Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Made In USA!

Made In USA!

Oyun bitti! Deşifre oldular.. Sureti haktan gözükerek, ağuyu altın tas içinde ve bala karıştırıp sundular, yeşil maskeleri vardı, ağaç bahaneydi!

“İşaret aldıkları yer” belli idi. NEOCON’lar, MOSSAD, MUHABERAT vd!
Media sponsorları belli idi, CNN, BBC, REUTER.. BILD! Yani ABD, İngiltere, Fransa ve tabii onların işgali altındaki Almanya. Yangına körükle gitmeye hazır işbirlikçiler: MOSSAD ve

MUHABERAT!

Kanaat önderlerimize hatırlatırım; ABD’nin dostluğuna güvenip iş tutan işadamlarımıza, ABD dindarlar için bugünden sonra pek de güvenli bir yer değil.. ABD’de Neoconlar ve ılımlı İslamcıları destekleyenler kendi aralarında kavgalı.. Ilımlı Islamcılık, onlar lehine yeteri kadar başarılı değil.. Ellerinde Kur’an-ı Kerim’i taşıdıkları sürece ve MÜSLÜMAN kimliği ÜMMET AİDİYETİ, bütün planları boşa çıkarıyor. Ilımlı İslam politikası yeniden gözden geçirilebilir. Bunu herkese söylüyorum aslında.. Onların dostları yok, çıkarları var. Tarih bunun acı örnekleri ile doludur.. Bugünki Ergenekoncular da dünki dostları idi.. Bugün değiştirmek istedikleri Ortadoğu denilen bölgedeki birçok yönetim de ABD’nin eski dostu idi. Suudi kralı da bu dostluğa güvenmesin, Kuveyt de..
Ha! ABD’de herkes mi böyle. Hiçbir halk, hiçbir ırk, hiçbir coğrafyada yaşayan insanlar topyekun iyi ya da kötü olamaz.. Elbette her yerde akıl, hikmet ve vicdan sahibi insanlar vardır. Ama her toplulukta nefsini şeytana satmış birileri de vardır.. Hanif gelenekte bunun sayısız örneğini bulmak mümkün. Bunların yerli işbirlikçileri de belli oldu. Yeni beşli çete kendini dışa vurdu: DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB..
Kripto CHP’lilerin öfkeleri akıllarından büyük olduğu için, yangına körükle gider gibi, yokuşaşağı koşar gibi gittiler. Onlar bu iş bitti, sıra bizde diye aşkla, heyecanla koyuldular işe.. Aslında geri durmaları gerekiyordu, ama kılavuzları Kılıçdaroğlu olunca. Marksistlerin de hemen öyle bayrakları ile meydana çıkmamaları gerekiyordu ama, çıktılar işte!
Sermaye olarak KOÇ ve onunla hareket eden grub deşifre oldu.. Aydın Doğan Mediası da.. Onları bu eylemi nihai bir darbe olarak görüyordu. Bu iş bu kadar sürmeyecekti. Erdoğan’a diz çöktürecekler, teslim alacaklardı.. Onun yerini dolduracak bugün için biri yok, bunu biliyorlar. Onu teslim almaktı niyetleri. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı..
Hatay/Reyhanlı’dan önce bomba Ankara’da patlatılacaktı. Bir cuma çıkışı Kocatepe’de.. İstanbul bu işin ikinci etabı idi. Neocon amcalar plan tatbikatını öyle yapmışlardı. Taksim uygun bir yerdi. Sol ve militan grublar değil, sivil, herkesin kolayca katılacağı sivil bağımsız grublar öne sürülecekti.. Houston ve Washington planı böyle hazırlandı.. Plan çalışmasına Türkiye’den de özel adamlar katıldılar ve plan uygulamaya kondu..
Bakın, bu eylemcilerden, arkadan gelip konvoya katılanlar, şimdi verilen zararın tazmini konusunda kendilerinin suçlanacağı korkusu ile bu saatten sonra yeşili filan düşündükleri yok, kendi paçalarını nasıl kurtaracaklar onun hesabındalar. Bu işin yargı konusu yapılmaması peşinde olacaklar..
