D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

İpek’te Mehmed Âkif’i anmak

İpek’te Mehmed Âkif’i anmak

Kosova, dünyanın yeni devletlerinden. Defakto (fiilen) bağımsız; henüz bütün dünyanın tanıdığı bir ülke değil. Beş yıl önce istiklâlini ilân eden Kosova’yı ilk tanıyan devletlerden biri Türkiye. Rusya Federasyonu, Yunanistan ve slavyen ülkeler ise tanımak istemiyor. Yaklaşık 11 bin kilometrekare araziye sahip. Nüfusu iki milyon civarında. Osmanlı’nın son Kosova vilayetinden bile küçük bir ülkeden söz ediyoruz... 

Osmanlı Kosova’sında yönetim merkezi Priştine veya Üsküp olmuştur. Şimdi Üsküp Makedonya “devlet”inin başkenti. Kosova vilayeti bugünkü Makedonya’nın bir bölümü ile şimdi Sırbistan sınırları içinde kalan Sancak’ı da ihtiva ediyordu. Priştine Havaalanı’nda sadece dış hatlar bölümü var! Çünkü iç hat seferi yapılabilecek mesafede bir şehir yok!

Başkent’e en uzak bir şehirde (82 km), İpek’te yapılacak Mehmed Âkif toplantısı bizi heyecanlandırıyor. İpek, yani “Peje”, Mehmed Âkif’in babasının şehri. Bu şehrin yakın bir köyünde, Suşitsa’da doğmuş Tahir Efendi. Karlı dağların eteğindeki bu köy, bizim orman köylerini andırıyor. Başkent Priştine’de ve bilhassa ikinci büyük şehir olan Pirizren’de Türkçe konuşan bir hayli Kosovalı var. Fakat Arnavutluk sınırındaki İpek’te yok. İpek’teki Yunus Emre Kültür Merkezi’ne devam eden ve yeni Türkçe öğrenenleri bir tarafa bırakırsak tabiî... 

Mehmed Âkif, yüksek tahsilini tamamladıktan sonra, bir kaç sene önce vefat etmiş olan babasının yurdunu ziyarete gidiyor. Akrabaları ile görüşüyor. 

Eşref Edib şöyle anlatıyor: “Halkalı Mektebi’ni bitirdikten sonra Üstad ziyaret için babasının memleketi İpek’e gitmiş. Orada akrabaları ile görüşmüş. Hısımlarından birisi İstanbul’a gelmek istemiş. O da henüz mektepten yeni çıktığını söylemiş. Bir vazifeye geçince aldıracağını vaad etmiş. İstanbul’a gelmiş. Üstad diyor:

“Bir gece evde şöyle uzanmış yatıyordum. Rüyamda o vaad ettiğim zattan bir mektup geliyor. Rüyada mektubu okuyorum: ‘Şimdiye kadar sizden bir haber alamadım. Vaadinizi ifa etmediniz. Beni aldırınız.’ O sırada kapı çalınır. Uyandım. Baktım postacı. Elinde bir mektup. Açtım okumaya başladım. Hayret ettim. Demin rüyamda okuduğum sözler aynen yazılı.”

Mehmed Âkif’in ana dilinin Türkçe olduğuna ve babasından Arnavutça öğrendiğine dair bir bilgiye sahip olmadığımıza göre, bu görüşmenin Türkçe yapıldığını düşünebiliriz. Âkif, dedesi Nureddin Ağa’dan “halis Arnavut ve ümmî” diye söz ediyor. Ümmî (okuma yazma bilmez) Nureddin Ağa muhtemelen Türkçe bilmiyordu. Fakat, memleketlisi okur yazarların Türkçe bildikleri tahmin edilebilir.  Bugün Tahir Efendi’nin köyünde Türkçe bilen yok. Aradan dört beş nesil geçmiş, Türkçe bilen de kalmamış. 

Prişitine’den sonra İpek’te Yunus Emre Türk Kültür Merkezi tarafından düzenlenen toplantı farklı bir atmosferde idi. Ben ve Ahmet Fidan’dan başka Priştine Üniversitesi öğretim üyesi İsa Mulaj panelin konuşmacılarındandı. Mehmed Âkif’in baba yurdunu hiçbir zaman unutmadığını, Balkan savaşları sırasında büyük bir ıstırapla olayları takip edip şiirini yazdığını belirterek sözlerimize başladık. Mehmed Âkif Fatih Kürsüsü’nde ve Hakkın Sesleri kitaplarında Balkan Savaşı sırasında büyük katliamların yapıldığı Kosova coğrafyasının şehirlerini isim isim zikreder. Müslüman ahali Hıristiyan ahaliden çok olduğu için katliam yapılarak nüfus dengesi sağlanacaktır! Âkif, bu karışıklığı fırsat bilen, milletdaşlarının kırıma maruz bırakılmasını görmezden gelen ayrılıkçı Arnavutları düşman Sırplarla işbirliği yapmalarından ötürü çok sert ifadelerle eleştirir. 

Panel’in üçüncü konuşmacısının kimliğini ancak sonradan öğrenebildik. Ekonomi Politikaları Araştırma ve Analizleri Enstitüsü Başkanı İsa Mulaj meğer Mehmed Âkif’in  ailesine mensupmuş. Mulaj, Âkif’in bütün dünyaca bilinmesine rağmen, Kosova’da tanınmamasından şikâyet etti. Bu panelin gecikmiş tanımayı hızlandıracağını umduğunu söyledi. 

Programın ikinci bölümünde “İpek Mehmet Âkif Ersoy Şiir Akşamları”nda Türkiye  ve Kosova’dan şairler Türkçe, Arnavutça, Boşnakça, Romanca şiirler seslendirdiler. Şiir şölenine Türkiye’den İbrahim Eryiğit, A. Vahap Akbaş; Kosova’dan Zeynel Beksaç, Naime Bekiray, Miftar Acemi, Kuytim Poçaku, Naciye Kastrati ve Taner Güçlütürk katıldı. 

Kosova seyahati bizim için adeta Mehmed Âkif’le birlikte yapılmış bir seyahatti. Hep onun şiirlerini ve fikirlerini konuştuk. Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Priştine Müdürü Sadullah Yılmaz ve İpek müdürü Mustafa Altuğ Kosova’nın Türkiye ile ilişkilerinin gelişmesinde Mehmed Âkif’in merkezi yerini iyi takdir eden iki yönetici olarak canla başla gayret gösteriyorlar.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi