22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 17°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • 6°C Amasya
    • 5°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Zinaya Özgürlük Uyuşturucuya Yasak Neden?

Cemal Nar

Bu ülkede alkol ve fuhşun ne kadar tehlikeli boyutlara vardığını bilmeyen mi var?

Bu ve benzeri kötülüklerle mücadele etmesini Anayasa’nın kendisine emrettiği hükümetin bu zamana kadar tedbir almaması suç iken, şimdi Başbakanın önüne konan bazı raporlarla yürütme harekete geçmeye niyetlenmiş. Eh, nihayet bu da bir şey!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne gelen bir “rapor” üzerine öğrenci yurtlarını gündemine aldığı ortaya çıkmış. Erdoğan, “Buralarda güvenlik güçlerimize gelen istihbarı bilgiler var. Valiliklerimiz bu durumlara müdahale ediyorlar” diyor.

Erdoğan gerekçelerini de sıralamış. Raporlar yanında velilerin ve vatandaşların şikâyetleri de etkili olmuş anlaşılan. Fuhuş çetelerinin tuzaklarına düşen zavallı kızlarımızın durumu da içler acısı…

Neyse, devlet bir tedbir arıyor ama dini torbaya koyarak arkalarına atmış kimi kimseler feryat ediyor: “Bu özel hayata müdahaledir, özgürlüklere aykırıdır.”

Hangi özgürlük? Yeryüzünde mutlak özgürlük diye bir şey mi var? Hukuk toplumun arzu ve istekleri doğrultusunda oluşur. Yani hukukun altında halkın iradesi vardır.  Demokrasilerde yasama da, yürütme de, yargı da halkın iradesine göre şekillenerek görev yapar. Hukuk Fakültelerinde okutulan metodolojide böyle diyor. Halk zinayı suç sayıyor ise, siz nasıl olur da onu suç olmaktan çıkarırsınız? “Zinayı suç olmaktan çıkarmak” baştan yapılan bir hata idi. Yanlış hesap geri dönmek için tartışılmaya açılmıştır böylece.

Gelelim şu “özel hayat” ve “özgürlük” meselesine. Söyler misiniz, uyuşturucu alımı, satımı ve içilmesi niye yasak? Bunda özgürlüğün kısıtlanması yok mudur? Bal gibi var, ama yasak da dünya ölçeğinde devam ediyor. Gerekçesi malum.

Öyleyse sormanın zamanıdır: Uyuşturucu kullanımında birey ve toplumun akıl ve beden sağlığı açısından zarar görmesi gibi gerekçeler alkol ve fuhuşta da yok mudur? Elbette vardır. Öyleyse, neye dayanarak birisi serbest iken öbürü yasak oluyor? Özgürlüklerle bunun bir alakası yoksa, öbürünün neden olsun?

Mutlak özgürlük ancak Allah’a (c.c.) mahsustur. Biz kuluz. Onun kanunlarına bağlıyız. Laikçiler de yürürlükteki kanunlara bağlı kalmalıdırlar. Öyleyse bu tür kötülüklerden nesli korumak için anayasa varken bu gürültü niye? Halkın iradesi var da yasa yoksa zaten bu bir ayıptır, yapılır ve son verilir bu ayıba. Sahi bu gürültü nedendir?

Biz insanın “özgür” değil, “kul” olduğuna iman etmişizdir. Kimileri bu cümleye bayılacak ve “bak işte itiraf ettiler” diyeceklerdir. Evet, biz Allah Teâlâ’nın kuluyuz ve irademizi ona teslim etmişizdir. O “içki ve zina kötüdür, haramdır” demişse, bizim "hayır iyidir” deme imkanımız, şansımız ve seçeneğimiz yoktur.

Bu, “ben Müslümanım” diyen herkes için de geçerlidir. Bunu kabul etmeyen zaten Müslüman kalamaz. O yüzden Gülay Göktürk ve Nazlı Ilıcak için de geçerlidir bu kural. Ama “yok, ben Müslüman değilim” diyorlarsa, yasaları hatırlatmaktan başka bir sözümüz yoktur onlara.

Gülay Göktürk şöyle yazmış: "Erdoğan bütün argümanını muhafazakâr bir iktidar olmalarına dayandırıyor; "Muhafazakâr bir iktidar olarak, anne babalardan gelen feryatları duymazdan gelemezdik" diyor…  Dolayısıyla, muhafazakâr bir iktidar olarak AK Parti'nin bu konuya da muhafazakârca yaklaşmasını ve devletin denetiminde olan yurtlarda kız ve erkek öğrenci yurtlarını karıştırmamasını normal karşılayabiliriz. Ama iş özel yurtlara, hele hele evlere gelince, işte bu alan iktidarların muhafazakârlığının sökmediği alandır. Anneler babalar isyan ediyor; hükümeti göreve çağırıyormuş... O zaman söyleyin o anne babalara, gidip kendileri baksın çocukları ne yapıyor, nerede kalıyor, nasıl bir hayat yaşıyor diye... "Bu iş bizim işimiz değil, sahip çıkabiliyorsan sen sahip çık çocuğuna, lafını geçirebiliyorsan sen ikna et, bizi bu işe karıştırma" deyin.”

Niye desin Gülay Hanım? Hükümet halkın sorununu çözmek için var değil midir?

Gülay Göktürk’ün bir bayan olarak böyle söylemesi biraz daha dikkat çekicidir bence. Daha şaşırtıcı olan ise, feministler kızmasın, yine bir bayan olan Nazlı Ilıcak hanımın söyledikleridir.

Ne mi söylemiş?

Siz bunu “dedikodu” saymazsanız, gelecek yazımızda yorumuyla birlikte okuyabilirsiniz. Ama esas sözümüz iktidara olacak inşallah.

 

 

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.