Sayaç
23 Eylül 2014 Salı28 Zilkade 1435
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.Nisâ, 4/29
  • “Kıyâmet gününde (ameller tartılırken) mü’minin mizânında güzel ahlâktan daha ağır (gelecek) bir şey yoktur. Şüphesiz ki Allah Teâlâ, kötü huylu, çirkin sözlü kimseleri sevmez.” (Tirmizî, "Birr", 62)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:45Öğle 13:04İkindi 16:26Akşam 19:10Yatsı 20:30
    • 27°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 77.631 0.99
  • Altın: 591,12 0.88
  • Dolar: 2,2310 -0.60
  • Euro: 2,8770 -0.09

Cemaat dağılıyor

Mustafa Durdu

 

Fethullah Gülen ve yanındaki üst yöneticilerin halk nazarındaki itibarı tükenirken Zaman gazetesi başta olmak üzere Aksiyon ve Sızıntı dergilerine abone olan binlerce insan aboneliklerini iptal ettiriyor. Halk arasında Fetullah Gülen’den Bedduacı Hoca diye bahsediliyor.

Kendi kendisini bitirdi. Bu problem bugün çıkmadı aslında. Sorunların kaynağı çok eskilere dayanıyor. Bugün olan şey problemin âleme şâmil olmasından başka bir şey değil.

Fetullah Gülen ve yanındakilerin son günlerdeki davranışlarına hiç de şaşırmadım. Hatta diyebilirim ki şaşkınlığım Fetullah Gülen ve ekibinin kampanyasına şaşıranlaradır.

 Niye mi?

1980’lerde darbeci askerlere selam çakan, onları yazılarıyla destekleyen (bk. dönemin Sızıntı dergilerinin başyazıları), 1990’larda siyasal alanda Müslümanların Erbakan Hoca önderliğinde başlatılan hareketine en büyük muhalefeti yapan (bk. dönemin tanıkları, gazeteleri, mevkuteleri), onları her ortamda itham eden, Erbakan ve çevresine husumet besleyen, 28 Şubat darbecileri ile birlikte hareket ederek darbecilere ödüller veren, (dönemin Zaman gazetesi köşe yazıları, Aksiyon dergisi mülakatları), Refah Partisinin yok edilmesi için darbecilere taktikler veren (bk. Yasemin Çongar’ın röportajı), onları müctehid ilan eden, tesettürün hasmı Ecevit’e her daim dua ederek destek sunan, sürekli olarak Müslüman cemaatinden ayrı bir portre çizerek tesettüre fürûat diyen Fetullah Gülen’in bugün Müslümanlara beddua etmesi beni hiç şaşırtmadı. Onun temel şiarı Müslümanlara şedid, kâfirlere müşfik olmak değil de nedir?

Bugün Fetullah Gülen’in 28 Şubat mağduru pozisyonuna girmesine kargalar bile güler. Çünkü o dönemde bu zat, darbecilerin en büyük destekçisi idi. Kendisine göstermelik bir dava açıldı. Dava sürüncemede bırakıldı. Bu davayı ortadan kaldıran kanun maddesini çıkaran da bugün Gülen’in bitirmek istediği, beddua ettiği Tayyip Erdoğan’dı.

Fetullah Gülen hiçbir zaman Müslümanları savunmadı. Hep kâfirleri savundu. İsrail’in tecavüzlerinde, saldırılarında ölen Filistinlilerin yanında değil İsrail’in yanında oldu. Çeçenistan’da bağımsızlık savaşı veren mücahitlerin yanında değil, işbirlikçi Ahmet Kadirov’un yanında oldu. Afganistan’da ABD’ye karşı istiklâl savaşı verenlerin yanında değil ABD’nin yanında oldu. Fetullah Gülen’in sağ kolu Alattin Kaya, Papa’nın elini öperken o da “Papa cenapları” diyerek iltifat etti. Afganistan’daki direnişçileri cennete sokmazken Hristiyan ve Yahudilerin cennete gireceğini söyledi.  

Eminim ki şu anda Suriye’deki katliamların sorumlusu olarak Esat’ı değil muhalifleri görüyordur. Mesela ABD, Suriye’de Esatlı bir çözümü yürürlüğe koysun Esat’ın en büyük meddahı bu zat olur. Muhalifleri de terörist ilan eder, Hamas’ı ilan ettiği gibi.       

Bütün bunların yanında MİT’in hedef seçilmesinin sebebi Fetullah Gülen’in yakın çevresinde toplanan onu yönlendiren MOSSAD başta olmak üzere yabancı servislere çalışan ajanların deşifre edilmesiydi.

Aylar önce de yazdım. Bugün de yazıyorum. Fetullah Gülen’in yanında MOSSAD başta olmak üzere pek çok yabancı istihbaratın elemanı var. Yönlendirmeler, çarpıtmalar, kanalize etmeler, farklı yansıtmalar dahil ülke menfaatlerine, İslâm aleyhine çalışma yapan bu insanlar cemaat üzerinden Tayyip Erdoğan’ı yok etmek için çaba sarf ediyorlar.

