Fatma Tuncer

Fatma Tuncer

Ademoğlunun ağaçla imtihanı

Ademoğlunun ağaçla imtihanı

Ağaçla insanın serüveni ilk insan Hz Adem’e kadar uzanır. Bilindiği üzere Rabbimiz Hz. Adem ve Hz. Havva’ya Cennet’te hürriyet bahşederken yasak ağaca yaklaşmamalarını tavsiye buyurmuştur. Fakat şeytan bütün ikna yöntemlerini kullanarak yasak ağaca yaklaşmalarını sağlamıştır. Hz. Adem işin aslını anladığında tövbe edip Allah’tan af dilemiş ve bu olayla birlikte dünyaya gönderilmiştir.

Ağaç kimi zaman da bir peygamber’in asası ile buluşarak zihinlerimizde tesirli bir iz bırakmıştır. Hz. Musa Rabbine cevabında “ “O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var” (20/18) buyurur ve asası birlikte bir ağaçtan söz eder.

Allah Rahman süresi 6 ayetinde “Yıldızlar ve ağaçlar her ikisi de Allah’a secde eder” buyurur. Ağacın teslimiyetini bizlere örnek gösterir.

Hz. Meryem’in doğum sancısı başladığında, Rabbimiz Hurma dalını kendine doğru salla üzerine henüz oluşmamış taze hurma dökülüversin. Artık ye iç gözün aydın olsun” (Meryem, 26) buyurmuştur. O günden beri kırsal bölgelerde birçok kadın ağaç dallarına yaslanarak bebeklerini dünyaya getirmişlerdir. Ölen bir kişi ağaçtan yapılmış bir tabuta yerleştirilerek ebedi göçünü gerçekleştirir. Ağaç insanın doğumunda da ölümünde de yaslandığı bir nesnedir.

Tarihte birçok olay bir ağaçla simgeleşmiş ve olayın nezdinde ağaç da zikredilir olmuştur. Mesela, Hz Peygamber umre seferi için Medine’den Hudeybiye denen yere geldiğinde, Hz Osman’ı Müşriklerin tepkilerini ölçmek için göndermişti. Fakat kısa bir süre sonra Osman’ın şehit edildiği haberi geldi, bunun üzerine Hazreti Peygamber Rıdvan ağacının altında kendisine inananlarla bir anlaşma yaptı. Daha sonra Efendimize biat eden sahabe Hz Osman’ın şehit edilmediğini öğrendiler ve herhangi bir çarpışma olmadı. “Allah o ağacın altında biat ederlerken müminlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine güven duygusu ve huzur indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir” ( Fetih, 18)

Hz Peygamber, her defasında hurma ağacı dikmiş ve “ bir Müslüman bir ağaç diker de bunun meyvesinden insan evcil veya vahşi hayvan veya bir kuş yiyecek olsa yenen şey diken için bir sadaka hükmüne geçer” buyurmuştur.

Şu günlerde ağaç, bazı menfur eylemlerin istismarı haline gelmiş ve zihnimizde farklı çağrışımlara yol açmıştır. Yıkıp yok eden aşağılayan ve şiddeti kışkırtan marjinal gruplar, ağacın arkasına saklanarak bu eylemlerini meşru göstermenin yollarını arar hale gelmişlerdir. Ağaç dikmek ya da ağacı korumak insanlığın erdemlerindendir fakat bunun arkasına sığınarak şiddeti körüklediğinizde o ağaçlar er geç sizden şikâyetçi olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fatma Tuncer Arşivi