25 Mart 2017 Cumartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:26Güneş 06:52Öğle 13:17İkindi 16:43Akşam 19:29Yatsı 20:49
    • 23°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 18°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 20°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Ne demiştik, ne oldu

Kemal Belgin

Şampiyonlar Ligi ön eleme oyunlarından önce "Fenerbahçe'nin işi kolay değil, Galatasaray'ın işi ise çok zor" demiştik. Bu görüşümüzü maçın oynandığı gün çıkan yazımızda ayrıntılarıyla sizlere sunmuştum.

Galatasaray'ın, Romen rakibi karşısında hazırlık maçları dışında ve de hocasının yeni keşifler peşinde olacağı zaten bekleniyordu. Nitekim Sabri dururken stoper Emre'nin bir iç saha oyununda savunmanın sağında görevlendirilmesi de ne demektir. Stoper diye alınan Portekizli Meira'dan yine bir iç saha oyununda ön libero icat etmeye çalışmak ciddi bir teknik direktör hatasıdır. Hele hele Hasan Şaş'ın oyundan alındığında ağzı süt bile kokmayan Erhan bebeği kurtarıcı diye sahaya sürmek diploma kuşkusu oluşturur. Bunları alt alta koyduğunuzda Galatasaray'ın pozisyona girme sıkıntısı yaşayabileceği gibi bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak adına dağılıp rakibine pozisyon vereceği de bir sır değildir. Sakın ola ki Nonda'nın attığı iki gole kanıp Galatasaray'ın bundan sonraki maçlarda da Nonda'yla ayakta kalacağını sanmayın. Lincoln'ün istediği gün oynayıp istediği gün oynamadığı bir takımdan Şampiyonlar Ligi'nde olumlu icraat beklemek olsa olsa hayalciliktir. Fransız hakem yönetimde kepazeliği en üst noktaya tırmandırmasaydı bile bu işte pek hayır yoktu.

Fenerbahçe bu defa karşısında üç-beş topa hükmetmeyi becerebilen ama nefesi ve organizasyonu yeterli olmayan bir takım buldu. Selçuk'un önündeki orta üçlünün dağınık, organize olmaktan uzak durumu özellikle top rakipteyken savunma sıkışmasını yani alan daraltmayı yapamaması sonucu yıldırım goller geldi. Yüreği ağza getiren pozisyonlar oluştu. Kenardaki usta Aragones'in neredeyse ilk 20 dakikalık süreci hiç oturmadan ayakta geçirişi bu hastalığın tedavisine nasıl bir ilaç bulmaya çalıştığının açık kanıtı idi. Nitekim maç ağır bir farka doğru taşınmaya yönelirken Fenerbahçe'nin oyun alanını daraltmaya başlayıp rakibin temposunu, hızını ve pas alış verişlerini belli bölgelere hapsetmeye başladığını gördük. Bu da Partizan'ın oyundan düşmesini sağladı. 2-0'dan sonra Fenerbahçe özellikle Diarra'nın toplu, topsuz deparlarına uzun mesafeler bırakmamaya gayret ederek tehlikelerden uzak yaşayıp neredeyse Şampiyonlar Ligi biletini cebe indiriş olan beraberliği yakaladı. Aragones'in bundan böyle en çok merak edeceğim uygulaması oyundan alınırken sergilediği protestosu için Kazım'a keseceği faturadır.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.