11 Aralık 2017 Pazartesi23 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:39Güneş 08:12Öğle 13:04İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 10°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • -8°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 109.156 1.14
  • Altın: 153,061 -0.65
  • Dolar: 3,8203 -0.39
  • Euro: 4,5092 0.08

Efendimiz Böyle Şeyleri Sevmez

M. Şevket Eygi

BİR Müslüman olarak yalvararak kardeşlerimden rica ediyorum, lütfen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizi çirkin polemiklere, siyaset cemaat kavgalarına, Türkiyeyi paylaşma savaşına alet etmeyiniz.

Resullulah Efendimiz Kur’ana, kendi Sünnetine, kendi Şeriatına, kendi yüksek ahlakına aykırı olan hiçbir hareketi, bid’ati, kavgayı desteklemez .

İslam dini onun ölümünden kısa bir müddet önce tamamlanmış, kemale ermiştir.

Efendimizin Sünneti çok açıktır:

O, kadın erkek karışık toplantılardan hoşlanmaz, böyle meclislere izin vermez.

Onun Şeriatinde iki hicab vardır: Birisi, kadınların kıyafetleri, başörtüleri konusunda; diğeri, nâmahrem erkeklerle ihtilat etmemeleri konusundadır.

Bir kimsenin gördüğü rüya İslam dinini ve Ümmet-i Muhammedi bağlamaz.

Edille-i şer’iyye dörttür, Kur’an, Sünnet, icmâ, kıyas… Rüyalar sadık olsa da delil değildir.

Efendimiz fitne, fesat, nifak ve şikaktan hoşlanmaz.

Efendimiz insanların ıslahına ve hayrına dua etmiştir.

Resulullah Efendimiz doğruluktan, dürüstlükten, adaletten, insaftan yanadır.

Resulullah Efendimiz “Bir toplum ne halde ise o şekilde idare olunur” buyurmuştur.

Efendimiz, kendisini taşlayan Taiflilere beddua etmemiş, ıslahlarına dua etmiştir.

Efendimiz, Ebu Cehilin oğlu İkrime’yi bile (hakkında idam cezası varken) affetmiştir.

Efendimiz mü’minlerin kardeş olmasını, kardeşçe yaşamasını ister.

Efendimizin ruhaniyeti, onu seven, onun Şeriatine ve Sünnetine uyan Müslümanların üzerine sayebandır.

Efendimiz, “(Allahın izniyle yapacağım) Şefaat, Ümmetimden büyük günah işleyenleredir” buyurmuştur.

Efendimiz, “Geminin ambarında seyahat edenler, suyu kolay almak için teknenin dibini delerlerse gemi batar, hepsi boğulur” buyurmuştur.

Bugün Türkiyedeki kavgayı Efendimizin mânevî huzuruna götürsek bu savaştan, şikaktan, şematetten memnun ve razı olur mu?

Efendimiz bütün Müslümanlara kardeş olun, birbirinizle iyi geçinin mealinde nasihat etmiyor mu?

Efendimiz Müslüman devlet idarecilere beddua değil, hayır dua edilmesini öğütlemiyor mu?

Geminin kaptanının şu veya bu hatası yüzünden kahrını istersek ve duamız kabul edilirse hep birlikte batmaz mıyız?

Efendimiz “Ümmetim içinde ihtilaf ve tefrika zuhur ederse, siz büyük karaltı (Sevad-ı Âzam) içinde yer alınız” buyurmamış mıdır?

Efendimiz yalan ve iftirayı yasak kılmamış mıdır?

Efendimiz insanların gizli ayıp, günah, hatâ, noksanlarının araştırılmasını ve ortaya dökülmesini yasaklamamış mıdır?

Efendimiz öfkelenen Müslümanlara, “Gazaplanınca yatınız” dememiş midir?

Efendimiz fitne çıkınca “Oturan ayakta durandan, ayakta duran yürüyenden hayırlıdır” buyurmamış mıdır?

Efendimizin bize getirdiği şu hak dinde, harbî ve saldırgan kafirlere karşı sert olmak, birbirimiz karşı merhametli ve yumuşak olmak düsturu yok mudur?

