26 Mart 2017 Pazar27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:24Güneş 06:51Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:30Yatsı 20:50
    • 11°C Adana
    • 6°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • -7°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 11°C Aydın
    • 5°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,409 -0.77
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

TC, Kürdistan, kafatasçılık...

Faruk Köse

Kürtler önce şuna cevap vermeli: “İngiliz onayı”yla kurulan Türk devletinin “müslüman Türkler”e hayrı oldu mu da, “ABD-İsrail onayı”yla kurulacak Kürt devletinin “müslüman Kürtler”e hayrı olacak?

Ardından şu soruyu da cevaplamalılar: Önemli olan, adı “Kürdistan” olan “Devlet”in bir şekilde kurulması mı, yoksa adı ne olursa olsun, Türk-Kürt-Arap vs., “İslam’ın hükümlerinin egemen olduğu bir devlet çatısı altında özgürce yaşamak” mı?

Yani, eğer müslümansak, bizim için, inandığımız “İslam’a göre bir sistem ve devlet yönetimi”ne talip olmak ve “Ümmet birliği”ni sağlamak mı önemli, yoksa, kimin kontrolü, yönetimi, denetimi altında olduğuna bakmaksızın, “hangi güçlerin kurulmasına niçin yol açtığı”na, destek verdiğine aldırmaksızın, sadece “milliyetçi duygular”la, ırklarımızın, kavimlerimizin, sülalelerimizin vs. adını taşıyan devletçiklere bölünmek mi?...

Esaslı sual, aslında bu...

Görüyorum ki, sadece “Apoist ideolojinin sarmalı”na kapılmış “kafatasçı Kürtler” değil, aslında “Ümmetçi” olması gereken ve fakat yükselen “Kürt milliyetçiliği”nin çekimine/çekiciliğine kapılmış “inançlı Kürtler” içinde de, “bir Kürt devleti kurulsun da nasıl olursa olsun” anlayışı yaygınlaşmaya başladı. Bunlar, “İslam düşmanı küresel güçler”in desteğinde,“İslam’la alakası olmayan, İslam’ı kesinlikle devlet yönetimine karıştırmayacak” olan yerel liderlerin öncülüğünde kurulacak bir Kürt Devletini sabırsızlıkla bekliyorlar.

Ancak biz, “Türkler olarak tecrübe ettiğimiz bir büyük tehlike”ye dikkat çektiğimizde ve bunun olmaması gerektiğini söylediğimizde, “ırkçılık”la suçlanıyoruz.

Peki, “bir Kürt devleti kurulsun da, nasıl olursa olsun” mu?

Buna “evet” diyorsanız, sizinle “müslümanca” konuşmamız ve anlaşmamız imkânsız. “Hayır” diyorsanız, o zaman şu suale cevap veriniz:

“Barzani’nin Irak’ta veya Öcalan’ın Güneydoğu’da kurmayı düşündüğü Kürt Devleti, birer İslam Devleti mi olacak, yoksa Demokratik-Laik bir devlet mi? Kürdistan İslam’a göre mi yönetilecek, yoksa Laik bir Kürdistan mı kurulacak?”

Eğer Kürdistan, bir “İslam Devleti” olacaksa, -daha önce de yazmıştım, tekrar edeyim-, esasta“kavmiyetçi ayrışmalar”ı reddediyor olsam da, tercih zorunluluğu halinde, “İslam ile yönetilen bir Kürt devleti”ni, “Laik bir Türk devleti”ne tercih ederim. Ümmetçi anlayışa sahip bir Türk olarak, sözüm bu...

Ancak, eğer referansımız İslam ise, o zaman Kürtler şuna net bir karar vermeli:

Barzani’den, ya da Öcalan’dan bir “İslami Kürt Devleti” Başkanı çıkar mı? Bunlar, kuracakları devleti İslam ile mi şekillendirirler, laiklik ile mi? Üstelik bunlar, sürekli İslam’a ve müslümanlara karşı savaşan ABD, İsrail ve diğer “küresel emperyal güçler”in desteği ve yol vermesiyle Kürt Devleti kuracaklarsa, böyle bir devlet içinde yaşamak müslüman Kürtlere ne kazandıracak? Özgürlüğü bulacağınızı mı sanıyorsunuz? Eğer iman ettiğiniz “İslam’a göre yaşama özgürlüğü”ne hâlâ ulaşamayacaksanız, -ki Barzani ve Öcalan ile buna uluşamayacağınızı siz de biliyorsunuz-, o halde “bağımsız Kürdistan” ısrarınızın hangi “müslümanca gerekçeleri”olabilir?

Sakın bu ısrar, “Kürt ırkçılığı”ndan kaynaklanıyor olmasın? Hani, ABD onayıyla ve Barzani-Apo yönetiminde bir Kürdistan’a karşı uyardığımız için bizi “ırkçılık”la suçluyorsunuz ya... Böylece kendi ırkçılığınıza meşruiyet kazandırmaya çalıştığınızın farkında mısınız?

Bu zamana kadar hiçbir yazımda, “Laik-Kemalist TC rejimi”ne sahip çıkmadığım, hatta yazdığım hemen her konuyu “rejime İslamca muhalefet” üzere kurguladığım ve bu da bilindiği halde, kendi ırkçılıklarını perdeleme adına beni “Devletçi ırkçılık”la itham eden zihniyete sadece gülüp geçiyorum.

Ancak, “küresel şer odakları”nın “Kürdistan beşiği”ne yatırıp “özgürlük ninnileri”yle uyuttuğunu üzülerek gördüğümüz “Kürt ırkçıları”na, -umutlu olmasam da- şunu teklif ediyorum:

“Laik-Kemalist rejim”le yönetilen “TC”, artık “devlet refleksi” olarak, “zulme dayalı geçmiş”inden kurtulması gerektiğini anlamış bulunuyor. Ancak statükonun buna kolayca ve“müslüman toplumu tatmin edecek şekilde” hemen yol açıp teslim olacağını beklememek lazım. Lâkin bu değişim için gerekli kıvam da oluşmuş bulunuyor.

Bu noktada gelin, Kürt’üyle, Türk’üyle, tüm müslümanlar olarak enerjimizi, “Devleti İslam’a dönüştürecek hamleler”i yapmaya harcayalım.

Barzani veya Apo önderliğinde kurulacak bağımsız Kürdistan, tıpkı TC gibi, “kuruluş felsefesi”ne uygun statükosunu oluşturup, varlığını koruma adına “müslüman Kürt toplumuna zulmeden bir sistem” geliştirecek ve “İslami kazanımlar”ınızın tümü elinizden alınacaktır.

Ancak, artık TC’nin geldiği konjonktürde, “geriye dönüş” yoktur. Sadece “son hamle”yi yapmak ve “İslami değişim”i sağlamak kalmıştır. Bunun için ihtiyaç duyduğumuz en önemli şey,“kavmiyetçi ayrışma” değil, “Ümmetçi yakınlaşma”dır.

Bize bir Kürt ya da Türk devleti değil, bir “İslam Devleti” lazım.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.