12 Aralık 2017 Salı24 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:12Öğle 13:05İkindi 15:22Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 11°C Adana
    • 7°C Adıyaman
    • 4°C Afyon
    • -10°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • -1°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 108.750 -0.37
  • Altın: 153,321 0.02
  • Dolar: 3,8341 0.44
  • Euro: 4,5139 0.19

Cumhurbaşkanıyız!

Ziya Müezzinoğlu

Türkiye birçok açıdan tarihi bir gün yaşadı dün. En önemlilerinden birkaç tanesini sıralayacak olursak şunları söyleyebiliriz:

Öncelikle Türkiye’de halk, cumhurbaşkanını ilk kez doğrudan seçti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin her zaman fırtınalar ve kaoslarla hatırlandığı Türkiye’de, cumhurbaşkanı ilk defa böylesine kolay ve sıkıntısız bir şekilde seçilip görevine başladı.

Bir ilk daha vardı; Türkiye’de ilk defa bir cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreni yaşandı ve bu tüm yönleriyle ve canlı yayınlarla ülke insanına ve dünyaya açıldı.

Dün yaşananları iki kelimeyle özetleyecek olursak, kullanacağımız en iyi iki kelime herhalde “normalleşme” ve “sessiz devrim” olurdu. Daha dün başörtülülerin öcü olarak görüldüğü ve “başörtülü bir cumhurbaşkanı eşi olmasın” diye kaosa sürüklenen bir ülkede, cumhurbaşkanlığı makamının, her ikisinin de eşi başörtülü olan halef-selef arasında el değiştirmesi, kelimenin tam anlamıyla ve başlı başına bir sessiz devrimdir.

Devir-teslim törenini en anlamlı kılan görüntü de işte bu görüntüdür. Hayrunnisa Gül’ün, sırf başörtülü olduğu için eşinin cumhurbaşkanlığı yemin törenini izleyemediği, genelkurmay başkanı başta olmak üzere tüm komuta kademesinin ve yüksek yargı mensuplarının boykot kararı alarak ve adeta meydan okuyarak yemin törenine katılmadığı bir ülkeden, dünya ülkelerinin yarıya yakınının ve tüm devlet erkânının katıldığı bir yemin töreni düzenleyen ülke konumuna çıkmış olmak, şüphesiz büyük ve önemli bir devrimdir.

Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreni, bir kez daha Türkiye’nin muhalefetten mahrum olduğunu da ortaya koydu. CHP, 68 yıldan beri niçin bir kez bile tek başına iktidar olamadığını gerçekten samimiyetle merak ediyorsa dünkü yemin töreninde yol açtığı skandalı çok iyi analiz edip dersler çıkarmalıdır. Skandal, sadece halkın iradesini temsil eden meclis başkanına tüzük kitapçığı fırlatmaktan, ilk kez halk tarafından ve üstelik rekor bir oyla seçilen cumhurbaşkanının yemin törenini lekelemekten ve tüm dünya tarafından dikkatle ve gıptayla izlenen Türkiye’nin itibarını zedelemekten ibaret değildi şüphesiz.

Dünkü yemin töreninde yaşanan o meşum hadise yaşanmamış olsaydı bile CHP’nin törene katılmama kararı almış olması, onlara yıllarca yetecek ve üzerlerinden silinmeyecek bir utanç olarak yeter de artardı. Ama CHP’liler bununla yetinmeyip daha da ileri giderek “sıvamayı” tercih etti. CHP, dünya ülkelerinin birçoğunun çeşitli düzeylerdeki temsilciler vasıtasıyla katıldığı yemin törenine katılmayarak bu ülkenin değerlerine ne kadar yabancı olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.

Hadi bizim değerlerimizi iplemediklerini zaten biliyorduk diyelim ancak bu tavırlarıyla yıllarca Demokles’in kılıcı gibi başımızda sallandırdıkları ve her daim lafını ederek kutsadıkları altı okların, demokratik değerlerin, millet iradesinin ve “muasır medeniyet” edebiyatının da “hikâye” olduğunu bir kere daha ve kuvvetle teyit etmiş oldular.  Kanlı bıçaklı olduğumuz Ermenistan’ın bile katıldığı yemin törenine katılmayarak ve hatta daha da ileri gidip yüzlerce yabancı devlet adamının karşısında kendi ülkesine provokasyon yaparak nerede “durduğunu” göstermiş oldular.

CHP, milyonlarca kimsenin terör örgütünün uzantısı olarak gördüğü yapının ve meydanlarda sesi kısılıncaya kadar Erdoğan düşmanlığı yapan siyasi kesimlerin dahi tam kadro katıldığı töreni sabote ederek bu ülkede niçin daha uzun yıllar iktidar olamayacağının da ipuçlarını vermiş oldu aslında.

Biz ne dersek diyelim, görünen o ki, ders çıkarmak da iktidar olmak da CHP için en az kutuplar kadar uzak ve bir o kadar da yabancı.

İmam-Hatipli cumhurbaşkanı

Vatikan’ın dalavereleriyle başa çıkamayıp geçtiğimiz yıl istifa ederek görevinden ayrılan Alman Kardinal Joseph Ratzinger’in Papa seçildiği gün ünlü Alman gazetesi Bild’in attığı “Papa’yız!” manşeti olay olmuş ve tüm dünyada geniş yankı uyandırmıştı. Dünkü törenleri izlerken yıllarca itilip kakılmış bir “İslamcı” ve daha da önemlisi bir İmam-Hatipli olarak aklıma hep o manşet geldi. Dünkü törenden sonra sanırım bizler de artık İslamcılar, İmam-Hatipliler ve yıllardır insan yerine konmamış geniş halk kitleleri olarak yüksek sesle tekrar edebiliriz:

Cumhurbaşkanıyız!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.