Müslümanların şu son kavgası karşısında bütün kafirler ve münafıklar çok neş’elendiler, neredeyse zil takıp oynayacaklar. Böyle bir halden Efendimiz memnun olurlar mı?

Efendimiz, risaletini Hak katından getirdiği Kitabı Dini inkar edenlerin ehl-i necat ve ehl-i Cennet olduklarına inananlardan razı olur mu?

Muteber ve güvenilir Ehl-i Sünnet kitaplarında Efendimizin nelerden memnun ve razı olacağı, nelerden razı olmayacağı konusunda çok sağlam, çok açık, çok teferruatlı=ayrıntılı bilgi vardır. Lütfen bu bilgileri okuyup öğrenelim ve Efendimizi üzecek işlerden ve davranışlardan uzak duralım.

(İkinci yazı)

Politikacı Olmak İçin Yanan Tutuşan Gence

POLİTİKACI olmak ve siyasetle İslama, halka, devlete hizmet etmek istediğinizi yazmışsınız. Çok tehlikeli, ateşli, kaygan bir yol seçmişsiniz. Tavsiyelerimi istediğiniz için maddeler haline yazıyorum:

1. Hakikî ve taqvalı icazetli bir müftüden ve kâmil bir mürşidden fetva almadan o yemini edemezsiniz. Ederseniz yanarsınız.

2. Siyasete bir ceketle başlarsanız bir ceketle, hattâ ceketsiz bitireceksiniz.

3. Milletvekilliği maaşına ve emekliliğine zam gelirse, buna muhalefet edeceksiniz, zam kanunlaşırsa Meclis Başkanlığına ve Maliye Bakanlığına dilekçe vererek bu zammı almayacaksınız. Merhum Adnan Kahveci böyle yapmıştı. Gösteriş için muhalefet yapmak, kanunlaşınca yan cebime koy demek bir Müslümana yakışmaz.

4. Parti liderinin İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata aykırı emirlerine itaat etmeyeceksiniz. Çünkü Haliq’a=Yaratana isyan konusunda mahlukata=yaratılmışlara itaat edilmez.

5. Mâneviyattan anlayan birine nefs derecelerini sorunuz, sizin nefsiniz emmâre ise siz ne politika yoluyla ne de başka bir yolla dine ve memlekete hizmet edemezsiniz. Bunu iyi bilmelisiniz.

6. Politikaya girdiğiniz takdirde hiçbir şekilde Süfyanı ve Süfyancılığı yüceltemezsiniz. Ben taqiyye yapıyorum numaralarına başvurmayınız.

7. Meclis kürsüsünden haksızlıkları ve zulümleri protesto etmezseniz siz dilsiz bir şeytan olursunuz.

8. Politikaya atıldıktan sonra geliriniz, servetiniz çoğalırsa siz hizmetkar değil, hain olursunuz.

9. Politika yapıyorum diye iki rekatlık bir namazı bile ihmal edemezsiniz. Bütün politika dedikodu ve kavgalarının iki rekatlık namaz kadar kıymeti yoktur.

10. Politika dünya hayatının en kirli, en fırtınalı, en veballi, en helak edici faaliyetidir. Bir kılavuzunuz olmazsa geminiz batabilir.

11. Politikacı olmak size yalan söylemek, sözünden dönmek, emanetlere hıyanet etmek, haram ve şüpheli gelir elde etmek ve bunları yemek hakkını tanımaz.

12. Politikaya atılınca zinaya, ribaya, yasal vesikalı fuhşa, rüşvete, kokuşmaya, her türlü yolsuzluğa karşı savaş ilan etmeniz gerekir.

13. Politika hizmeti içi ateş dolu bir uçurumun kaygan kenarında yürümek gibidir. Ayağınız kayar ve uçurumun dibindeki ateşe düşerseniz yanarsınız, belanızı bulursunuz.

14. Politika ateşten bir gömlektir. Böyle olduğunu aklınıza koyunuz.

15. Söylediği her söz doğru olan Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) “Başkanlığa, bir makam ve mevkiye, bir memuriyete talip olan kimsenin işi zorlaşır” buyurmuştur.

 

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.