17 Ocak 2017 Salı19 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:47Akşam 18:10Yatsı 19:35
    • 13°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 6°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 82.248 0.66
  • Altın: 147,416 0.04
  • Dolar: 3,7690 -0.95
  • Euro: 4,0357 0.00

Bela İner, Deprem Olur, Kuraklık…

M. Şevket Eygi

BİR İslam ülkesinde büyük günahlar açıkta, açıkça, alçakça, küstahça, meydan okurcasına işlenirse oraya belalar, musibetler iner.

Rüşvet almak ve vermek… Riba… Zina… Haram yeme… Lüks ve israf… İşret… Kumar… İsraf, tebzir, sefahat… Saçı bitmedik yetimlerin hakları… Cemaat fanatizmi… Müslümanlar arası savaşlar… Nifak, şikak, bid’at… Beyinsizlikler…

Zelzeleler…

Yağmur yağmaz kuraklık ve susuzluk olur.

Zenginlik olsa da bet bereket olmaz, insanlar para ve servetlerinin hayrını görmez.

Merhametsiz toplumlara merhamet edilmez.

Belanın biri gelir, onun sarsıntısı atlatılmadan öbürü sökün eder.

Günah ve azgınlıklar arttıkça bela tokatları, musibet silleleri de çoğalır.

Zalimler, gafiller, azgınlar vur patlasın çal oynasın eğlenirken ansızın azap iner üzerlerine.

Azgınlar namazı yitirirler, şehvetlerine uyarlar.

Zemin onları uyarmak için titrer, onlar yer katmanları çatladı, faylar kıpırdadı, toprak hareket etti derler.

Yağmur yağmaz kuraklık olur, onlar meteorolojik koşullar der.

Dağlardan inen sel suları şehri basar, binalar yıkılır, ölenler olur; onlar menfezler tıkandı der.

Yedi yaşındaki çocuklar uyuşturucu ile tanışır; onlar pedagojik, psiko somatik, balabilim der.

Âsüman onları uyarır, zemin onları uyarır, her şey lisan-ı haliyle uyarır. Onlar kulak vermez, anlamaz, tınmaz.

Bin bir kriz, fitne fesat, iyş u nûş, zevk u safa, çalgı, dans, günah, isyan, fısk fücur, azgınlık içinde akıllarınca günlerini gün ederken ansızın büyük yanardağ patlar, korkunç sarsıntı gelip çatar.

Uyanmazlar uyanmazlar uyanmazlar… Bir ara uyaranları, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılayıp zindana atıyorlardı.

 (İkinci yazı)

Önce Sünnîlerin Hakları

BAZILARI Kürt ve Alevî meselesini Türkiye’nin ilk iki ana temel meselesi olarak görüyor. Yanlıştır. Çünkü Türkiye’nin birinci ana meselesi Sünnî meselesidir. Devlet, Sünnîlikle ilgili meseleleri halledemezse hiçbir meseleyi kökünden çözemez.

Sünnîlik meselesi kısaca nedir?

Türkiye bir Ehl-i Sünnet memleketidir. İranda nasıl Şiîlik hakimse, Türkiyede de Sünnîlik hakimdir.

Devlet, Sünnîlerin birleşmesine, tek bir Ümmet olmasına yardım ve hizmet etmelidir.

Sünnîlerin başlarına âdil, râşid, ehliyetli, muttaqi, muktedir bir İmam seçmelerine ve ona biat ve itaat etmelerine yol açmalıdır.

Sünnîlerin kendi islamî eğitim sistemini kurmalarına, Tevhidî eğitim veren İslam mektepleri açmalarına yardımcı olmalıdır.

Sünnîlerin devletten bağımsız İslam medreseleri açabilmelerini engelleyen bütün kanunlar kaldırılmalıdır.

Sünnî tarikatlar, bir Meclis-i Meşayihin kontrolünde faaliyete geçmelidir.

Kemalist sistemin emrindeki bağımlı Diyanet kaldırılmalı, bağımsız bir Ehl-i Sünnet Meşihat (Şeyhülislamlık) dairesi kurulmalıdır.

Devlet İslamla barışık hale getirilmelidir.

Ehl-i Sünnet Müslümanlarının ahîlik, fütüvvet, lonca, ihtisab, İslam mahalle teşkilatı kurmalarını izin verilmeli, onlara bu konularda yardım edilmelidir.

Ehl-i Sünnet ile ilgili problemleri çözmeden Kürt veya Alevî meselesini halletmek mümkün olamaz. Önce çoğunluk, önce Ehl-i Sünnet.

Yakın tarihimizde en büyük zulme, baskıya, devlet terörüne Ehl-i Sünnet maruz kalmıştır. Bunlar telafi edilmelidir.

İslam Vakıfları Şeyhülislamlık dairesine verilmelidir.

Satılan, yıkılan, yok edilen vakıflar için Ehl-i Sünnet Meşihat dairesine tazminat ödenmelidir.

Sanki Ehl-i Sünnet konusunda hiçbir pürüz, problem yokmuş gibi konuşmak cahilliktir, gaflettir.

Akıllı bir dinsiz ve ateist bile, Ehl-i Sünnet ile ilgili problemler çözülmeden Türkiyenin düzelemeyeceğini, ayakta duramayacağını bilir, anlar.

Kürt meselesi, Alevî meselesi ikinci planda sun’î=yapay meselelerdir.

Kendilerini gerçek Kürt olarak gösteren Yahudiler, Ermeniler, Pakraduniler vardır.

Yine Yahudiler, Ermeniler, Pakraduniler Alevîlerin içine de sızmıştır.

Palyatif çözümlerdir ama Ayasofya tekrar cami olarak kullanılmak üzere Sünnîlere verilmelidir.

Cuma günü tekrar hafta tatili yapılmalıdır.

Dinsizlik ve nifak komitaları Türkiyede Ehl-i Sünneti yıkmak ve yerine Fazlurrahman mezhebini getirmek istiyor. Bu çok tehlikeli bir hayaldir.

Kürtlerin, Alevîlerin hakları verilecek, Sünnilerin haklarından bahs edilmeyecek. Bu ne kadar adaletsiz bir çözümdür.

Sünniler tek bir Ümmet haline gelmezlerse, birtakım cemaatler devleti ve siyasî iktidarı çeşitli yollardan ele geçirmek isteyecektir. Manzara meydandadır.

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.