Fetullah Gülen 28 Şubatçılara acıdığını, salıverilmesi gerektiğini söyledikten sonra tutuklular çıkıyor. Ardından ABD’de pişirilen plan mucibince Sarıgüllü CHP’yi destekleme adına Mustafa Balbay çıkarılırken BDP’liler hapiste tutuluyor. Hükümeti bu şekilde iki ateş arasında bıraktıktan sonra son darbeyi vurarak Tayyip Erdoğan’ı harcamak istediler.

ABD ve İsrail Tayyip Erdoğan’ı cemaat denilen muamma ile bitirmek istiyor. Ergenekon’dan boşalan yerlerin sözde cemaatçilerle doldurulmasını isteyen dış güçler, bunu tespit eden hükümeti önce MİT krizi ile zor durumda bırakmak istedi. Çünkü MİT, cemaat içinde yuvalanan ajanları gayet iyi biliyordu ve bunun üzerinde çalışma yapmıştı.

Daha sonra iftira kasetlerine başvurdular. Bu tutmayınca malum operasyon gerçekleştirildi. Malum operasyonun tamamen iftira niteliği taşıdığı, hedefin Tayyip Erdoğan olduğu apaçık. Fetullah Gülen çembere alınmış vaziyette. Hiçbir şeyden doğru bir şekilde haberi yok. Kendisine yalan yanlış verilen bilgiler üzeriden ileniyor, beddua ediyor, saygınlığını bitiriyor. Bütün bunlar Fetullah Gülen’in malum zihniyeti ile birleşiyor. Fetullah Gülen şu anda konu mankeninden başka bir şey değil. Cemaati dış güçlerin istihbaratı yönlendiriyor. Cemaatin tabanındaki masum, samimî Müslümanlar bu oyunu fark edince cemaatten kopmaya, Zaman aboneliklerini sonlandırmaya başladı.

Cemaat şimdiden ikiye bölünmüş durumda. Cemaat kan kaybediyor. Bu sefer şarkı söyleyen, dans eden öğrenciler de onları kurtaramayacak. Cemaate yıllarca himmet eden, varını yoğunu veren insanlar şimdi verdikleri paraları haram ediyorlar. Milletin vicdanında cemaat mahkum olmuş durumdadır.

Peki malum operasyonda iddia edilen görüntüler ve ses kayıtları neyin nesi?

Müslümanlar arasında iyi niyet, her şeyi belgelemekten daha önemli olduğu için şer’î olan fakat kanunî olmayan açıklar veriliyor bazen. Bazı şeyler önemsenmiyor. Başkalarının ne anlayacağı hesap edilmeden kendilerinin haklılığı ile yetiniliyor. Modern çağlarda bu bir zaaf ve açıktır. Bu açıktan düşman girer ve sıkıntı çıkarır. Son operasyona maruz kalanların durumu da buna benzemektedir. Fakat iftira zemin bulmuş, hakikati açıklamada zorluk çekilmiştir. Tayyip Erdoğan bu durumu gayet iyi biliyor ve bu işin de üstesinden gelecektir.

Hükümet ile Fetullah Gülen’in kavgası aslında ümmetin ana damarı ile Fetullah Gülen zihniyetinin kavgasıdır.

Bu olay dershaneler olayı ile zirveye çıkarken bedduaların da asıl sebebi dershaneler konusundaki aşırı hassasiyetin dışa vurumudur. Bu cemaat medyası ile ulusolcu, CHP’li, liberal ve geziciler barıştı. “Zaman kardeşlik zamanı” diyerek tükürdüklerini yalayacaklarını zannediyorlar. Eğer bu gezicilerin, ulusolcuların davalarına birazcık samimiyetleri varsa cemaatle ittifak kurmazlar, sözde düşman gördükleri ABD-İsrail lobisinin niyetlerini fark ederek bu oyunu bozarlar.

Geçtiğimiz 4 Aralık 2013 tarihinde Soner Yalçın dershaneler ile ilgili bir yazı yazdı. Yazı Sözcü gazetesinin kâğıdında yer alırken ne ilginçtir ki internet sitesinde yer almadı. Bu yazında hükümetin dershane hamlesine destek veriliyor, dershanelerin iç yüzü açıklanıyor ve rantın kaynağı ifşa ediliyordu. Görünen o ki Sözcü gazetesi cemaat ile ittifak yolunda böyle bir yazının kitlelere yaygınlaşmasını ve dost olma yolundaki Fetullahçıların incitilmesini istemiyordu. Düne kadar Fetullah Gülen’e her türlü hakareti yapan CHP, ABD ziyareti ve ABD’nin Ankara sefiri ile olan sohbetlerinden sonra hizmet hareketi jargonunu kullanmaya, sıkı bir cemaatçi olmaya ikna edildi.

Mustafa Sarıgül’ün genel başkanı olduğu CHP’nin yeni kankası cemaatçiler olacak. Onlara biçilen görev bu. Büyük şeytan, iki uç gibi görünen aslında aynı düğümün iki parçası olanları yeniden kardeş tayin etti: Zaman kardeşlik zamanı. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.