23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 35°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 28°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 37°C Aydın
    • 33°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Yol haritası ve cevap bekleyen sualler

Faruk Köse

Terörü bitirmek için bir “yol haritası” takip edildiğini biliyorsunuz. Buna itiraz eden yok. Ancak, niyetin hayır olması ile akıbetin hayır olması aynı şey değil. İyi niyetle yola çıkıp, menfiiyyata hayatiyet kazandırmak da mümkün. Bu yüzden işi başından sıkı tutmak lazım.

Önce usûl üzerinde durarak, esas suali sorup cevap bulmalıyız:

Terörü bitirmek ne anlama gelir?

Bu suale verilecek iki cevap var:

1- Silahları susturmak... Ama bunun dışında terör örgütünün kuruluş ve faaliyet amaçlarının ve geleceğe yönelik taleplerinin pek çoğunu bizzat kendi eliyle vermek. Böylece, terör örgütünün, silahla elde edemediği amaçlarını, silahları susturması halinde yasal ve idari olarak ona bahşetmek.

2- Hem silahları susturmak, hem de terör örgütünü tasfiye etmek ya da bir daha terör faaliyetinde bulunamayacak hale getirmek... “İnsani haklar”ı vermekle birlikte, nihai olarak terör örgütünün amaçlarını gerçekleştirmesini önlemiş olmak, yürüttüğü davasından ve öne sürdüğü taleplerinden vazgeçirmek.

Sizce bunlardan hangisi terörü gerçekten bitiren sonuçtur? Örgütü faaliyetten alıkoyup davasından vazgeçirmek mi, yoksa örgütün silahlı faaliyetine son vermesi karşılığında, diğer pek çok talebine hayatiyet kazandırmak mı?

“Terörü bitirmek” tabirinin işleyişte kazandığı asıl anlamını ve mahiyetini anlamak ve tanımlayabilmek için, bu şıklardan hangisinin takip edildiğine bakmak lazım.

Doğrudur, ülkenin onyıllarca boğuştuğu, yüzmilyarlarca dolar maddi kayba, onbinlerce can kaybına, sosyal, siyasal ve kültürel parçalanmalara ve derin yaralara, pek çok ulusal ve uluslararası dezavantaja malolan PKK terörünün bitirilmesi için ciddi adımlar atılıyor. Elbette birileri bu adımları atıp terörü durdurmalıydı. Ancak önemli olan, “terörü durdurmanın nicel ve nitel boyutu”dur. Nasıl, nerede, ne kadarıyla durdurduğun, ne alıp ne verdiğindir. Meseleyi sadece silah sesine bağlayıp bağlamadığındır. “Silahı bırak da her ne istiyorsan onu sana ben vereyim” dememektir. Mesele hakların ihyası değil, terörün imhasıdır.

Bu usûlî yaklaşımdan sonra, sürecin işleyişte nasıl seyrettiğine dair zahiri duruma, algıya ve endişelere kulak vermek lazım.

Bu noktada sürecin koordinatörü Sayın Beşir Atalay’a şimdilik şu sualleri sormak istiyorum:

1- Süreç sonunda PKK’nın talepleri hayat bulacak mı? Bu kapsamda “demokratik özerklik”, “federalizm”, “yerel güvenlik güçleri”, “kendi geleceğini kendi tayin etme”, belli bölgelerde “yerel özerklik ya da otonomi” gibi taleplerin durumu; PKK’nın eğitim, kültür, inşa, yönetim ve güvenlik konularındaki yerel örgütlenmelerinin akıbeti ne olacak? Adalet, eğitim, yönetim alanlarında kendi kurumlarını kurma plânları hayat bulacak mı?

2- Teröristbaşı Öcalan serbest kalacak mı?

3- Sürecin esas kavramlarından olan “Kürt statüsü” kavramının anlamı nedir? Bu kavram süreç sonunda nasıl bir anlamla hayat bulacak?

4- Sürecin “yasal güvence”ye kavuşturulması ne anlama geliyor? Terörle Mücadele Kanunu kaldırılacak mı? Kaldırıldığında, terörle mücadelenin yasal dayanağı ne olacak?

5- Sürecin tamamlanma şartlarından olan “yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğe kavuşturulması”, pratikte nasıl bir anlama ve niteliğe sahip olacak?

6- Teröristlerin bayrak dikerek fiilen egemenlik ilan ettikleri “kurtarılmış bölgeler” üzerinde Devlet otoritesi kurulacak mı? PKK’nın fiilen kurduğu ve devlet otoritesinin gir(e)mediği (iddia edilen) bir nevi “özerk kantonlar” niteliğindeki bölgelerin durumu ne olacak? Bu tür özerk kantonal bölgeler yasal mı hale gelecek?

7- PKK’nın sivil ve bürokratik örgütlenmeleri ve halk içindeki uzantılarının etkinlikleri, “Devlet içinde devlet” niteliğine mi sahip olacak, sivil toplum kuruluşlarına mı dönüşecek?

8- PKK’nın dağda, kırsalda ve şehirde konuşlandırdığı insan kaynakları ve örgütsel yapısı dağıtılacak mı, meşru hale mi getirilecek?

9- PKK’nın halen bütün kanalları açık olan lojistik destek yolları ve kaynakları kesilecek mi, yasal hale mi gelecek?

10- İdari yapılanmada Federalizme geçilecek mi?

11- Hukuki, siyasi, sosyal ve stratejik açılardan “çözüm süreci”nin herkes tarafından aynı biçimde anlaşılmasını sağlayacak tanımı nedir?

12- Süreç esnasında PKK’nın statüsü “terör örgütü” mü olacak, “müzakere tarafı” mı? PKK ile mücadeleye son mu verildi?

13- Terör örgütüne bu kadar tolerans gösterilirken, başka her kesimden hükümlüler kafileler halinde serbest bırakılırken, sırf falan ya da filan kişiyi/kişileri tanıdıklarından dolayı, sırf İslami inançlarından, İslam’i bir hayat istediklerinden ve İslami faaliyetlerinden; örneğin Kur’an okuttuklarından, dini sohbet verdiklerinden vb. dolayı hüküm giyenler de tahliye edilecek mi?

Terör, hedeflerine ulaşma yolları açıldığında değil, amaçlarını yitirdiğinde biter.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.