27 Mart 2017 Pazartesi29 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 20°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 8°C Ankara
    • 18°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 89.629 -0.83
  • Altın: 146,317 1.32
  • Dolar: 3,6219 0.28
  • Euro: 3,9415 1.01

Püskevit için Bahçeli, Ekmek için Ekmeleddin!

Ziya Müezzinoğlu

AK Parti’nin kuruluşunun kamuoyuna açıklandığı toplantıyı hatırlayın. Yıl 2001’di. Gazetelerde özellikle sağa şaşı bakan birçok yorumcu AK Parti’nin ampul şeklinde belirlenen logosu ve partinin ismindeki “A” ve “K” harflerinin Adalet ve Kalkınmayı temsil etmesinden yola çıkarak partiyi eleştirmişti. Kendilerini “ilerici” sayan bu zevata göre söz konusu semboller 60’lı yıllarda kalmıştı ve AK Parti’nin ne kadar “gerici” olduğunu göstermekten başka bir işe yaramazdı. Ayrıca bu sembollerle yola çıkan bir parti 2000’li yılların büyük Türkiye’sinin partisi de olamazdı. Oysa büyük dedikleri Türkiye’de bankaların içi boşaltılmış, develüasyon sonucu ülke ve halk bir gecede yüzde elli fakirleşmiş, devlet, memurunun maaşını ödeyemez hale gelmişti. Üstelik dünyada da hiçbir kriz yoktu. Aradan 13 yıl geçti, Türkiye her alanda çok önemli mesafeler kat etti.  Büyüme hızı eksi 9.5’dan artı 9’lara, kişi başına düşen GSYH 3 bin 21 dolardan 10 bin 782 dolara yükseldi. Türkiye, insani gelişme düzeyinde de 96. sıradan 83. sıraya yükseldi. Yıl oldu 2014. Kim ne derse desin Türkiye bu iktidar döneminde gerçek anlamda 12 yılı, ekonomik gelişme, büyüme, demokrasi, temel hak ve özgürlükler konusunda da neredeyse 90-100 yılı geride bıraktı.

Dün iş yerinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçime ilişkin yol haritasını açıkladığı toplantıdan habersiz çalışırken birden sosyal medyadan yayılmaya başlayan paylaşımlar vasıtasıyla haberdar oldum slogandan. “Ekmek için Ekmeleddin, zeytin için Kılıçdaroğlu” türünden sosyal medya paylaşımlarına “gençlerin her zamanki geyikleri” diyerek gülüp geçtim. Paylaşımların giderek artması sonucu konuyu açtığım arkadaşların da aynı şeyi düşündüğünü gördüm. Ancak vakit biraz daha ilerleyip de “Ekmek için Ekmeleddin”in ciddi ciddi seçim sloganı olarak seçildiği kesinleşince herkes şaşkın şaşkın birbirine bakıp kahkahayı bastı.

2001 yılında her anlamda iflasın eşiğine gelmiş bir ülkede “adalet” ve “kalkınma” kavramlarını simge olarak seçen AK Parti’yi “60’lı yılların argümanlarını kullanıyor.” diye eleştiren “ilerici”lerin aradan 13 yıl geçtikten sonra Türkiye’nin cumhurbaşkanı adayı için slogan olarak “Ekmek için Ekmeleddin” sloganını benimsemiş olması, kimin nerede durduğunu göstermesi bakımından hayli ilginç oldu doğrusu. Ülkenin en büyük iki muhalefet partisi tarafından belirlenen, toplam 5 parti tarafından ve üstelik de 10 milyon dolarlık bir kampanya ile destekleneceği söylenen bir aday için benimsenen evlere şenlik slogan, AK Parti’nin niçin bu kadar başarılı olduğunun ya da CHP’nin bu ülkede niçin iktidar olamadığının ve olamayacağının da en büyük göstergesi. 

Kılıçdaroğlu’nun yıllardır ısrarla yoksulluk üzerinden politika yapmaya ve oradan oy devşirmeye çalışmasını hep tuhaf bulmuşumdur. Bu tuhaflıktan Bahçeli de yeterince nasibini alıyor. Devlet beyin “püskevit” muhabbeti hala hafızlardaki tazeliğini koruyor.  Görünen o ki,  ülkenin kat ettiği mesafeyi ve bugün durduğu yeri algılamaktan bihaber Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, püskevit muhabbetinin neden bir fenomen haline dönüştüğünü de anlamamış. Anlamış olsalardı bugün ortaya bu sloganla çıkıp zaten ülke gerçeklerinden uzak olmakla eleştirilen adaylarını dünyanın gözü önünde bir kez daha küçük düşürmezlerdi. Türkiye’de cumhurbaşkanının mevcut yetkileri de göz önüne alındığında sloganın nasıl bir cahilliğe karşılık geldiği de daha net olarak ortaya çıkıyor. 10 milyon dolarlık kampanyanın diğer argümanları da evlere şenlik. Örneğin, dün medyada İhsanoğlu’nun konuşma yaptığı kürsünün arka planında yer alan ekmeğin google’den alındığı bilgisi yer aldı. İhsanoğlu’nun logosu da “Reklamcınız sizi kandırıyor olmasın Sayın İhsanoğlu”  türünden alaycı spotlarla haber oldu sitelere. Buğday tarlasında çekilen fotoğraflar da ibretlik. Arka planda yer alan bulutlar dikkatle incelendiğinde fotoğrafta yer alan vatandaşların da tarlaya “yapıştırıldığı” anlaşılıyor.

Ekmeleddin bey, bence en büyük hatayı cumhurbaşkanlığına aday olmakla yaptı. Dün salonda kendisini bu kuyuya iten Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin olmaması da çatının şimdiden çöktüğünü ve İhsanoğlu’nun yalnızlığa terk edildiğini gösteriyor.

Sonuç olarak dün itibariyle İhsanoğlu’nun bu seçimi kaybedeceğini, Erdoğan’ın da oy oranı bakımından yeni bir rekora daha imza atarak ilk turda seçimi kazanacağını söyleyebiliriz.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.