29 Haziran 2017 Perşembe5 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:27Güneş 05:28Öğle 13:15İkindi 17:12Akşam 20:48Yatsı 22:39
    • 29°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 29°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 100.806 0.19
  • Altın: 140,687 -0.29
  • Dolar: 3,5114 -0.02
  • Euro: 4,0116 0.39

Bayrama ağıt

İshak Özen

Kurban bayramı, hac ibadetinin ve kurban sunmanın bize getirdiğini alma ve ruhumuza geçirme törenidir.

Bayram, kazanılan ruhi ilerlemeyi bir daha çıkmamacasına benliğimize geçiren ilahi damgadır. Göğsümüzü açıyoruz ve kalbimize meleklerin bu yüce damgaları basmasını, pamuktan daha yumuşak bir vuruşla ruhumuza nakşetmesini bekliyoruz. İşte bayram, bu demektir.

Bayram ki taştan değil, rüzgar çizgilerinden değil, yaprak hışırtısından değil, bir medeniyet esintisinden, bir tarih ilhamından, Müslümanların aydınlık gönüllerinden gelen bir şuur hafifliğidir, geliyor ve bizi ak çeşmelerin ışığıyla dolduruyor.

Ve her vakit namazından sonra yalnız bayram günleri kılınan namazlara mahsus namaz sonu tekbirleri. Sanki bayram tertemiz bir mendil  ve beş vaktin tekbirleri de onun ölümsüz düğümleri. Kalbin aydınlık mühürleri tekbirler.

Bayram, iki yüz yıldır İslam dünyası için, içi acılıklarla dolu bir yemiş gibi sunulmakta kader tarafından bize. Ne kadar çelişkili bir psikolojiyi yaşıyoruz bayramlarda! Gereğince üzülemiyoruz, “ne de olsa bayramdır” diyoruz, gereğince sevinip neşelenemiyoruz, gözlerimizin önünde İslam aleminin her yanındaki trajik levhalar canlanıyor.

Evet İslam alemi, nerdeyse yüz yıllar oldu, hep kara bayramları yaşıyor. Ak bayramları unutmuş gibi. Bayramlarımız üzerinde sabahın gümüşsü beyazlığı, ışığı saçılmıyor. Bayram aydınlıklarında bile yer yer karanlığın çizgileri hakim.

Evet, bayramlar terkedilmez. Gerçek bayramlar gelinceye kadar, acı da olsa, buruk buruk da olsa, bayramlarımızı kutlayacağız. Bir hatıra gibi kutlayacağız. Geleceğe bir hazırlık gibi kıutlayacağız. Kara bayramları ak bayramlara çevirme umudu kaybolmasın diye kutlayacağız.

Sonra bir gün bayramları gerçeğine dönüştürmenin sırrını aramaya başlayacağız ve mutlaka bulacağız.

Tabiatı yozlaştırılmaktan kurtarma gibi tarihi de hakikatına kavuşturma savaşı o gün başlayacaktır.

*Üstad Sezai Karakoç’un “Samanyolu’nda Ziyafet” adlı eserinden derlenmiştir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.