elbette bu yıkıcı tavırların arkasında muhtaç kişinin borçlu olduğu inancı vardır ki bunun inancımızda ve geleneklerimizde hiçbir yeri yoktur. Büyüklerimiz eve gelen yoksulları yedirir ve giderken de hediye hazırlar “bize teşrif edip geldiğiniz için Allah razı olsun” derler ve verdiklerinin yoksulun hakkı olduğuna inanırlardı. Günümüzde ise büyük insanlar yardımlarını ekranlar önünde afişe ederek yapıyor ve yardım yaptıkları kişiyi minnet altına sokuyorlar.

Eğer verirken karşınızdaki insanı anlamaktan uzak kalır ve yaptığınız yardımla bu kişinin psişik duvarını yıkmaya kalkarsanız verdiğiniz şey yıktığınız duvarı tamir etmeye yetmez yetemez. Unutmayın, dünyanın en iyi insanı da olsanız sizin iyiliğiniz karşınızdaki insanda uyandırdığınız iyilik kadardır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.