16 Aralık 2017 Cumartesi26 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:42Güneş 08:15Öğle 13:07İkindi 15:23Akşam 17:45Yatsı 19:11
    • 14°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 6°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 109.330 -0.31
  • Altın: 155,894 -0.46
  • Dolar: 3,8638 -0.70
  • Euro: 4,5501 -0.72

Osmanlıdan Cumhuriyete…

Cemal Nar

Bir önecki yazımızı okuyanlar cümleyi hemen tamamlayacaklardır “Büyük Kırılma” diye . yani cümlenin tamamı şöyle: “Osmanlidan Cumhuriyete   Büyük Kirilma”.

Yüce Allah, önce şu muhteşem evreni yarattı. Sonra evrenin içinde en güzel, en değerli varlık olan  insanı yarattı. Ondan istediği de şuydu: İşte sana muhteşem bir evren ve işte sana Kur’an gibi muhteşem bir kullanma kılavuzu. Bu evreni bu kulllanma kılavuzu ile kullanırsan, hem faydalanır ve mutlu olursun, hem de beni memnun edersin. Değilse hem zarar görür, hem de beni gücendirirsin. Bu da sana azap olarak geri döner.

Kur’an; o ilahi kelamdan fışkıran İslam, kelimenin tam manasıyla fert ve toplum için bir kullanma kılavuzudur. Bizim ayak bastığımız coğrafi ve sosyal zemin işte budur.
Evren, insan ve İslam üçlemesinde oluşacak olan her kopma, ayrışma, her kırılma ve kayma, sonuçta bu sosyal zemininde yaşayan insan için büyük bir felaket olacaktır. Işte biz “Sosyal deprem” veya “kırılma” derken bunu kasdediyoruz.

Zaman zaman sınava çekiliriz. Gerek korkudan, gerek açlıktan, gerek acı ve ızdırap verici bela ve musibetlerden, gerek amansız işkencelerden ötürü sesimiz soluğumuz çıkmasa da, hiç kimse, hele hele İslam düşmanları, bu sessizliğe bakarak asla bizim bu davadan vazgeçtiğimizi düşünmesin,  akıllarına bile getirmesinler. Biz bu evren, insan ve İslam birlikteliğinden asla ayrılacak değiliz.
Bu sözlerimizden şu mana kendiliğinden çıkıyor: Bu evrende yaşayan insanlardan kimileri zaman zaman İslam’dan uzaklaşacak, İslam’la savaşacak, belki bir müddet müslümanlara galebe de çalabilecek, maddi açıdan üstün de gelebiceklerdir. Aslında bu bir fay hattının kırılması, ayak bastığımız yerin yarılması ve sonuçta içinde oturduğumuz binanın tepetaklak yıkılışı demektir.
İslamsızlık büyük bir sosyal depremdir insanlık için. Hak batıl mücadelesine sahne olan evren, zaman içinde az yaşamamıştır böylesi kırılmaları, depremleri. “Cihat ve Zafer Şartları” kitabımızın ilk bölümünde bunu anlatmaya çalıştık. Bu kitabımızda ise, bizden evvel hiç görülmemiş bir kırılmayı, bir depremi konu ettik. Öyle bir deprem ki, bütün kurumlarımız yerle bir oldu. Bütün değerlerimiz toprağa gömüldü. Yanımıza bile yaklaşamayan kadim dostlarımız, “Türkler mürted olmuş” diyerek yıllarca bizi büsbütün kaybettiklerine ağladı durdu.

Bugün bu depremin altından yavaş yavaş kalkmaya başladık. Üstümüz başımızdaki tozu toprağı siliyor, ciğerlerimiz açılsın diye yavaş yavaş içimize temiz hava çekiyoruz. Içtiğimiz su, yediğimiz ekmek rengimizi değiştirecek, gözümüze fer, dizimize derman gelecek ve biz kaldığımız yerden bu kırılmanın sebeplerini araştırarak yeni inşalara girişecek, “hayat iman ve cihattır” diyerek yaşamaya devam edeceğiz. Bu büyük sosyal deprem, bu büyük kırılma felaketi içinde vazifemiz, ömür boyu yıkıntılar arasında “sesimi duyan var mı?” diye haykırarak adam aramak,  “orda kimse yok mu?” diyenlere yardıma koşmak olacaktır.

Biz, İslam’a inanmış ve Allah’a (azze ve celle) teslim olmuş Müslümanlarız hamdolsun. Bundan da çok büyük bir şeref, çok büyük bir izzet, çok büyük bir iftihar ve çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. İslam’ı malesef hakkıyla idrak edemesek ve yaşayamasak da, Yüce Allah’a hakkıyla kulluk yapamasak da, hep böyle bunu dileyecek, bunu  söyleyecek, bunu yaşayacak, bunu yaşatmaya çalışacağız.    
        
Allahım! Bu vadimizi hep geçerli kılmanı senden istiyor, yar ve yardımcımız olmanı diliyoruz. Daima “Hasbünallah ve ni’me’l vekil, ni’me’l mevla ve ni’me’n nasir.” Diyoruz ve buna hep inanıyoruz. Bir kerre daha amenna ve saddakna.

Duamızı kabul buyurarak tut ellerimizden!
Bu kitabımızı müslüman milletimize faydalı eyle. Ümmetin çocuklarını bu kitap vesilesiyle “Batıcılık” ihanetindem koru, düşenlerini kurtar.

“Osmanlidan Cumhuriyete   Büyük Kirilma”yı yaşadığımız son “Sosyal Deprem” eyle. Bu enkazdan güçlü filizlerin yükselmesini nasib ederek onları koru Allah’ım...

 

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.