30 Mayıs 2017 Salı5 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:33Güneş 05:28Öğle 13:09İkindi 17:05Akşam 20:36Yatsı 22:22
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 17°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 97.726 0.20
  • Altın: 145,622 -0.11
  • Dolar: 3,5781 -0.06
  • Euro: 4,0001 -0.04

Dördüncü kuvvet

Şevket Tandoğan

Devletin üç ana erki olan yasama, yürütme ve yargı sacayağı gibi onu ayakta tutan temel kuvvetlerdir. Bunlar birinden bağımsız çalışmalarına rağmen, biri olmadan diğer hiç birisi ayakta kalamaz ve denge bozulur çöker. Fakat bir dördüncü kuvvet daha var ki, adeta hepsini kuşatır ve denetler, hatta ülkemizde yönetmeye çalışır. O da basın ve medya sektörüdür.

Basın ve medya deyince; basılı ve görsel yayın organlarından başlayarak kitaplar, dizi filmler, sinemalar, tiyatrolar ve göze-kulağa hitap eden tüm gösteriler sayılabilir. Her geçen gün tür ve çeşitleri artmaktadır. İnternet ve sosyal medya da buna dâhildir.

Toplumu eğiten, bilgilendiren ve yönlendiren basın ve medya gücü o kadar etkili bir silah ki; fert ve cemiyetlerin, hatta milletlerin kaderinde rol oynayacak en tesirli mekanizmadır. Basın ve medyanın gücü artık tartışılamaz bir gerçektir. Bu gücün ülke siyasetine yön verdiği, bir dönem hükümet düşürüp başka hükümet kurdurduğu hepimizce bilinen yakın tarihimizin bir vakıasıdır.

Toplumun yansız, yalansız doğru haber alması ve bütün olaylara objektif olarak vâkıf olması gerekir. İnsanların bilgi sahibi olması için çalışanların, özellikle basının gerçeğe ulaşarak öğrenip dürüstçe (özel hukuku ihlal etmeden) yayması en tabiî hakkıdır. Acı da olsa gerçeği söylemek, yaymak, iletmek ve kabullenmek gerekir. Hatta bu işi dürüstçe yapanları kutlamak ve yardımcı olmak gereklidir.

Ülkemizde Cumhuriyet dönemi basın yayın ve medya kuruluşlarına genellikle azınlık Yahudi, Rum ve Ermeni vatandaşlarla dönmeler ve Sabetaistler hâkim olmuşlar, art niyetli kimi aydın ve edebiyatçılar bu yolla kötü emelleri uğruna yalan ve asparagas neşriyat yapmışlardır.

Eski tâ’birle matbuat ve neşriyat yoluyla, mâlüm medya tarafından ülkemizde öyle korkunç tahribat yapılmıştır ki; körpe dimağlar zehirlenmiş, devrimler adına koca bir millet tarihinden koparılmış, yazısı değiştirilmiş, irtica paranoyası ile hakkın ve halkın önü kesilmiş, darbelere zemin hazırlanmış, ülke kaynakları sömürülmüş, millet soyulmuştur.

Dilden dile dolaşan rivayete göre: Vaktiyle Cağaloğlu’nda Baba Tahir isimli birisi haftalık gazete çıkarırmış. Geçimini ve gazeteyi idame ettirmek için ilan-reklam almak istediği kişi ve kurumlara baskı uygular, korku salarmış. İstanbul su işleri İSKİ den reklam almaya gittiğinde yetkililer isteği kabul etmeyince, ertesi gün Baba Tahir’in gazetesinde şöyle bir haber yayınlanmış: “İSKİ nin su kaynağı Terkos gölünde siyah bir cisim görüldü. Cismi gören vatandaşlar bunun Domuz ölüsü olduğunu beyan ettiler.” Tabi bu asparagas haberi okuyan İstanbullu vatandaşlar Telefonla veya bizzat İSKİ yi protesto yağmuruna tutunca, yetkililer Baba Tahir’in reklam isteğini mecburen yerine getirmişler. Ertesi gün gazetede şu haber yer alır: “Daha önce Terkos gölünde vatandaşlarca görülen siyah cismin bir ağaç kütüğü olduğu anlaşılmıştır.”

Millî şef İ.İnönü hatıralar C.2 Shf.223 de amaçlarını şöyle açıklar: “Harf devriminin tek amacı ve hatta en önemli amacı okuma yazmanın yaygınlaşmasını sağlama değildir. Devrimin temel gayelerinden biri, yeni nesillere geçmişin kapılarını kapamak, Arap-İslâm dünyası ile bağları koparmak ve dinin toplum üzerindeki etkisini zayıflatmaktı. Yeni nesiller eski yazıyı öğrenemeyecekler, yeni yazı ile çıkan eserleri de biz denetleyecektik. Din eserleri eski yazıyla yazılmış olduğundan okunmayacak, dinin toplum üzerindeki etkisi azalacaktı.”

Çok şükür ki, son yıllarda basın, yayın ve medya organlarının birçoğu millî ve dinî değerlere bağlı vatansever, idealist kişilerin eline geçmiştir. Yeni filizlenen dürüst yayın organları çoğalmıştır. Şuurlu yazar, çizer ve edebiyatçılarımız sayesinde geniş halk kitleleri gerçeklere ulaşmakta zorluk çekmemektedirler. Şerre karşı hakkın yanında çok güzel yayınlar yapılmaktadır. Eski günler geride kalmıştır. 

İlkeli, şahsiyetli ve ciddi bir yayın kuruluşumuz olan ve köşe yazısı yazmayı vazife bildiğim
habervaktim.com sitesini burada takdirle ve geleceğe ümitle zikretmek isterim. Değerli editör ve yöneticilerine ve tüm yazar dostlara bu vesileyle sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

    

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.