29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 0°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 10°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Esir çocuklar

Fatma Tuncer

Joseph Jacotot’un ortaya attığı “zorunlu aptallaştırma” kavramı resmi ideolojiden beslenen bir eğitim sisteminin, insanın aklını kullanma özgürlüğünü tamamen elinden aldığını ve yeteneklerini körelterek adeta donuk birer robota çevirdiğini ifade eder. Yani, resmi ideolojinin güdümüne ve hizmetine sunulan eğitim sisteminde çocukların özgürce düşünme, üretme ve yeteneklerini değerlendirme imkanı yoktur. Zira eğitim kurumları, dar bir kalıba sokularak bu ideolojilerin varlığına kurgulanmış ezber yığınına dönüşür. Böyle bir ortamda düşünen ve düşündüğünü ifade edebilen nesillerin yetişmesi mümkün değildir…

Bilginin vahiyden koparılıp, mevcut ideolojilerin güdümüne girmesi ile birlikte bizim toplumumuzda da ufku geniş, ileriyi görebilen, sadece kendisini değil başkalarını da düşünen erdemli insanlar yetiştirmek imkânsız hale gelmiştir. Zaten bilgi, hikmetten soyutlanarak beşeri sistemlerin emellerine hizmet eder duruma düşmüşse burada aklını ve yeteneklerini kullanan nesillerden söz edilemez. Bu durumda eğitim sadece bu sistemlerin hayatta kalması için aktive edilmekte ve genç nesillere aktarılmaktadır. Aklını ve iradesini kullanma yeteneği elinden alınmış nesiller, kendilerine verileni sorgulamadan almakta ve adeta güdülen birer koyun haline gelmektedirler. Bu gençler ne kendilerine ne de dünyaya geniş çerçeveden bakamaz ve olayları bütün boyutları ile değerlendiremezler. Bir şeye odaklanır ve nereye çekerseniz çekin aynı yöne doğru giderler.

Günümüzde her şey ters yüz oluyor. Yaşamlarının en güzel yıllarında çocuklarımızı okullara teslim ediyor ve onların hayırlı birer evlat olmalarını diliyoruz. Ancak, çocuk burada dar bir mahzene hapsoluyor ve keşfetme, öğrenme, araştırma, soru sorma yeteneğini tamamen kaybediyor. Öğretmen öğrenci arasında yapay ve hiyerarşik bir ilişki kuruluyor ve çocuk kanatlarını açacak bir ortam bulamıyor. Biz çocuklarımızın “adam” olmasını beklerken onlar, adamlık elbiselerini çıkaran mühendisler, eğitimciler, mimarlar olarak ortaya çıkıyorlar. Biz yine de ümidimizi kaybetmiyor ve bu gençleri istikbali emanet edeceğimiz birer yıldız olarak görüyoruz.

Eğitim, toplumun insana verdiği değerin ölçüsüdür. Bu nedenle eğitim sistemi bir bütün olarak ele alınmalı ve bilgi vahyin aydınlığına çekilerek maneviyat zeminine taşınmalıdır. Gençlerimiz Batının kokuşmuş kültüründen değil, kendi öz değerlerinden, Hazreti Peygamberin örnek hayatından, vahyin ışığından ilham almalı ve bütün dünyaya insanlık dersi vermelidirler. Eğer isterseniz bu pekala mümkündür.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.