Serdar Arseven

Serdar Arseven

Bir Recep Tayyip Erdoğan… Yetmez!..

Bir Recep Tayyip Erdoğan… Yetmez!..

Rahmetli Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde oluşturulan bir grup sivil toplum örgütü yıllar yılı büyük hizmetlere imza attı.

Uzun yıllar boyunca tabuları yıkmaya, ülkenin yolunu tıkayan “takozları” ortadan kaldırmaya, memleketi Siyonizm’in boyunduruğundan kurtarmaya odaklanan bu sivil toplum örgütleri, bugün gündemde olan “değişim” hamlelerinin hazırlayıcısı oldu.

 “Alternatif düzen” projeleri ile toplumun gündemine gelen bu sivil toplum örgütleri, önce Refah Partisi ardından da AK Parti iktidarına gidecek olan yolun taşlarını döşedi.

Sonra…

AK Parti iktidarı...

Planlı, programlı, aktif, dinamik yapı ülkeye her alanda büyük mesafeler aldırdı.

Ankara’nın hantallığından ve sırtına bindirdiği yüklerden bıkmış usanmış durumdaki vatandaş, bu yeni yapıyı benimsedi.

Recep Tayyip Erdoğan güçlü karizmasıyla, her seçimi sırtlayıp götürdü.

Erdoğan ve ekibi yoluna tam gaz devam ederken, bu tempoya ayak uydurması beklenen sivil toplum örgütleri maalesef pelteleşmeye başladı.

Önceki dönemlerde “hayra motor şerre fren” prensibiyle çalışan birçok sivil toplum örgütü, yöneticilerini AK Parti iktidarının sağladığı imkânlardan faydalandırmaya odaklandı.

Toplantılarında “ülke meselelerinden” çok “inşaat” meselelerinin konuşulduğunu gördük!..

Kimileri, belli dönemlerde AK Parti’nin attığı “özgürleşme” adımlarına destek verdi ama resmin genelinde, Türkiye’nin bu büyük potansiyelinin heba edilişi vardı.

SU UYUR, PARALEL YAPI UYUMAZ!..

Milli Görüş kaynaklı sivil toplum örgütleri bu hava içindeyken, “Paralel yapı”nın sözde sivil toplum örgütleri son derece organize faaliyetlerle gücü ele geçirmeye başladı.

Sivil toplum örgütü, medya, adliye, emniyet, eğitim, ticaret vesaire derken her alana ağırlık koyan; ağırlığını koymakta güçlük çektiği durumlarda ise işini “kirli tezgâhlarla” halleden bu yapı bir noktada iyice kontrolden çıktı.

AK Parti’nin verdiği “el” ile yetinmedi, “kol”u da istedi.

Kol yetmedi omuz, omuz yetmedi boyun, o da yetmedi “kelle”

Derken, bir noktada bu gidişe “dur” demek mecburiyeti hâsıl oldu.

Recep Tayyip Erdoğan, “kafa kopartma” noktasına gelen bu yapıya “dur” dediğinde görüldü ki, iktidarın “yeni bir istiklâl mücadelesi” olarak işaret ettiği icraatlara destek verecek sivil toplum örgütlerinde kıpırdayacak hal kalmamış.

Bunların bir çoğuna “paralel sızmalar” vâki olmuş.

Bünyelerdeki bozulmalardan dolayı “Paralel Yapı”nın tehditlerine boyun eğecek hale gelmiş!..

Gezi olaylarının başladığı günden bu yana çoğu sivil toplum örgütümüzün ne denli etkisiz kaldığını gördük.

Memleket üzerine nice ekonomik oyunlar oynandı ama bu oyunların mahiyetini ve ülkeye maliyetini şöyle tablolarla, net bir şekilde ortaya koyan sivil toplum örgütlerimizi arayıp durduk ama maalesef şöyle “Oh be” dedirten bir çalışmaya rastlayamadık.

Bugün…

Allah’ın izniyle 10 Ağustos’ta yeni bir “sandık zaferi”ne şahitlik edeceğiz.

Türkiye, “Başkanlık Sistemi”ne giden yolda dev bir adım daha atmış olacak.

Kuvvetle muhtemel olan bu sonuca ulaşıldığında, “esas işin geride” olduğunu göreceğiz.

Uzatmadan ifade edelim; Türkiye 2023 ve 2071 hedeflerine bu “gençlik” tablosuyla ulaşamaz.

Türkiye bu hedefleri salt Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmasıyla yakalayamaz.

Önümüzdeki dönemin icap ettirdiği dinamizmi sergileyebilecek gençleri çıkartacak bir eğitim modeli ve bunu destekleyecek bir “sivil toplum” yapılanması  şart.

Mevcutlar artık yeni dönemin şartlarına ayak uyduramıyorsa, yenilerini oluşturarak…

Biz elimizden geldiğince bu türden faaliyetlere destek vermeye çalışıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde hizmete giren DESAV (Dünya Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Vakfı) ile Yeni Türkiye Gençlik Derneği İnşallah yakında etkin sivil toplum örgütleri olarak öne çıkacak.

Memleketin dört bir yanından “Yeni sivil toplum örgütleri” teşekkül ettirildiğine dair haberler geliyor.

Önümüzdeki dönemde bu türden faaliyetlere ziyadesiyle ihtiyacımız olacak.

“Bu memlekette vakıf, dernek enflasyonu var!” laflarına kulak asmayın.

Etkili çalışmalar yürüten, ülkenin en fazla ihtiyaç duyduğu günlerde cesaretle ortaya çıkıp milletinin ve ülkesinin yanında yer alan her sivil toplum örgütüne ihtiyaç var.

“Bu iş sadece Recep Tayyip Erdoğan’la olmaz” diyerek bitirmiş olalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi