17 Ocak 2017 Salı19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:47Akşam 18:10Yatsı 19:35
    • 16°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 82.130 0.51
  • Altın: 147,965 0.41
  • Dolar: 3,7924 -0.33
  • Euro: 4,0583 0.56

Küçük şeydir demeyin

Fatma Tuncer

EVİME gelen misafir çocuğun çoraplarını üç yıl dolabımda sakladım. Aile Hollanda’dan Türkiye’ye ziyarete gelmiş ve kısa bir süre sonra da geri dönmüşlerdi. O yüzden ancak üç yıl sonra ulaşabildim.

Rahmetli babam, bizlere maddi bir şey bırakamadı fakat hepimizi yanlışın küçüğü büyüğü olmaz anlayışı ile büyüttü ve sağlam bir bakış açısı kazandırdı. O yüzden hayatım boyunca hiçbir şeyi küçümsemedim, hayata düşen her notun Allah’ın rızasına uygun şekilde ele alınması gerektiğini düşündüm. O yüzden o çorapları belki ulaşma şansım olur diye üç yıl sakladım. Evime sık sık gelen arkadaşım bu hassasiyetime bir anlam veremiyor ve bunun küçük bir mesele olduğunu söylüyordu. Evet, elimdeki emanet bir çocuk çorabı idi ve bunun ekonomik bir değeri yoktu… Ama mesele olayın ekonomik boyutu değil, emanet bir eşyaya karşı nasıl bir tavır takınmam gerektiği meselesi idi. Üç yıl sonra aileye ulaştım ve durumu anlattım. Kadın güldü ve bir yoksula ver gitsin dedi ben de öyle yaptım. Ama içim rahattı, çünkü nasıl davranmam gerekiyorsa öyle davranmıştım…” (Cihan K.)

Yukarıdaki mektup, bir hanım kardeşimizin hatıra defterinden alıntılanmıştır. İnsanlarımızın kul hakkı konusundaki hassasiyetlerini kaybettiği bir günde bu örnek davranışın anlaşılması ve hak ettiği yere konulması mümkün olmayabilir… Ama şunu unutmayalım ki, küçük gibi görülen meselelerde hakkı gözetmeyen fert ve toplumlar hayatın her safhasında hak ihlaline giderek, siyah beyaz ayrımını tamamen ortadan kaldırabilmektedirler.

Eğer bir kişi yolda yürürken insanlara çarparak rahatsızlık veriyorsa,

Bir kişi, apartmanda komşusunun huzurunu bozacak hal ve hareketlerde bulunuyorsa, mahallenin bakkalı veresiye defterine bire iki katarak yazıyorsa, mahallenin sütçüsü, çiftliklerden doldurulan süte su katıyorsa,

Mahallenin manavı, çürümüş sebze ve meyveleri halka satıyorsa

Mahallenin gençleri huzur ve sükuneti bozarak insanlara rahatsızlık veriyorsa, o cemiyette bozulma ve ifsat almış başını gidiyor demektir…

Bugün, bu meseleler, küçük birer ayrıntı gibi düşünüldüğünden insanlarımızın dikkatinden kaçıyor. Oysa, kötünün ve kötülüğün büyüğü küçüğü yoktur, bir iş Allah’ın rızasına uygun bir iş değilse burada büyük küçük hesabı yapılmaz, yapılmamalıdır. Bu konuda en büyük sorumluluk ise anne babalara düşüyor. Zira ailede hakkaniyet bilinci ile büyümüş bir çocuk ileriki yaşantısında da bu minval üzere hareket edecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.