25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 35°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 31°C Ağrı
    • 31°C Amasya
    • 32°C Ankara
    • 34°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 38°C Aydın
    • 37°C Balıkesir
  • BIST: 107.244 0.50
  • Altın: 143,419 -0.09
  • Dolar: 3,5588 0.06
  • Euro: 4,1591 0.49

Galatasaray neyi unuttu!

Kemal Belgin

Galatasaray sezonun ilk kupasını Almanya’da kaldırırken, galip geldi ama ileriye dönük de ciddi soru işaretleri ile yüklü olduğunu gösterdi. önce Kayserispor’u ilk yarıdaki çağdaş futbolundan dolayı kutlamak gerekir. Peki ikinci yarıda bu takım nereye gitti? Acaba Galatasaray son dört yıldaki özel kişiliğine büründüğü için mi Kayserispor oyundan düştü, yoksa Kayserispor’un gücü, varlığı bu kadar mı? Bunun en güzel ve doğru cevabını ligde alacağız. Abdullah gibi genç oyuncuları sahneye sürdüğü için Tolunay’ı kutlarım da, Mehmet Topuz’un tek başına oynama yanlışını ne zaman düzeltir, bunu da sormak isterim.

Gelelim Galatasaray’a… Savunma şimdi oturdu diyebiliriz. Sabri yerini aldı, Meira da öyle… Servet’e zaten laf söylemek mümkün değil… Onca ağır sakatlıktan sonra bir futbolcu bu kadar çabuk eski konumuna dönebilir mi? Buna tıp karar versin… Ancak Galatasaray’ın ilk yarıdaki futbolu çok düşündürücüdür. Nonda ileride tek adam olarak ne top tutabiliyor, ne de fizikgüç gösterisinde bulunabiliyor. Lincoln de çabuk yere devrildiğinden Galatasaray ataklarında oyuncu sayısı bir türlü sağlanamıyor. Yani Galatasaray, Gerets’in kötü dönemi de dahil, rakip sahaya hiç bu kadar az adamla oturmamıştı. Galatasaray’ı unvanlara taşıyan en önemli özellikle baskılı futbol, fazla adamla hücuma kalkmaktı. Ayhan ve Topal çok geride kaldılar… Hasan'a yaklaşan olmadı. Barış sadece çırpındı ama oyuna hiç olumlu katkıda bulunamadı. İkinci yarıda ise çok değişik bir takım vardı. Ayhan daha çok Nonda ve Lincoln’e yaklaşabiliyor, Hasan, Kewell’in de oyuna girişi ile daha çok top yapabilir duruma geliyordu. Yani Galatasaray artık savunmasının iki kanadındaki oyuncuları da oyuna sokabiliyor, Kayserispor’un oyun alanında başını dikmesine engel oluyordu.

Şimdi burada çok ama çok önemli bir soru var. Daha doğrusu iki şıklı… Birincisi; acaba Cevat Güler mi ikinci yarıdaki Galatasaray’ı kurguladı? Ya da Galatasaraylı futbolcular kendileri mi eski oyun tarzını aralarında konuşarak sahaya yansıttılar? Buna nereden geldin derseniz… Steau maçında bir aralık Arda ile Lincoln kenara gelip hocaya takımın çok geride kaldığını şikayet etmişlerdi. Maçtan sonra da Arda, “Ben de dahil birçok arkadaşın sorumluluk alması gerekiyor” diyerek, sanki hocayı boşverin, bildiğimizi oynayalım” diyordu…

Ne dersiniz ?


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.