29 Mayıs 2017 Pazartesi4 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:34Güneş 05:29Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:35Yatsı 22:21
    • 28°C Adana
    • 30°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 22°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 97.859 0.33
  • Altın: 145,775 0.00
  • Dolar: 3,5783 -0.05
  • Euro: 3,9984 -0.09

Direnişin analizi

Şevket Tandoğan

Atalarımız, “Bir musibet bin nasihatten evlâdır.” Demişler. Son hadiselerden dersler çıkarmalıyız. İlk ders şudur ki, gündemi işgal eden taksim gezi parkı protestolarının, masum bir çevreci duyarlılık olmadığı iyice anlaşılmış, kitlesel bir isyan hareketiyle halkı galeyana getirip meşru yönetimi devirmeyi amaçladığı ortaya çıkmıştır.

          Milletçe hepimiz gayet net olarak görüyoruz ki, anarşiye dönüşen son eylemler bir turnusol kâğıdı gibi foyaları, boyaları emerek maskeleri düşürmüş, artık herkes safını belirlemiş, kimin yanında kime karşı durduğunu belli etmiştir. Bir yanda devlet otoritesi ve onu savunanlar, diğer tarafta devlete kafa tutan yıkıcı isyancılar ve destekçileri.

          Hükümet, iki ders çıkarmış olmalıdır. Birincisi: Ne kadar başarılı olursa olsunlar, muhalifler bir işaret fişeğiyle kısa zamanda örgütlenip öfkeli kalabalıklar halinde sokağa dökülebilir, dolayısıyla çoğulcu demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Muhalefeti iyi dinlemek, gazını almak ve emniyet sigortası bulundurmak gereklidir.

          Hükümetin aldığı ikinci ders ise; dostunu, düşmanını anlamış olmasıdır. İyi gün dostu menfaatçiler, riyakârlar, ikiyüzlüler, zayıf karakterliler, yamuklar, yumuşaklar maskelerini indirmiş, gerçek çehreleri görülmüştür. Öte yandan milletini devletini seven ve ezilen sessiz çoğunluğun sabrı tükenmiş, “Yeter artık, seçtiğim Başbakanı yedirmem”  diyerek vefasını ortaya koymuştur.

          Müslüman Türk Milletinin mayası, töresi ve kültürü gereği, kendi değerlerine yabancı sol zihniyeti normal yoldan hiçbir zaman iktidara getirmemiştir. Antidemokratik darbeler, askeri müdahaleler, muhtıralar hepsi sol zihniyetin kışkırtması ile gerçekleşmiş, bu arada kısa süreli iktidar koltuğuna oturabilmişlerdir.

          Dirayetli, teşkilatçı, dindar ve cesur bir Başbakanı ilk anda fark eden aziz milletimiz; ona büyük teveccüh göstermiş, bağrına basmış, böylece hak ve hürriyetleri genişlemiş, ilâhî lütuf ve himaye ile şer güçlerle çarpışarak bu günlere gelinmiş, darbeciler ve ergenekoncular kodese tıkılmış, Barış ve çözüm süreci ile terör belası da bitme yoluna girmiştir.

          İşte bu ortamda 2023 hedefine emin adımlarla yürüyen hükümetimiz, içeride ve dışarıda fincancı katırlarını ürkütmüştür. Güçlü, imanlı ve çalışkan bir kadro yönetiminde yıldızı parlayan Türkiye, dünyada denge unsuru olma yolunda hızla ilerlemekte, tabii göze batmaktadır.

          Büyüyen Türkiye’yi çelmelemek isteyen dış güçlerle, demokratik yoldan iktidara gelemeyeceklerini anlayan muhalefet; tümüyle en sağdan en sol uçlara varıncaya kadar hepsi birden koro halinde Tayyip düşmanlığında birleşmişlerdir. İyi niyetle eylemlere katılan sade vatandaşlarımızı tenzih ediyorum. Onlar bu çirkin oyuna alet olmasınlar.

          Çok acı ve dramatik bir manzara görüyoruz ki; Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, Dhkp, vs. gibi aşırı sol guruplarla birlikte, bazı milliyetçi geçinenler ve hatta bazı dînî cemaatler paralel çizgide Tayyip düşmanlığı yapmak için yıkıcı eylemcilere alkış tutmakta ya da bıyık altından gülerek sevinmektedirler.

          Küfür tek bir millet (cephe) olduğuna göre, hak ve hukuku savunanlar, yâni hakka inananlar eteklerindeki taşları döküp, her şeye rağmen, hükümetin hatalarına rağmen, (hatasız kul olmaz) haktan yana bir duruş sergileyerek saflarını iyice netleştirmeleri tarihî ve hayatî önem arz etmektedir.

          Eğer direnişçiler devlet otoritesini sarsar, sokağa hâkim olup gemiyi delerlerse hepimiz batarız. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.