28 Temmuz 2017 Cuma5 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 33°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 36°C Ağrı
    • 35°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 33°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 107.749 -0.59
  • Altın: 143,535 0.26
  • Dolar: 3,5290 -0.11
  • Euro: 4,1420 0.48

Yanlış Anlamak

Cemal Nar

Ülkemizde verilen, belki bütün dünyada verilen mücadelenin nihai sonucunu, dinlerini bilmeyen, dolayısıyla yaşamayan, bu yüzden günahları sebebiyle dinde adı fasık veya facir olan  Müslümanlar'ın tutumu belirleyecektir. Acı ama gerçek bu. Özde Müslümanlar sözde Müslümanları ele alarak yeniden gerçek Müslüman olmalarına vesile olmak için amansız bir mücadele vermek zorundadırlar.

Eğer özde Müslümanlar, çok ciddi çabalar sarfederek, bu cahil ve günahkar kardeşlerini batıcı, laik, seküler, liberal sözde Müslümanlardan kurtarabilir de kendi saflarına kazanabilirlerse, yani dinlerini yeterince bilen ve ihlasla yaşayan samimi Müslümanlar haline getirebilirlerse, mutlak zaferi kazanmış olurlar.

Yazmıştık bunu; bugün verebileceğimiz en büyük mücadele, kayadan parça koparır gibi, toplumun içinden tek tek insanlarla ilgilenerek, onları eğitmek, irşat etmek ve dinlerine döndürmektir. Bu mücadelenin aslı insan kazanma sanatından geçmektedir. Tek tek veya toplu olarak tekrar tekrar insanlara dinlerine tarihlerini, kültür ve medeniyetlerini anlatmak ve kendilerine özlerine dönmeye davet etmek. Bizim cihadımız bu ilim, kültür sanat mücadelesidir. Mücadelemizin ana sahası eğitimdir.

Bu yüzden bu davamız için çalışan herkes çok kıymetlidir. Birbirlerini tanımaları, sevmeleri ve saymalarını, davaları adına birbirlerini desteklemeleri gerekir. Bu dava iman ve ahlakımız adına, istikbalimiz adına en öncelikli meselemizdir. Özellikle de bu zamanda.

Bu anlattığımız şu “tesbit” olayına güzel bir misal sunmak isterim sizlere. Aynı zamanda zihinsel kırılmalara ve depremlere de bir örnektir bu olay. İnsanın kafası karışık olursa, en sevdiği insanı bile nasıl en yanlış biçimde anlamaya ve algılamaya başlar, buna da ilginç bir örneklik edecektir hiç kuşkusuz. “Bediüzzaman Said Nursî: "Onüç asır evvel, şeriat-ı garra teessüs ettiğinden, ahkamda Avrupa’ya dilencilik etmek, din-i İslam’a büyük bir cinayettir ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir" diyor.

Muhterem Abdulkadir Badıllı bunu sadeleştirerek alıyor ve ilave ediyor: "Böyle diyor amma bununla beraber bu işi böyle yapanların küfre girdiklerini, dinden çıktıklarını söylemiyor, iddia etmiyor. Belki ancak hakîkî adaletin temin edilemeyeceğini beyan ediyor”   

Ne alakası var efendim?

Üstad hazretleri: "Din-i İslam’a büyük bir cinayettir, ve şimale (kuzeye) müteveccihen namaz kılmak gibidir" diyor. Daha ne desin?                                 

“Efendim, bunlar kafir olmaz. Çünkü Üstad dinden çıktıklarını söylemiyor, iddia etmiyor" diyorsunuz. Üstad o konuda teşbih ile konuşuyor. Bırakınız, kendi ifadeleriyle beyana devam etsin, lütfen siz metni yanlış yorumlamayınız.                                           

"Din-i İslam’a büyük bir cinayettir” ne demek?

Bir insan bilerek “şimale (kuzeye) müteveccihen namaz kılarsa” hükmü ne olur?

Üstad bu beynelmüslimin malum olan konuda daha ne desin?

Peki, müslüman olduklarını söylüyor mu?

Hâla müslüman kaldıklarını iddia ediyor mu?         

Hayır!

Peki, siz böyle yapanların hala müslüman olduklarını söyleyebilir misiniz? Hâla müslüman kaldıklarını iddia edebilir misiniz?

Biz, azıcık akaid ilmi okuyan hiçbir kimse bunu iddia edemez biliyoruz!

Neden mi?

Gelecek yazıda inşallah.

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.