Hükümetin elinde dehşetli bilgiler ve belgeler var.. Türkiye bu toplumsal anomaliden kurtulabilmesi için tarihi bir fırsat elde etti.
Media temizlenecek. Riba lobisi, Borsa spekülatörlerinin de bu işten canı yanacak.. Derin devletin örtülü KİT’i hükmündeki kimi holdinglerin de kapısı çalınacak. Yabancı ülkelerin istihbarat örgütlerinin 6. Kol faaliyetinin itibar ajanları gibi faaliyet gösteren kimi sivil görünümlü derneklerin de hesabı görülecek.. Onların kim olduklarını kendileri bilir bilmesine de, twitter, facebook’a bakın zaten onlar bu süreçte kendilerini deşifre ettiler. Media, Mafia, Sermaye, Siyaset, STK, Bürokrasi içindeki trojanlar deşifre oldular..
Gelinen noktadaki sonuç şu: Bu durum Erdoğan’ın 2. Baharıdır.. Sureti haktan görünenler ise Gezi’de harakiri yaptılar.. Yerel seçimlerin sonuçları ise şimdiden belli.. Tosya’ya pirince giderken birileri evdeki bulgurdan da olacak! Birileri, bu iş bitti düşüncesi ile yeni dönemde kimin yanında duracağını hesaplamaya başlamıştı sanki. Korkaklar, hainler, işbirlikçiler, hepsi ortaya çıktı.. Dün Koç’la kol kola girip, ABD ile Erdoğan sonrasının pazarlığına girişenler, şimdi ne yapacaklar.. Gezi ne muhteşem bir misyon üstlendi, maskeler fora edildi. Kim kimdir artık her şey çok daha net biliniyor.. Kim kimin sesi daha iyi anlaşılıyor.. Gezi Türkiye için pahalı ve iyi bir ders oldu. Ve Allah tuzak kazanların tuzağını başlarına geçirdi. Bizim için şer gibi gelen bir şeyin nasıl hayra dönüştüğünü gördük!
Birileri hâlâ, söz ve eylemleri ile aleyhlerinde hazırlanacak iddianameye kanıt üretmeye çalışan karakterler olarak görevleri başındalar. Twitter ve internet üzerinden telsiz haberleşmesi bir darbe girişiminin canlı tanıklığına dönüştü. Twitter artık eylemcilerin korkulu rüyası olacak gibi.. Divan oteli, eylemlerin logistik üssü, karargah merkezi, yabancı ajanların irtibat merkezi olarak görev yaptı mı, bu arada, soruşturmaların sonunda onu da öğreneceğiz.
Ergenekon ve Balyozdan daha büyük, 28 Şubat kadar büyük yeni bir dava, eşikte. Değil öldürmek, yakmak, yıkmak, kim kimin gömleğinin düğmesini kopartsak, haksız yere, hesabını vermeli.. Ama önce gerçek ortaya çıksın. Aramızdaki sanatçı, işadamı, gazeteci  çevreci, insan hakları savunucusu geçinen ajan provokatörler deşifre oldu. Twitter bunu da başardı. Birileri ne kadar kolay bir şekilde bir Amerikan planının basit figüranları haline gelebildiler.. Şimdi herkes bir gözü ile dışarıya bakarken, öteki gözü ile kendi içine bakması gerek. Sağı-solu, Alevisi-Sünnisi, çevrecisi..
Erdoğan’ın İstanbul’da 1.250.000 kişi olduğu tahmin edilen mitingi, ardından 250.000 kişinin katıldığı stadiumdaki Türkçe olimpiyatlarındaki konuşması ve devam edecek kitlesel toplantılar, Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını gösteriyor..
Yeni ultra postmodern darbe girişimi, yeni bir ihya ve inşa hareketine toparlanmaya, vesile olacağa benziyor.. Evdeki hesapları çarşıya uymadı. Selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum
Abdurrahman Dilipak Arşivi